sondakika.com
Son Dakika

Eğitim-İş yeni eğitim öğretim yılını değerlendirdi: ‘Öğrenci müşteri, veli finansör, devlet seyirci’

Eğitim sisteminde kronik sorunların sürdüğünü belirten Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Yoksulluk arttı, okul sıralarında oturuyor. Çocuğun eksik defterinde, binemediği serviste, gidemediği kantinde karşımıza çıkıyor. Bir çocuğun okula başlama maliyeti 3 asgari ücrete denk geliyor. Öğrenci m…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Eğitim-İş yeni eğitim öğretim yılının ilk gününde eğitimdeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde toplandı. Sendika üyeleri yanlarında temizlenmemiş okul görselleri, temizlik malzemeleri ve beyaz önlük de getirdi. Burada konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, eğitim öğretim yılı için, “Yalnızca takvim hazır eğitimin hiçbir sorunu çözülmüş değil” yorumunu yaptı.

Yeni döneme öğretmenlere sıralanan talimatlar dolu bir genelgeyle girdiklerini savunan Özbay, “AKP, iktidarında ‘kılık kıyafete özgürlük’ söylemlerini kullandı. MEB önlükle eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmek istiyor. Biz gerçek sorunlarının üzerini örtülmesine izin vermeyeceğiz.

Önlüğün altında eğitimin gerçekleri var. Ne gizlenmek isteniyor burada çocuğun boş tabağı var. Temizlenmeyen okul, öğretmensiz sınıf burada.

Bu önlük çocuğun tabağını doldurmaz, okulu temiz yapmaz, öğrenciyi korumaz. Çocukların, öğretmenlerin nasıl giyindiğinden önce ne yediğini dert edinin” dedi. ‘300 BİN LİRA KAYIT PARASI İDDİASI’ “Bir okulun kapısını açmak, zilini çalmak o okulu eğitime hazır hale getirmez” diyen Özbay, “Çocuk okula aç ve susuz gidiyorsa ‘eğitime hazırız’ diyemezsiniz. Eğitim sisteminin kronik sorunları olduğu yerde duruyor.

Yoksulluk arttı, okul sıralarında oturuyor. Çocuğun eksik defterinde, binemediği serviste, gidemediği kantinde karşımıza çıkıyor. Bir çocuğun okula başlama maliyeti 3 asgari ücrete denk geliyor.

Bakan okullarda kayıt parası yok diyor. 20 bin liradan 100 bin liraya kadar. Hatta İstanbul'da 300 bin lira kayıt parasının ödendiğini tüm kamuoyu biliyor.

Adına bağış diyorlar. Ortaya zorunlu gönüllü bağış düzeni çıkıyor. Soruyoruz: Bu durumda devlet okulunda gerçekten parasız eğitim olduğunu söyleyebilir miyiz?

Öğrenci müşteri, veli finansör, devlet seyirci haline getiriliyor” ifadelerini kullandı. ‘PROPAGANDA MEMURU YAPMAK İSTİYOR’ “Çerçeve Yasa”nın eğitim ortamına dahil edilmesine ilişkin ise Özbay, İktidar öğretmeni kendisinin propaganda memuru yapmak istiyor. Dayatılan genelgelerle sınıflarımız iktidarın siyasi ajandasını meşrulaştırma yeri değildir. Toplumsal barış günü birlik çıkarlara göre değil laiklik ve yurttaşlık bilinciyle inşa edilir” diye konuştu.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

4 kaynak

Gündem haberleri

Tümü