Olay, 2 Şubat’ta saat 07.00 sıralarında İsmetpaşa Mahallesi'nde meydana geldi. Bodrum'da bir markette çalışan 3 çocuk annesi Özlem Arslan, evden çıkıp işe giderken bir kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Arslan boynuna ve karnına aldığı birden fazla bıçak darbesiyle kanlar içerisinde yere yığıldı. Özlem Arslan olay yerinde hayatını kaybetti, kaçan şüpheli ile ilgili de çalışma başlatıldı.
Milas İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. İncelemede, üzerinde cep telefonu bulunmayan ve kıyafetlerini yolda bir çöp konteynerine attığı belirlenen şüphelinin; Özlem Arslan'ın boşanma aşamasındaki eşi Nihat Arslan olduğu tespit edildi. Şüpheli Arslan, saklandığı Bodrum'un Mumcular Mahallesi'ndeki bir arkadaşının evinde yakalandı. Suçunu itiraf eden Nihat Arslan, 3 Şubat'ta çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede, tutuklu sanık Nihat Arslan için 'Nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken; tutuksuz sanık M.Ç. (64) hakkında 'Nitelikli kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianame, Milas Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İddianamede; Özlem Arslan'ın 29 Mayıs 2024’te boşanma davası açtığı ve Nihat Arslan hakkında 3 kez koruma kararı aldırdığı belirtildi. Ayrıca boşanma aşamasında ayrı yaşadıkları, Nihat Arslan'ın bu süreçte Özlem Arslan'ı tehdit ettiği ifade edildi. Olay günü tutuklu sanık Arslan'ın gece saatlerinde Bodrum'da alkol aldığı ve sonrasında M.Ç.'yi arayarak kendisini Milas'a bırakmasını istediği ortaya çıktı. Nihat Arslan'ın saat 05.32'de Özlem Arslan'ın evinin önüne gittiği; montunun kapüşonunu kapattığı, yüzüne taktığı beyaz tıbbi maske ve eline geçirdiği eldivenle kendisini gizleyerek Özlem Arslan'ın evden çıkmasını beklediği belirlendi. Saat 06.27'de evden çıkan Arslan'ın üzerine giderek bağırmasını engellemek amacıyla elini ağzına götürdüğü, elinden tutarak kaçmasını engellemeye çalıştığı ve bu sırada da konuşmaya çalıştığı ifade edildi. Özlem Arslan'ın ise bağırarak kendisini bırakmasını ve işe gideceğini söylediği, buna rağmen Nihat Arslan'ın Özlem Arslan'ı bıçaklayarak öldürdüğü belirtildi.
ARKADAŞI ARAYIP, GEZE GEZE BODRUM'A DÖNMÜŞ
Nihat Arslan'ın olay yerinden ayrıldıktan sonra üzerindeki elbiseleri çıkararak suç aleti bıçakla ormanda gizlendiği aktarıldı. Arslan'ın daha sonra diğer şüpheli M.Ç.'yi telefonla arayarak kendisini almasını istediği, M.Ç.'nin de aracıyla Nihat Arslan'ın yanına geldiği belirtildi. Nihat Arslan'ın, M.Ç.'ye, 'işini bitirdiğini' söyledikten sonra geze geze Bodrum'da bulunan ikametgahına döndükleri ve şüphelilerin burada yakalandıkları ifade edildi.
İddianamede; otopsi raporuna göre Özlem Arslan'ın, vücuduna aldığı 6 bıçak darbesi sonucu kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar kesisinden gelişen kanama nedeniyle hayatını kaybettiği saptandı. Ayrıca tutuklu sanık Arslan'ın ifadesinde; Özlem Arslan'ı bıçaklayarak öldürdüğünü ve kendisini Bodrum'dan Milas'a aracıyla getiren kişinin diğer şüpheli M.Ç. olduğunu itiraf ettiği aktarıldı. Özlem Arslan'ın telefonuna ilişkin alınan bilirkişi raporunda; şüphelinin sanal medya hesabından Özlem Arslan'a yönelik olduğu değerlendirilen video ile 'Belki bir daha alkol alamam ama geride asla bırakmayacağım anı kalacak' paylaşımı yaptığı ifade edildi.
Özlem Arslan’ı öldüren tutuklu sanık Nihat Arslan, Milas Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Nihat Arslan SEGBİS ile, Özlem Arslan’ın babası Ali ve annesi Nadiye Dündar, SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık M.Ç., avukatlar, Özlem Arslan’ın kardeşleri Ebru Dündar ve Eda Gürel salonda hazır bulundu. Mahkemede sanık Arslan savunma yaptı; aile ve tanıklar dinlenirken avukatlar da savunmalarını yaptı.
Tutuklu sanık Nihat Arslan savunmasında eşini sevdiğini ve pişman olduğunu belirtirken, "Öldürmeye gitmedim, niyetim onu oradan alıp Nazilli’ye götürmekti. Eşimle barışmak için gittim. 14 yıllık eşim, halen çok seviyorum, pişmanım" dedi.
Özlem Arslan’ın babası Ali Dündar ise "Kızım yıllarca şiddet ve işkenceye maruz kaldı. Kızımın yüzü hiç gülmedi. Şikayetçiyim" diye konuştu.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI
Savcının mütalaasının, son sözlerin ve savunmaların ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aranın ardından tutuklu sanık Nihat Arslan, ‘kadına ve eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken indirim uygulanmadı. Diğer tutuksuz sanık M.Ç. ise beraat etti.
‘CAYDIRICI BİR KARAR OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ’
Duruşma sonrası aile avukatı ve Özlem Arslan’ın kardeşleri açıklama yaptı. Aile Avukatı Perihan Ceviz Turasay yaptığı açıklamada, “Bugün Milas Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde bir karar verildi. İlk celsede hüküm verildi. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla indirimsiz şekilde cezalandırıldı. Bu karar açıkçası kadın cinayetlerinde caydırıcılık politikası açısından önemli bir karardır. Bizler sanığın eylemlerini tasarlayarak işlediği kanaatindeyiz.
Çünkü kendisi olay yerine bir saat kadar öncesinde geliyor, olay yerinde tabiri caizse pusuya yatıyor, yedek kıyafet getiriyor, değiştiriyor, başka bir yere saklıyor ve sonrasında hiçbir şey olmamış gibi özel hayatındaki kişilerle görüşmeye devam ediyor ve bunlar tanık beyanlarıyla sabit. Dolayısıyla bu dosya kapsamında tasarlamanın oluşmadığını söylemek bizlerce mümkün değil. Ancak mahkeme bu aşamada kadına karşı ve eşe karşı kasten öldürme suçundan ceza verdi. Kararı bu yönüyle istinafa taşıyacağız ancak sonuç ceza miktarı yönünden caydırıcı bir karar olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Yaptığı açıklama sırasında duygusal anlar yaşayan Özlem’in kız kardeşi Eda Gürel, “Çok mutluyum bu karar konusunda. Ablam hayattayken hiçbir şekilde korunamadı. Bundan sonra lütfen bütün kadınlar korunsun istiyorum. Adalet yerini buldu" diye konuştu.
Ebru Dündar ise “Aynı şekilde, biz çok mücadele ettik. Çok karakollarda gezdik. Hatta çok şekilde ben karakolda tartışma yaşadım. Dediğim ‘İlla ölmemiz mi gerekiyor?’ demiştim. Onlar da fiziki müdahale olmadığı sürece herhangi bir koruma kararı olmayacağını, bir şey yapamayacaklarını söylediler. Biz bu konuda çok mağdur edildik. Lütfen artık her kadının bir yardım çığlığına cevap verilsin. Yardım eli uzatılsın. Bu biz de siz de bir başkası da olabilir; kızınız, anneniz, hepimiz de olabiliriz. Lütfen artık bizim sesimizi duyun. Artık başka kadınlar ölmesin. Yani biz istediğimiz sonucu aldık. Umarım bütün kadınların cinayetinde de olduğu gibi, olmaz umarım bundan sonra da onlar da aynı şekilde bu cezayı almasını istiyorum."