Remzi Kartal, Türkiye’den yayın yapan İlke TV’de Banu Güven ’in sorularını yanıtlamış. Diyor ki; “Yeni Parti’nin Başkanı Özgür Özel ’in Meclis’teki konuşması önemliydi. Bu aynı zamanda yeni süreç açısından, hem bu yasa tasarısına verdikleri destek hem de geleceğe yönelik Türkiye’de demokrasi mücadelesinin gelişmesi açısından önemliydi.
Çünkü bu geçiş yasası Türkiye açısından, demokrasi ve özgürlükler açısından kaygısı olan herkes için yeni bir başlangıç oluyor.” İlke TV, “sürgündeki Kürt siyasetçi” diye nitelemiş ama Kartal, PKK narko-terör örgütünün Avrupa’daki yapılanması KONGRA-GEL’in (Kürdistan Halk Kongresi) Eş Başkanı. AŞİRET VE SİYASET Asıl mesleği diş hekimliği olan Remzi Kartal, Van’ın köklü ailelerinden gelen ve geçmişten bu yana bölge siyasetinde etkin rol oynayan Bruki (Brukan) aşiretinden. 1991’de SHP’den aday olarak Van milletvekili seçilmiş, daha sonra ailesinin siyasi eğilimlerinin dışına çıkıp ÖZDEP, HEP ve DEP partisine geçmiş.
1994’te DEP kapatılarak milletvekili dokunulmazlığı kaldırılınca Avrupa’ya gitmiş. Remzi Kartal’ın bir özelliği de yıllarca TBMM’nin en yaşlı üyesi unvanını elinde bulunduran aşiret reisi Kinyas Kartal ’ın yeğeni olması. Yalnızca Van’da 115 köyü bulunan aşiretin Kars, Iğdır gibi kentlerde de birçok köyü var; en az 500 bin nüfuslu olduğu biliniyor.
FEODAL DÜZENİ ALAŞAĞI ETMEYE NE DERSİNİZ?! PKK teröristlerine af getiren yasayı “demokrasi” gibi sihirli bir zırhın içine paketleyerek savunanlara, sosyalist bir dünya görüşünü benimseyen bir gazeteci olarak soruyorum: Demokrasinin önünde devasa bir engel oluşturan aşiret/tarikat sistemini alaşağı etmek için ne yaptınız? Neden marabaların üzerindeki toplumsal ve ekonomik hegemonyayı yok etmek ve adil bölüşüm için toprak ağalığını yok edecek adımlar atılsın demiyorsunuz?
Toprak reformu yaparak emekçinin, işçinin, köylünün özgür olacağı bir sistemi kurmak için niye çabanız yok? Feodal düzeni alaşağı etmek için yasa çıkarmak istense, acaba milletvekili olan ağalar ne der, belediye başkanı seçilen aşiret üyelerinin tavrı ne olur? DEMOKRASİ YANILSAMASI 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran herkese hukuk önünde aynı haklara sahip vatandaşlık veren Cumhuriyet Devrimi, ağaların ve şeyhlerin olmadığı bir sistemi yaratmak için en büyük adımdı ama bugün “100 yıllık yıkım” diyenlerin devrim karşıtı fikirdaşları ve 2.
Cumhuriyetçiler tarafından devrime darbe üstüne darbe vuruldu. Remzi Kartal’ın amcası Kinyas Kartal’ın siyasi kariyerine Van il başkanı olarak başladığı, onun kardeşi Hamit Kartal’ ın milletvekili seçildiği Demokrat Parti’yi kuranlar, TBMM’de ilk olarak dikkati 1945’te Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na karşı yaptıkları muhalefetle çekmişti çünkü kendileri de toprak ağasıydı. Yüzlerce köyü egemenliği altına alan aşiret/tarikat mensuplarının demokrasiyi geliştirmeye bu sömürü sistemini yıkarak başlamaları gerekir.
Bir yandan Emniyet’in uyuşturucu raporlarında “PKK/KCKPYD/YPG terör örgütü, uyuşturucu madde ticaretinin her alanında organize bir biçimde faaliyet göstermektedir” yazacak, bir yandan da birileri bu örgütün amacının “demokrasi ve barış” olduğu masalını anlatacak. İyi uykular Türkiye... “Sürecin öznesi AKP değildir, devlet değildir.
Garantörü Öcalan’dır” diyen Remzi Kartal gibiler, bu çarpıklıkları ortaya koyanları algı manipülasyonuyla “barış karşıtı” diye damgalayarak sindirmeye çalışıyor ama bu faydasızdır. Çünkü bu iftiradır; silahların susmasına karşı gelecek kimse yoktur ve gerçek nettir: Çerçeve yasayla yapılmak istenen, muhalifleri susturup hapse tıkarak korku imparatorluğu yaratan totaliter iktidarın ve emperyalizmin çıkarları için DEMOKRASİ YANILSAMASI yaratmaktır.