Ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri olarak görülmesine rağmen bazı ülkeler daimi ordu bulundurmamayı tercih ediyor. Bu ülkeler savunma için uluslararası anlaşmalara ve müttefiklerine dayanırken, askeri harcamalardan sağlanan kaynakları eğitim, sağlık ve kalkınmaya yönlendirebiliyor.
The National Interest dergisinde yer alan değerlendirmeye göre, nüfus bakımından ordusu olmayan en büyük beş ülke şu şekilde:
1869'dan bu yana daimi ordusu bulunmayan İzlanda, buna rağmen NATO'nun kurucu üyelerinden. Ülke, Rusya'nın Kuzey Filosu'nun Atlantik'e çıkış güzergâhındaki Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık hattında bulunması nedeniyle önemli bir stratejik konuma sahip.
İzlanda'nın güvenliği, NATO üyeliğinin yanı sıra 1951'de ABD ile imzalanan ikili savunma anlaşmasına dayanıyor.
1978'de İngiltere'den bağımsızlığını kazanan Solomon Adaları hiçbir zaman kendi ordusunu kurmadı. Ancak ülke son yıllarda ABD-Çin rekabetinin Pasifik'teki önemli cephelerinden biri haline geldi.
Pekin ile imzalanan güvenlik anlaşması Çin savaş gemilerinin ülkenin limanlarını ziyaret etmesine olanak tanıyor. Anlaşma, bölgede geleneksel olarak etkin olan Avustralya ve ABD'nin tepkisini çekti.
Mauritius, 1968'de bağımsızlığını kazanmasının ardından ordu kurmak yerine kaynaklarını sanayi, turizm ve finansal hizmetlere yönlendirdi.
Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumu nedeniyle güvenlik ve gözetleme alanlarında Hindistan ile yakın işbirliği yürütüyor. Ülke aynı zamanda ABD'nin önemli askeri üslerinden Diego Garcia'nın bulunduğu Chagos Adaları üzerindeki egemenlik tartışmasının merkezinde yer alıyor.
Atlas ve Pasifik okyanuslarını birbirine bağlayan Panama Kanalı, ülkeyi dünyanın stratejik açıdan en önemli noktalarından biri haline getiriyor.
Panama'nın geçmişte ordusu vardı. Ancak General Manuel Noriega'nın devrilmesiyle sonuçlanan 1989'daki ABD müdahalesinin ardından askeri yapı dağıtıldı. 1994'te yapılan anayasa değişikliğiyle daimi ordu yasaklandı.
Ülkenin güvenliğinde ABD önemli rol oynuyor. 1977 tarihli anlaşmalar, Panama Kanalı'nın tarafsızlığını güvence altına alırken kanalın güvenliği Washington açısından stratejik önemini koruyor.
Ordusu bulunmayan ülkeler arasında nüfusu en yüksek olan Kosta Rika, 1948'deki iç savaşın ardından silahlı kuvvetlerini lağvetti. Karar 1949 Anayasası'na da girdi.
Askeri bütçeden tasarruf edilen kaynaklar sağlık, eğitim ve çevrenin korunmasına yönlendirildi.
Kosta Rika savunmada uluslararası anlaşmalara dayanıyor. Ülke, bir Amerikan devletine yönelik saldırıyı diğerlerine yönelik saldırı olarak değerlendiren 1947 tarihli Rio Antlaşması'nın tarafları arasında bulunuyor.
Bugün dünyada yaklaşık 20 devlet daimi ordu bulundurmazken, bu ülkelerin deneyimleri askeri güç yerine ittifaklar, güvenlik anlaşmaları ve diplomatik ilişkiler üzerinden savunma sağlamanın farklı örneklerini oluşturuyor.