sondakika.com
Son Dakika

Esra Işık Rize’den seslendi: Toprağımızı şirketlere vermeyeceğiz

Işık, "Akbelen'de nasıl zeytin ağaçlarımızı yok ettilerse, ormanlarımızı katlettilerse aynı şeyi Karadeniz'de yapıyorlar" dedi.

Fotoğraf: Bianet

“Toprağına, köyüne, kültürüne sahip çıkan Oce’ye, köylülerine, halkına selam olsun...”

Akbelen’deki doğa mücadelesinin sembol isimlerinden yaşam savunucusu Esra Işık’ın bu sözleri, Rize’nin Ardeşen ilçesinde düzenlenen 29. Yeniyol (Oce) Kültür Şenliği’nin kapanış gecesinde en çok alkış alan cümleler arasındaydı.

7-8-9 Ağustos tarihlerinde gerçekleşen ve dün akşamki etkinliklerle sona eren festivalde konuşan Işık, Akbelen’den Karadeniz’e uzanan ortak direniş ruhunu ve rant projelerine karşı verilen mücadeleyi dile getirdi.

Yeniyol (Oce) Kültür Şenliği, halkın kıyılarına ve yaşam alanlarına sahip çıkma mücadelesinin simgesi. Doğu Karadeniz Sahil Yolu projesinin henüz hayata geçmediği yıllarda, Oce ve çevre köylülerin denizle bağı kopmamıştı. Sahil tamamen halkın kullanımına açıktı.

Ancak bölgeye gelen özel bir şirket, önce dere yakınına kurduğu çay fabrikasıyla ekolojik tahribata yol açtı, ardından köylülerin kullandığı deniz kıyısını kapatıp suni alabalık çiftliği ve ücretli plaj kurmak istedi. Oceliler, ellerinde *“Balık havuzunda değil denizde yüzmek istiyoruz”* yazılı pankartlarla sahile inerek kararlı bir direniş başlattı.

Şirketin köy halkı arasına nifak sokma çabalarına karşı, Ankara’da yaşayan Oceliler birlik ve kardeşliği pekiştirmek amacıyla 1997 yılında ilk şenliği düzenledi. Verilen mücadele ve hukuki süreç başarıyla sonuçlandı; alan yeniden halka açıldı. Oce sahili, bugün sahil yolu nedeniyle tahrip edilen Doğu Karadeniz kıyı şeridinde halkın denizle bağlantısının kopmadığı nadir alanlardan biri olmayı sürdürüyor.

Festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da bölgenin tarihi ilköğretim kurumlarından Şefki Bey İlköğretim Okulu’nun bahçesindeydi.

Şenliğin dün akşam gerçekleştirilen kapanış etkinliğinde sahneye çıkan Akbelen direnişçisi Esra Işık, katılımcılara seslenerek çevre mücadelesinin önemine dikkat çekti. Kendi köyü İkizköy ve Akbelen’in selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Işık, "Toprağına, köyüne, kültürüne sahip çıkan Oce'ye, köylülerine, halkına selam olsun”dedi.

Yıllardır süren maden karşıtı direnişi anlatan Işık, şöyle dedi:

"Bizler bu memleket bizimdir diyerek bütün bedellere rağmen toprağımıza, anılarımıza, tarihimize, bugünümüze ve geleceğimize sahip çıkmaya çalışan köylüleriz, yurttaşlarız. Bizler köyümüzde bir maden belasıyla uğraşıyoruz. Senelerdir biber gazına da TOMA'nın suyuna da maruz kaldık. Jandarma barikatlarının önünde 70-80 yaşındaki nenelerimiz, dedelerimiz mücadele etti. Ve yedi senedir köyümüzden madeni geçirmedik; geçirmemek için hâlâ mücadele ediyoruz."

Konuşmasının devamında Karadeniz bölgesindeki maden projelerine ve ekolojik tehditlere dikkat çeken Işık, tehlikenin yalnızca Ege ile sınırlı kalmadığını belirterek şöyle devam etti:

"Akbelen'de nasıl zeytin ağaçlarımızı yok ettilerse, ormanlarımızı katlettilerse aynı şeyi Karadeniz'de yapıyorlar. Arhavi'de şu anda alınan bir maden sahasında 7 köy; çaylıklarıyla, evleriyle yok olacak! Keza Fındıklı'da, Paşadağ'daki altın madeninde 85 köy tehlikede. 1300 rakımdan 1500 rakıma kadar bütün alanlar maden ruhsatlı. Bunun için çay yetiştiremeyeceğiz, derelerimiz temiz akmayacak. Doğamıza, toprağımıza, havamıza, suyumuza mutlaka sahip çıkalım! Selam olsun direnenlere!"

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü