sondakika.com
Son Dakika

Emeklilikte yeni dönem çıkmaza girdi! Gözler Meclis'tee

Fotoğraf: Sözcü

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları kapsamında emeklilik ve tasarruf reformunun önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Planlanan sistemle birlikte mevcut Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS), işveren katkısının da dahil olduğu ikinci basamak emeklilik modeline dönüştürülmesi hedefleniyor. Bunun yanında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve OKS fonlarının yeniden yapılandırılması ve sistemdeki kesintilerin daha sade hale getirilmesi planlanıyor.

Ancak TES'in yürürlüğe girmesi için öngörülen tarihler bugüne kadar birkaç kez değişti. Yasal düzenlemenin henüz ortaya çıkmaması da sistemin ne zaman uygulanacağına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, köşe yazısında TES'in geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak mevcut tabloya dikkat çekti.

Karakaş'ın aktardığı değerlendirmelere göre, 2023 yılında yayımlanan planlarda OKS'nin işveren katkısıyla TES'e dönüştürülmesi için 2024 sonbaharı işaret edilmişti.

Ancak beklenen düzenleme o tarihte hayata geçmedi. Takvim önce 2025'e, ardından 2026 yılına taşındı. 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı'nda da OKS'nin işveren katkısını içeren ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülmesi hedefi tekrarlandı.

Buna karşın henüz Meclis'e sunulmuş bir kanun teklifi, kamuoyuyla paylaşılmış kapsamlı bir taslak ya da yürürlüğe girecek düzenlemenin ayrıntıları bulunmuyor.

Meclis'in ekimde çalışmalarına başlamasının ardından bütçe görüşmelerinin de gündemin önemli bölümünü oluşturması bekleniyor. Bu nedenle yılın kalan bölümünde TES'in hazırlanıp yasalaşmasının zor olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

TES'in çalışanlar açısından en tartışmalı başlıklarından biri, sisteme yapılacak katkının mevcut gelirler üzerindeki etkisi.

Karakaş, asgari ücretin 28 bin 75 lira seviyesinde bulunduğuna açlık sınırının ise 36 bin 940 liraya ulaştığına iki rakam arasındaki farkın da 8 bin 865 lirayı aştığına dikkat çekti.

Mevcut prim yükünün üzerine çalışandan yüzde 3 oranında TES kesintisi yapılması halinde çalışanın eline geçen net tutarın daha da gerileyecek.

Bu nedenle çalışan tarafında temel itirazın, gelecekteki emeklilik birikiminden çok bugün karşı karşıya kalınan geçim sıkıntısı olduğu vurgulanıyor.

TES'in yalnızca çalışan açısından değil, işverenler bakımından da ilave maliyet oluşturabileceği belirtiliyor.

SGK ve işsizlik sigortası primlerinde yaşanan artışların ardından işverenlerin maliyet baskısı altında olduğu ifade ediliyor. TES kapsamında işverene ve çalışana ayrı ayrı yüzde 3'lük ek katkı getirilmesi durumunda toplam prim yükünün yüzde 44,75'e kadar çıkabileceği hesaplanıyor.

Özellikle küçük işletmeler ve KOBİ'ler açısından bu yükün istihdam kararlarını etkileyebileceği ve kayıt dışı çalışmayı artırabileceği yönündeki endişeler de gündeme geliyor.

İmalat dışındaki sektörlerde prim teşvikindeki değişikliklerin de işverenlerin maliyetlerini artırdığına dikkat çekiliyor.

KIDEM TAZMİNATI TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

TES tartışmalarının bir diğer önemli başlığı ise kıdem tazminatı.

2003 yılından bu yana kıdem tazminatının fon sistemine dönüştürülmesi ve TES ile ilişkilendirilmesi çeşitli dönemlerde gündeme geldi. Ancak bu öneriler sosyal tarafların itirazlarıyla karşılaştı.

Mevcut koşullarda hem çalışanların yeni bir prim yükünü karşılamakta zorlanabileceği hem de işverenlerin ilave maliyeti üstlenmesinin güç olduğu ifade ediliyor.

Karakaş'ın değerlendirmesine göre, tarafların uzlaşmadığı bir modelin hayata geçirilmesi sosyal ve ekonomik açıdan yeni sorunlar doğurabilir.

ÇÖZÜM TES Mİ MEVCUT SİSTEMİN GÜÇLENDİRİLMESİ Mİ?

TES'in yerine önceliğin mevcut SGK emeklilik sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi olması gerektiği görüşü de dile getiriliyor.

Bu yaklaşıma göre çalışanların gelecekte daha yüksek bir emeklilik geliri elde etmesi kadar, bugün ödedikleri prim karşılığında adil bir emeklilik sistemi oluşturulması da önem taşıyor.

Karakaş, emeklilik reformunun çalışan, işveren ve devlet arasında uzlaşma sağlanmadan uygulanmasının güç olduğuna dikkat çekiyor.

İsa Karakaş ayrıca TES nedeniyle kıdem tazminatının ortadan kalkacağı yönündeki iddialara karşı çalışanları uyarıyor.

Mevcut durumda kıdem tazminatına ilişkin bir değişiklik bulunmadığı ve uygulamanın devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle çalışanların doğrulanmamış iddialar nedeniyle işlerinden ayrılmamaları gerektiği vurgulanıyor.

TES BU YIL HAYATA GEÇECEK Mİ?

TES için 2026 hedefi programlarda yer almaya devam etse de düzenlemenin yasalaşması için gerekli yasal sürecin henüz başlamamış olması belirsizliği artırıyor.

Ortaya çıkan tablo, sistemin bu yıl içinde yürürlüğe girip girmeyeceği konusunda soru işaretlerinin sürdüğünü gösteriyor. Çalışan, işveren ve devlet arasında uzlaşma sağlanmadan atılacak bir adımın yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği belirtiliyor.

Bu nedenle TES'in 2026'da hayata geçirilip geçirilemeyeceği konusunda gözler Meclis'in açılmasının ardından atılacak adımlara çevrilmiş durumda.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Sözcü sayfasına gidin.

www.sozcu.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü