Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşma, başta Gazze ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yapısı olmak üzere farklı başlıklarda uluslararası gündemin odağına yerleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın veto yetkisinin kaldırılması ve BM’nin reforme edilmesi çağrısına Kremlin’den farklı bir yaklaşım gelirken, İsrail heyeti Erdoğan’ın konuşması sırasında salonu terk etti.Erdoğan, uzun süredir BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını eleştiriyor. 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş daimi üyenin kararlarına bağlı olmasının adil olmadığını söyleyen Erdoğan, Konsey’deki daimi üyelik ve veto sisteminin kaldırılması çağrısında bulundu.“Dünya beşten büyüktür” yaklaşımını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, veto yetkisine sahip daimi üyeler olan Birleşik Krallık, Çin, Fransa, Rusya ve ABD’nin uluslararası toplumun mevcut yapısını yeterince yansıtmadığını ve bu nedenle Konsey’in küresel krizlere hızlı kararlarla yanıt vermekte zorlandığını savunuyor.Kremlin’den Güvenlik Konseyi mesajı: Veto korunmalıCumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güvenlik Konseyi reformu ve veto yetkisinin kaldırılması yönündeki açıklamalarına Kremlin’den yanıt geldi.Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın Güvenlik Konseyi’nin daimi üye sayısının artırılmasını desteklediğini ancak mevcut veto sisteminin korunması gerektiğini söyledi.Peskov, daimi üyelik kurumunun ve veto hakkının Birleşmiş Milletler yapısının “çok önemli unsurları” olduğunu belirtti.
Moskova, Konsey’in genişletilmesine açık kapı bırakırken veto yetkisinin kaldırılması önerisine karşı çıktı.İsrail heyeti salonu terk ettiCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasına Gazze'deki durumun aciliyeti ile başlamasının ardından İsrail heyeti Genel Kurul salonunu terk etti.Erdoğan, konuşmasında İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını eleştirerek, İsrail’in “devlet terörü” uyguladığı belirtti. Gazze’nin “çağımızın en insanlık dışı ve en utanç verici toplama kampına” dönüştüğünü söyleyen Erdoğan, savaşta hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının artık “savaşın kaçınılmaz yan etkisi” olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.Erdoğan, Gazze’de yaşananların yalnızca askeri operasyonların sonucu olarak görülemeyeceğini belirterek, “öldürmekle asla yetinmeyen soykırımcı bir zihniyetle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.Batı Şeria ve Kudüs’teki gelişmelere de değinen Erdoğan, İsrailli yerleşimcilerin eylemlerini “şiddet ve terör” olarak nitelendirdi. Erdoğan ayrıca Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin zarar gördüğünü öne sürerek, bölgedeki dini özgürlükler konusunda da uluslararası topluma mesaj verdi.Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıl üst üste Genel Kurul salonunda yer alamamasına da değinen Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralıyor,” mesajını verdi.İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon’un da aralarında bulunduğu heyet üyelerinin Erdoğan’ın konuşması sırasında salondan ayrıldığı görüldü.
İsrail heyetinin salonu terk etmesi de iki ülke arasındaki siyasi gerilimin Genel Kurul oturumuna yansıması olarak kayda geçti.Türkiye ve İsrail arasında diplomatik gerilimİsrail heyetinin protestosu, son yıllarda Türkiye ile İsrail arasında giderek sertleşen ilişkilerin gölgesinde gerçekleşti. İki ülke 2022’de büyükelçilerin yeniden atanmasıyla diplomatik ilişkilerde normalleşme sürecine girmişti. Ancak 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısı ve ardından Gazze’de başlayan savaş, Ankara-Tel Aviv ilişkilerinde yeni bir kırılma yarattı.Türkiye, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını giderek daha sert biçimde eleştirirken İsrail yönetimi de Erdoğan ve hükümet yetkililerinin açıklamalarına tepki gösterdi.Ankara, Mayıs 2024’te İsrail’le tüm ihracat ve ithalat işlemlerini durdurduğunu açıkladı.
Dışişleri Bakanlığı ayrıca Türkiye’nin İsrail’e yönelik askeri amaçlı satışların engellenmesi için önlemler aldığını ve İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen soykırım davasına müdahil olduğunu belirtiyor. İsrail ise Gazze’deki eylemlerine yönelik soykırım suçlamasını reddediyor.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 19 Eylül’de yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerinin Ankara tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Fidan, İsrail’in bölgedeki politikalarının Türkiye açısından güvenlik başlığı olarak değerlendirildiğini ve Ankara’nın İsrail’in bölgesel politikalarına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirtti.