sondakika.com
Son Dakika

Dünya'yı 35 kez saracak uzunlukta ama bir bahçe hortumu inceliğinde

Fotoğraf: Sözcü

Dünya genelindeki dijital veri trafiğinin neredeyse tamamı, sanılanın aksine uydular üzerinden değil, deniz ve okyanus tabanlarına döşenen kablolar aracılığıyla taşınıyor. Toplam uzunluğu 1,4 milyon kilometreyi aşan bu altyapı; internet erişiminden finansal işlemlere, sivil iletişimden kamu ve savunma verilerine kadar küresel iletişimin omurgasını oluşturuyor.

TeleGeography ve Uluslararası Kablo Koruma Komitesi (ICPC) verilerine göre, dünya genelinde aktif ya da proje aşamasında 574 ticari deniz altı kablosu bulunuyor. Yaklaşık 1,42 milyon kilometreye yayılan ağ, Antarktika dışındaki tüm kıtaları birbirine bağlıyor ve küresel internet trafiğinin yüzde 99’undan fazlasını taşıyor.

Kabloların uzunlukları bağlantı sağladıkları bölgelere göre değişiyor. İrlanda ile İngiltere arasındaki 131 kilometrelik CeltixConnect hattına karşılık, ABD, Hawaii ve Güneydoğu Asya'yı birbirine bağlayan Asia America Gateway yaklaşık 20 bin kilometre uzunluğa ulaşıyor.

Atlantik Okyanusu'nun altından geçen 6 bin 600 kilometrelik MAREA kablosu ise 224 Tbps veri taşıma kapasitesine sahip. Bu altyapı küresel ekonomi için de kritik önem taşıyor. Deniz altı kabloları üzerinden her gün 10 trilyon dolardan fazla finansal işlem gerçekleştiriliyor.

Google, Meta, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji şirketlerinin dünya genelindeki aktif deniz altı kablo kapasitesinin yüzde 71’ini kontrol ettiği belirtiliyor. Kablolar üzerinden yalnızca sivil iletişim değil, kamu kurumları ve savunma birimlerine ait veriler de aktarılıyor.

Kıyıya yakın bölgelerde kullanılan zırhlı kabloların kalınlığı 50 milimetreye kadar çıkarken, derin denizlerdeki kabloların çapı yaklaşık 20 milimetre seviyesinde bulunuyor. Veri aktarımı ise kabloların içindeki insan saçı inceliğindeki fiber optik cam lifler aracılığıyla sağlanıyor.

Küresel ağda her yıl ortalama 150 ila 200 arasında kablo arızası veya kesintisi yaşanıyor. ITU verilerine göre her hafta yaklaşık dört arıza özel teknik müdahale gerektiriyor.

Fiziksel hasarların yaklaşık yüzde 80'i insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Ticari gemilerin çıpa sürüklemesi ve balıkçılık faaliyetleri başlıca nedenler arasında yer alırken, depremler ve deniz altı heyelanları da önemli risk oluşturuyor.

Baltık Denizi: Aralık 2024'te bir tankerin çıpasını yaklaşık 90 kilometre sürüklemesi sonucu beş deniz altı kablosunun hasar gördüğü bildirildi.

Kızıldeniz:2024'te yaşanan kablo kopmaları, Avrupa ile Asya arasındaki veri trafiğinin yaklaşık yüzde 25'inde aksamaya yol açtı.

Batı Afrika: Mart 2024'teki kesintiler, birçok ülkenin uluslararası internet bant genişliğinde düşüşe neden oldu.

Jersey Adası: 2016'da üç ana kablonun gemi çıpasıyla kesilmesinin ardından veri trafiği kısa sürede Fransa üzerinden geçen yedek hatta yönlendirildi.

KABLOLAR NASIL ONARILIYOR?

Arıza meydana geldiğinde uzmanlaşmış kablo gemileri bölgeye gönderiliyor. Hasarlı kablo deniz tabanından çıkarılıyor, fiber optik lifler birbirine ekleniyor ve onarılan hat yeniden deniz tabanına indiriliyor.

İzin süreçleri, hava ve deniz koşullarına bağlı olarak onarım birkaç gün ile birkaç hafta sürebiliyor. Ancak veri trafiği, yedek kablo rotaları sayesinde çoğu zaman alternatif hatlara otomatik olarak yönlendiriliyor.

Deniz altı kabloları böylece yalnızca internetin değil, küresel ekonominin ve dijital hayatın da görünmeyen altyapısını oluşturuyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Sözcü sayfasına gidin.

www.sozcu.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü