Küresel jeopolitik gerilimler, iklim krizi ve teknolojik altyapı kırılganlıklarının tırmandığı günümüzde bilim insanları, olası bir küresel felaket durumunda insanlığın hayatta kalma şansının en yüksek olduğu coğrafyaları inceledi. Global Challenges dergisinde yayımlanan araştırmada; nükleer savaş sonrası yaşanacak güneş kışı, dev asteroit çarpmaları, siber saldırılar, jeomanyetik fırtınalar ve yeni küresel salgınlar simüle edildi. İncelenen faktörler sonucunda, Kuzey Yarımküre'nin felaketlere karşı en kırılgan bölge olduğu, Güney Yarımküre'nin ise hayatta kalma kapasitesinin daha yüksek olduğu kanıtlandı.
GÜNEŞ IŞIĞININ KESİLDİĞİ NÜKLEER KIŞ SENARYOSUNDA GÜNEY YARIMKÜRE AVANTAJLI Araştırmacılar felaket senaryolarını üç ana başlık altında topladı. Nükleer savaş, süper yanardağ patlamaları veya göktaşı çarpmaları sonucu Güneş ışığının aylarca engellendiği ilk senaryoda; bünyesinde nükleer silah bulundurmayan ve aktif yanardağ sayısı az olan Güney Yarımküre ülkeleri öne çıktı. Geniş tarım arazilerine, zengin kömür ile gaz rezervlerine ve Pasifik kıyısında izole bir coğrafyaya sahip olan Avustralya, Güneş ışığının azaldığı senaryolarda dünyada hayatta kalma şansı en yüksek ülke olarak birinci sıraya yerleşti.
Arjantin, Brezilya ve Yeni Zelanda da Kuzey Yarımküre ülkelerine kıyasla çok daha dayanıklı bulundu. ALTYAPI VE SİBER ÇÖKÜŞTE GELENEKSEL TARIM YAPAN ÜLKELER KAZANIYOR Dev jeomanyetik fırtınalar ve küresel siber saldırılar sonucu elektrik ile iletişim ağlarının çöktüğü ikinci senaryoda, yüksek teknolojiye ve karmaşık tedarik zincirlerine bağımlı Kuzey Yarımküre ülkelerinin en ağır darbeyi alacağı belirlendi. Endüstriyel gübre ve zehirli pestisitlere bağımlı olmayan, küçük ölçekli ve organik tarım sürdüren toplumların altyapı çöküşünden sonra da gıda üretimini sürdürebileceği kaydedildi.
Hem sanayi tabanına sahip olması hem de devasa bir gıda üreticisi konumunda bulunması nedeniyle Avustralya ve Yeni Zelanda bu kategoride de en korunaklı alanlar olarak tescillendi. TAMAMEN İZOLE OLMAK MÜMKÜN DEĞİL: KÜRESEL TİCARET ŞART Biyolojik riskler ve yeni salgın hastalıklar senaryolarında ise güçlü sağlık sistemlerine ve kapalı ada coğrafyasına sahip ülkelerin avantaj sağladığı saptandı. İskandinavya ülkeleri, Kanada ve İsviçre sağlık altyapıları sayesinde dirençli bulunurken; izolasyon imkanı yüksek olan Avustralya ve Yeni Zelanda yine ilk sırada yer aldı.
Ancak araştırmayı yürüten uzmanlar acı bir gerçeğin altını çiziyor. Günümüzün küreselleşmiş dünyasında hiçbir ülkenin tek başına tam güvenlik sağlayamayacağını belirten bilim insanları; Avustralya ve Yeni Zelanda'nın dahi dışarıdan yakıt, ilaç ve gübre ithalatı kesildiğinde ağır bir kriz yaşayacağını, bu nedenle küresel iş birliğinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.