Beklenen haber önceki gece geldi. YPG-SDG’nin Suriye’de bağımsız bir güç olarak varlığına son verdiği açıklandı. Bu yapının lideri olarak kabul edilen Mazlum Abdi ’nin Şam’da yaptığı açıklamaya ilişkin ilk değerlendirme ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ’tan geldi.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada hiçbir ülkenin güvenliği sınırlarından başlamıyor! Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Kaldı ki Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından itibaren AKP iktidarı buradaki gelişmelere kayıtsız kalmak bir yana yönlendirmeye girişti!
Buna ilişkin hesapların çoğu tutmadı. 2011’de Şam’a haftalar içinde gidileceği söyleniyordu! 8 Aralık 2024’te Esad rejiminin aniden devrilmesiyle başlayan yeni dönemin ülkeye istikrar getirip getirmeyeceği hâlâ kuşkulu. *** Konunun ana başlıklarını sıraladıktan sonra güncel duruma gelelim.
Ferhat Abdi Şahin kod adlı, Türkiye’nin terörist olarak kırmızı bültenle aradığı Mazlum Abdi’nin açıklamasında nüanslar var. İlk bakışta görünen şu: Suriye’de iç savaş sonrasında oluşan, ABD’nin çok önemli bulduğu güçlerden biri olan, Türkiye’nin terör örgütü uzantısı olarak tanımladığı YPG-SDG kendini feshediyor. Buna tüm askeri oluşumları da dahil!
Şam yönetimiyle tam bir entegrasyon gerçekleştirilecek. Başta da vurguladığımız gibi bu tablo, hem Suriye’nin uzun yıllar süren yıkımdan tamamen kurtulmasını hem en uzun sınırı olan komşusu Türkiye ile ilişkilerin her bakımdan iyiye gitmesini sağlar. Sürecin bu beklentiyi yaşama geçirecek şekilde devam etmesini yürekten diliyoruz.
Bunun yanında Ortadoğu’da hiçbir şeyin sadece göründüğü gibi olmadığını da unutmamak gerekir. Mazlum Abdi’nin sözlerinin yankısı Asi Nehri’ne ulaşmadan sevincini paylaşan Barrack, gelinen noktayı “harika” diye tanımladıktan sonra ekledi: “Tarihi ve destansı bir olay. Trump’ın ileri görüşlülüğü ve liderliğiyle gerçek bir entegrasyona gidiliyor.” İşte bu noktada görünenin daha “görünen” başka bir yüzü karşımıza çıkıyor.
Barrack’ın bu coğrafya tanımlamaları şunlardı: - Üniter devletler başımıza dert oluyor. - Türkiye gibi ülkelerde demokrasi yerine merhametli monarşi daha iyi. - Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtleri ortak bir çatı altında birleştireceğiz! Uzun erimli plan bu olunca şu aşamada görünene üfleyerek yaklaşmak hakkımız. ABD bölgede terör örgütlerinin ve üniter devletlerin olmadığı bir plan kurdu.
Terör örgütlerinin olmadığı derken de şu tanım daha uygun düşüyor: Kontrollü şekilde dönüştürüldüğü... *** İşte bu bağlamda şu soruyu bir korku ya da önyargı olarak değil ama dikkatte tutulması gereken durum olarak çengelli tutmak gerekiyor: YPG-SDG, Şam yönetimi içinde uyuma mı uyumaya mı çekiliyor? Uyum tamam. Uyuma ise?
Yani “şimdilik bu şekilde durum, entegre olmuş olun ama her an sizi başka amaçla kullanabilirim” ise? Suriye’deki bu gelişmelerin Türkiye’deki çerçeve yasa süreciyle paralel ilerlemesi şöyle yorumlanabilir: - PKK ile birlikte öteki ülkelerdeki uzantıları da kendini feshediyor! Çok olumlu bir gelişme!
Fesih bize göre de olumlu bir gelişme. Bunu dikkatle izlemek ve amaç dışına çıkmasına izin vermemek gerek. Fesih açıklamasını yapanların arkalarına ABD’yi alıp başka bir özgüven görünümü vermeleri, içlerinden şunu geçirdiklerini gösteriyor: - Bu fesih değil, fetih!
İçlerinden geçen bu olabilir ama biz not düşelim: Kimi coğrafyalarda bunu düşünebilirsiniz ama Türkiye için aklınızdan bile geçirmeyin!