ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, 2026 sonuna kadar ve 2027'nin başında “çok güçlü” El Nino görülme ihtimalinin yüzde 90'ın üzerinde olduğunu bildiriyor.
SICAK HAVALAR ELEKTRİK TÜKETİMİNİ ARTIRIYOR
El Nino'nun sıcaklık, yağış ve rüzgar düzenlerinde meydana getirdiği değişiklikler, enerji piyasalarında talep, üretim ve ticaret dengelerini farklı şekillerde etkileyebiliyor.
Sıcaklıkların yükselmesiyle klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması, elektrik tüketiminde artışa neden oluyor.
Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre küresel elektrik talebinin bu yıl geçen yıla göre yüzde 3,6, 2027'de ise yüzde 3,8 artması bekleniyor. IEA, beklenenden daha güçlü bir El Nino'nun bazı bölgelerde soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini mevcut tahminlerin üzerine çıkarabileceğine işaret ediyor.
IEA verilerine göre binaların soğutulmasında kullanılan küresel elektrik miktarı 2015'ten bu yana yüzde 50 artarak yaklaşık 2 bin 900 teravatsaat seviyesine ulaştı.
EL NINO BAZI BÖLGELERDE GÜNEŞ ENERJİSİNİ ARTIRABİLİR
El Nino'nun rüzgar ve güneş enerjisi üretimine etkisi, atmosferik basınç, bulutluluk ve rüzgar düzenlerindeki değişikliklere bağlı olarak bölgelere göre farklılık gösterebiliyor.
Enerji ve emtia piyasaları veri ve analiz şirketi ICIS'in projeksiyonuna göre sıcaklık artışının bazı bölgelerde güneş enerjisi üretimini artırması bekleniyor.
Avrupa'da güneş enerjisi üretiminin bu yılın üçüncü çeyreğinde normal hava koşullarına kıyasla yüzde 1,1 ila yüzde 2,1 daha yüksek olması öngörülüyor.
Bununla birlikte El Nino'nun bazı bölgelerde güneş radyasyonunu azaltarak güneş enerjisi verimliliğini düşürebileceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR VE HİDROELEKTRİK ÜRETİMİ BASKI ALTINDA
Güçlü El Nino koşullarının atmosferik dolaşımı değiştirmesi, bazı bölgelerde rüzgar hızlarının ve buna bağlı olarak rüzgar enerjisi üretiminin azalmasına neden olabilir.
ICIS, Avrupa'da rüzgar enerjisi üretiminin 2027'nin ilk çeyreğinde normal dönemlere göre yüzde 9,8 azalabileceğini hesaplıyor.
Kuraklığın yağış miktarlarını, nehir akışlarını ve rezervuar seviyelerini değiştirmesi de hidroelektrik üretimini olumsuz etkileyebiliyor. Sıcak ve kuru koşulların güçlenmesi durumunda hidroelektrik üretiminin gerilemesi bekleniyor.
IEA, güçlü El Nino koşullarının gelecek dönemde Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde hidroelektrik üretimini baskılayabileceğine işaret ediyor.
El Nino'nun elektrik talebi ve üretimi üzerindeki etkileri doğal gaz ve LNG piyasalarına da yansıyabiliyor.
Hidroelektrik üretiminin azalması durumunda elektrik talebini karşılamak için doğal gaz ve kömür santrallerinin daha fazla çalıştırılması gerekebiliyor. Bu durum fosil yakıtlara yönelik talebi artırabiliyor.
ICIS'e göre El Nino kaynaklı sıcak yaz koşullarının üçüncü çeyrekte Asya'nın LNG talebini yaklaşık 1,6 milyon ton artırması bekleniyor. Bu miktarın, aynı dönemde Asya LNG talebinde yaklaşık yüzde 2,5'lik ilave talebe karşılık geldiği hesaplanıyor.
EL NINO ENERJİ TİCARETİNİ DE ETKİLEYEBİLİR
El Nino'nun enerji piyasalarındaki etkilerinden biri de küresel enerji taşımacılığında ortaya çıkabiliyor.
Panama Kanalı'ndaki gemi geçişleri, kanal havzasındaki yağış miktarı ve su rezervleriyle yakından bağlantılı bulunuyor. Kanalın gemi geçişlerini sağlayan kilit sisteminde tatlı su kullanılması nedeniyle rezervuar seviyelerindeki düşüş, günlük geçiş kapasitesinin sınırlandırılmasına yol açabiliyor.
Panama Kanalı İdaresi, havzadaki yağışların beklentilerin altında kalması nedeniyle su tasarrufuna yönelik önlemleri sürdürüyor.
Bu kapsamda 3 Eylül'den itibaren Neopanamax kilitlerindeki günlük geçiş kontenjanı 9'a, Panamax kilitlerindeki kontenjan ise 25'e düşürüldü. Panamax geçiş kontenjanının 15 Eylül'den itibaren günlük 23'e indirilmesi planlanıyor.
Kanaldaki geçiş kısıtlamalarının enerji kargolarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
GÜÇLÜ EL NINO LNG REKABETİNİ ARTIRABİLİR
ICIS Enerji Analitiği Başkanı Andreas Schroeder, El Nino'nun etkilerinin yılın ilerleyen döneminde güçlenmesini beklediklerini belirtti.
Schroeder, sıcak hava nedeniyle klima kullanımının artmasının gazla çalışan santrallerin kullanımını artırabileceğini ve bunun ilave LNG ithalat talebi oluşturabileceğini söyledi.
Sıcak ve kuru hava koşullarının Güney ve Doğu Asya'daki LNG ithalatçısı ülkeler ile Güney Amerika'daki bazı piyasalarda fosil yakıtlarla elektrik üretimini artırabileceğini belirten Schroeder, bunun özellikle yaz aylarında daha kıt LNG arzı için rekabetin artması anlamına geldiğini ifade etti.
Schroeder ayrıca Güney Asya'daki zayıf muson yağışlarının bazı ülkelerde kuraklığa yol açtığını, bunun hidroelektrik üretimini baskılarken yaz döneminde elektrik fiyatlarını yükselttiğini belirtti.
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAPASİTESİ DENGELEYİCİ OLABİLİR
Schroeder, enerji sistemlerinin hava kaynaklı şoklara karşı dayanıklılığında yenilenebilir enerji kapasitesinin önem taşıdığını belirtti.
Daha yüksek yenilenebilir enerji kapasitesinin El Nino kaynaklı hava olaylarının enerji sektöründeki etkilerini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade eden Schroeder, kurak koşulların hidroelektrik üretimini zayıflatmasına karşın bunun daha yüksek güneş enerjisi üretimiyle kısmen telafi edilebileceğini söyledi.