Hırsızların bir eve girmeden önce içeride kimsenin bulunup bulunmadığını anlamak için çeşitli yöntemlere başvurduğu belirtildi. Bu yöntemlerden biri de fark edilmesi oldukça zor olan ince bir ip veya misinanın kapı ile kasa arasına yerleştirilmesi.
Kapının arasına bırakılan ince ip, ev sahibi kapıyı açtığında kopabiliyor veya yerinden çıkabiliyor. Hırsızlar daha sonra aynı noktayı kontrol ederek kapının açılıp açılmadığına dair fikir edinmeye çalışabiliyor.
Bunun yanı sıra kapı arasına küçük kağıt parçaları veya bant yerleştirilmesi de kullanılan yöntemler arasında gösteriliyor. Kapının açılması halinde bu işaretlerin yerinden oynaması, evde hareketlilik olduğuna dair bilgi sağlayabiliyor.
Ev sahiplerinin uzun süre fark etmediği bir diğer ayrıntı ise kapı önünde biriken posta, broşür ve reklam malzemeleri. Günler boyunca alınmayan materyaller, evin uzun süre boş kaldığına dair işaret olarak değerlendirilebiliyor.
Hırsızların ayrıca apartman girişlerini ve evlerin bulunduğu bölgedeki hareketliliği gözlemleyebildiği, hangi saatlerde eve giriş çıkış yapıldığını takip edebildiği belirtildi. Perde ve panjurların günler boyunca aynı durumda kalması da evin kullanılmadığına dair ipucu olarak değerlendirilebiliyor.
Bazı durumlarda kapı ziline basılarak içeriden yanıt gelip gelmediği kontrol edilebiliyor. Telefonla arama yoluyla evde birinin bulunup bulunmadığının anlaşılmaya çalışılması da kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.
Uzun süreli tatil veya şehir dışı planlarının sosyal medyada açık şekilde paylaşılması da evin belirli bir süre boş kalacağını gösteren bilgiler arasında bulunuyor.