sondakika.com
Son Dakika

El-Sayed’ın zaferi dengeleri değiştirdi: Demokrat Parti’de sol-merkez savaşı

Jacobin’in analizine göre Michigan’da Demokratların Senato adayı Abdul El-Sayed’ın ön seçim zaferi, parti içindeki merkez ve ilerici kanatlar arasındaki mücadeleyi sertleştirdi. Yayıncı Hasan Piker’ın İsrail ve Amerikan Yahudilerine ilişkin sözleri üzerinden El-Sayed’a yönelik baskı artarken, baz…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Michigan’da Demokrat Parti’nin Senato ön seçimini ilerici aday Abdul El-Sayed’ın kazanmasının ardından parti içindeki tartışmalar sona ermedi. Jacobin’in aktardığına göre El-Sayed’ın zaferi, Demokrat Parti’nin merkez kanadında rahatsızlık yaratırken, solcu yayıncı Hasan Piker’ın açıklamaları seçim yarışını yeniden parti içi hesaplaşmanın merkezine taşıdı. Tartışma, Piker’ın İsrail yanlısı Michigan Eyalet Senatörü Jeremy Moss’un görüntüsünü gösterdiği bir yayın sırasında Amerikan Yahudileri ve İsrail arasındaki ilişkiye yönelik yaptığı açıklamaların ardından başladı.

Piker, Amerikan Yahudilerinin İsrail’le özdeşleştirilmesinin toplumdaki Yahudileri daha fazla hedef haline getirebileceğini savundu. Açıklamalarının bir bölümünde, bu ilişkinin sürmesi halinde bazı kişilerin İsrail devleti yerine Amerikan Yahudilerine yönelebileceği uyarısında bulundu. El-Sayed ise söz konusu açıklamaları kamuoyu önünde reddederek Piker’dan mesafe aldı.

Jacobin, sosyal medyada dolaşıma giren kısa videonun Piker’ın sözlerini bağlamından kopardığını savundu. Haberde, Piker’ın daha uzun açıklamasında asıl olarak Yahudi kimliğiyle İsrail devletine verilen desteğin aynı şeymiş gibi sunulmasının antisemitizmi körükleyebileceğini ileri sürdüğü belirtildi. MERKEZ DEMOKRATLAR KENDİ ADAYLARINI MI HEDEF ALIYOR?

Jacobin’e göre Piker’ın sözleri, El-Sayed’ın adaylığına başından beri mesafeli yaklaşan merkez Demokratlar tarafından yeni bir siyasi tartışmaya dönüştürüldü. Analizde, Demokrat seçmenin ön seçim sonrasında Cumhuriyetçi ve Donald Trump destekli Mike Rogers’ı yenmeye odaklanmasına rağmen parti içindeki bazı merkez isimlerin El-Sayed’ı hedef almaya devam ettiği vurgulandı. Jacobin ayrıca Cumhuriyetçi aday Rogers’ın çevresindeki bazı isimlerin beyaz üstünlükçü, antisemitik, ırkçı ve homofobik söylemlerle ilişkilendirildiğini ancak bu bağlantıların aynı ölçüde gündeme getirilmediğini savundu.

Jacobin, El-Sayed’ın ön seçim zaferini Demokrat Parti’nin merkez kanadı açısından “sistemi sarsan” bir sonuç olarak değerlendirdi. Filistin yanlısı görüşleri ve “Herkes için Medicare” gibi ilerici politikaları savunan El-Sayed’ın kritik bir salıncak eyalette adaylığı kazanmasının, parti içindeki güç dengeleri açısından önemli olduğu belirtildi. Bazı merkez Demokratlar ön seçim sonrasında El-Sayed’a destek verirken, bazı isimler ise Cumhuriyetçi rakibine karşı dahi kendisini desteklemeyeceğini açıkladı.

15 MİLYON DOLARLIK KAMPANYA Jacobin’in aktardığına göre Wall Street destekli merkez Demokrat kuruluş Third Way, Demokrat Parti’nin sol kanadını ve Demokratik Sosyalistler örgütüyle çalışan adayları hedef almak üzere 15 milyon dolarlık bir kampanya başlattı. Kuruluşun hedef gösterdiği isimlerden birinin de El-Sayed olduğu belirtildi. Öte yandan bazı önde gelen Michigan Demokratlarının El-Sayed yerine Cumhuriyetçi Mike Rogers’a destek verdiği aktarıldı.

Söz konusu Demokratlar, El-Sayed’ın genel seçimi kazanmasının parti içindeki “aşırı sol” ve İsrail karşıtı unsurları güçlendireceğini savundu. JACOBIN: ASIL MÜCADELE PARTİNİN GELECEĞİ İÇİN Jacobin, Michigan Senato yarışının yalnızca Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki bir seçim mücadelesi olmadığını, aynı zamanda Demokrat Parti’nin gelecekte hangi siyasi çizgiyi izleyeceğine ilişkin bir güç savaşına dönüştüğünü değerlendirdi. Analizde, merkez kanadın El-Sayed’ın kaybetmesi halinde ilerici adayların “seçilemez” olduğu tezini yeniden öne çıkarabileceği, buna karşılık El-Sayed’ın kazanmasının partinin politik eksenini sola çekebileceği savunuldu.

Jacobin’e göre bu nedenle Michigan yarışı, Demokratların Senato çoğunluğunu kazanma hedefinin ötesinde, parti içindeki merkez ve ilerici kanatlar açısından farklı anlamlar taşıyor. ABDUL EL-SAYED KİMDİR? ABD’de Michigan Senato yarışında Demokrat Parti’nin adayı olan Abdul El-Sayed, kamu sağlığı alanındaki kariyerinin ardından siyasete giren ilerici isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimlerin desteğini alan El-Sayed; sağlık hizmetleri, ekonomik eşitsizlik ve İsrail’e verilen ABD askeri yardımları konusundaki tutumuyla Demokrat Parti’nin sol kanadında konumlanıyor. Abdulrahman Mohamed El-Sayed, 31 Ekim 1984’te Michigan’da doğdu. Mısır kökenli bir ailenin çocuğu olan El-Sayed, Detroit metropol bölgesinde büyüdü.

Doktor, epidemiyolog ve kamu sağlığı uzmanı olan El-Sayed, mesleki kariyerinin ardından Demokrat Parti içinde siyasete yöneldi. 2026 itibarıyla 41 yaşında olan El-Sayed, Michigan’daki Demokrat Parti Senato ön seçimini kazanarak partinin ABD Senatosu adayı oldu. El-Sayed, Michigan Üniversitesi’nde biyoloji ve siyaset bilimi eğitimi aldı ve 2007’de yüksek dereceyle mezun oldu.

Ardından Rhodes bursunu kazanarak Oxford Üniversitesi’nde kamu sağlığı alanında doktora yaptı. Columbia Üniversitesi’nden de tıp doktoru diploması aldı. El-Sayed daha sonra Columbia Üniversitesi’nde epidemiyoloji alanında öğretim üyesi olarak çalıştı.

Akademik kariyeri boyunca kamu sağlığı, sağlıkta eşitsizlik ve nüfus sağlığı üzerine çalışmalar yürüttü. Michigan Üniversitesi’nin aktardığı bilgilere göre El-Sayed’ın 100’ün üzerinde bilimsel makale ve kitap bölümü bulunuyor. DETROIT’TE SAĞLIK YÖNETİMİNİN BAŞINA GEÇTİ El-Sayed, 2015 yılında Detroit’e dönerek kentin Sağlık Departmanı’nın başına geçti.

30 yaşında bu göreve gelen El-Sayed, ABD’nin büyük kentlerindeki en genç sağlık yöneticilerinden biri oldu. Detroit’in belediye iflası döneminde önemli ölçüde tasfiye edilen sağlık kurumunun yeniden yapılandırılması sürecinde görev aldı. 2015-2017 yılları arasında Detroit Sağlık Departmanı’nın yöneticiliğini yürüten El-Sayed; çocuk sağlığı, kurşuna maruz kalmanın azaltılması, bebek ölümleri ve sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarda çalışmalar yaptı.

2018’DE MICHIGAN VALİLİĞİNE ADAY OLDU El-Sayed, 2017’de Detroit’teki görevinden ayrılarak Michigan valiliğine adaylığını açıkladı. Demokrat Parti’nin 2018 ön seçimlerinde ilerici bir programla yarışan El-Sayed, Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi Demokrat Parti’nin sol kanadının önde gelen isimlerinden destek aldı. El-Sayed, ön seçimde yaklaşık yüzde 30 oy aldı ancak yarışı Gretchen Whitmer’ın gerisinde tamamladı.

Seçimin ardından ilerici adayları desteklemek amacıyla Southpaw Michigan adlı siyasi oluşumu kurdu. 2020’de ise Joe Biden ve Bernie Sanders’ın Demokrat Parti içindeki görüş ayrılıklarını azaltmak amacıyla oluşturduğu ortak çalışma grubunda sağlık politikaları üzerine görev yaptı. KAMU GÖREVİNE GERİ DÖNDÜ El-Sayed, Mart 2023’te Wayne County Sağlık, İnsan ve Gaziler Hizmetleri Departmanı’nın yöneticiliğini üstlendi.

Bu görevde halk sağlığı politikalarının yanı sıra çocukların göz sağlığı, hava kalitesinin izlenmesi ve gençlere yönelik hizmetlerin yeniden yapılandırılması gibi çalışmalar yürüttü. Nisan 2025’te ise görevinden ayrıldı. 2026’DA SENATO ÖN SEÇİMİNİ KAZANDI El-Sayed, 2025 yılında Michigan’dan ABD Senatosu için adaylığını açıkladı ve kampanyasına Bernie Sanders da destek verdi.

Ağustos 2026’daki Demokrat Parti ön seçiminde Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı çok az farkla geride bırakarak sürpriz bir zafer elde etti. Associated Press’e göre El-Sayed’ın kampanyası özellikle genç ve ilerici seçmenlerin desteğini toplarken, 110 kentte 500’den fazla etkinlik düzenledi ve yaklaşık 12 bin kişilik gönüllü ağı oluşturdu. El-Sayed, kasım ayında yapılacak seçimde Cumhuriyetçilerin adayı ve Donald Trump’ın desteklediği Mike Rogers ile karşı karşıya gelecek.

Michigan’daki yarış, ABD Senatosu’ndaki güç dengesi açısından kritik seçimlerden biri olarak görülüyor. HANGİ POLİTİKALARI SAVUNUYOR? El-Sayed, Demokrat Parti’nin ilerici kanadında yer alıyor.

Kampanyasının öne çıkan başlıkları arasında tüm yurttaşları kapsayan “Medicare for All” sağlık sistemi, ekonomik eşitsizlikle mücadele ve büyük şirketlerin siyasetteki etkisinin azaltılması bulunuyor. Dış politikada ise İsrail’e koşulsuz ABD askeri yardımı verilmesine karşı çıkıyor. Bu tutumu, özellikle İsrail-Filistin meselesinin önemli bir siyasi başlık olduğu Michigan’da hem destek hem de yoğun eleştiri topluyor.

El-Sayed’ın 2026 ön seçimindeki başarısı, yalnızca Michigan’daki Senato yarışı açısından değil, Demokrat Parti içinde merkez kanat ile ilerici sol arasındaki güç mücadelesi bakımından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü