Özbekistan, yüzölçümünün %90’ından fazlasını kaybederek çölleşen Aral Gölü tabanında (Aralkum) toprağı sabitlemek ve toz fırtınalarını engellemek amacıyla 1,7 milyon hektarlık alanda bitkilendirme yürüttü.
NEHİRLERİN KESİLMESİ ÇÖLLEŞMEYE NEDEN OLDU
1960'larda Sovyet mühendislerin pamuk sulaması için Amuderya ve Sırderya nehirlerinin yönünü değiştirmesi, Aral Gölü'nün yüzey alanının %90'ından fazlasının kurumasına neden oldu. Ortaya çıkan tuzlu ve pestisit kalıntılı çöl tabanı, şiddetli rüzgarlarla çevre ülkelere kadar ulaşan zehirli toz fırtınaları üretmeye başladı.
Bölgede 42°C'yi aşan sıcaklığa, kuraklığa ve tuzluluğa dayanıklı saksavul ve ılgın türleri dikiliyor. Derin kök yapısına sahip saksavul, toprağı tutarak rüzgar erozyonunu önlüyor. Doğrudan tohumlamada hayatta kalma oranı %20-%30'da kalırken, tüplü fide ve 500 metrelik sulama kuyularıyla yapılan dikimlerde bu oran %78'e ulaşıyor.
Dünya Bankası'nın RESILAND CA+ programı kapsamında Özbekistan'a sağlanan 153 milyon dolarlık fonla yürütülen çalışmalar, ülkedeki bozulmuş arazi oranını %30'dan %25'e düşürdü. Projenin amacı kuruyan gölü yeniden suyla doldurmak değil, oluşan çölü stabilize ederek Karakalpakistan ve çevresindeki toz fırtınalarını sınırlandırmak olarak açıklandı.