Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ağustos'ta Muğla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde ifadesi alınan ve 10 Ağustos'ta tutuklanan FETÖ'cü terörist Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karatepe, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirterek, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.
Daha önce kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ettiği gerekçesiyle hakkında adli işlem yapıldığını ve bir süre tutuklu kaldığını ifade eden Karatepe, bu dosyada verilen 3 yıl 9 aylık hapis cezasının Yargıtay aşamasında olduğunu belirtti.
Soruşturma kapsamında Burkay Karatepe'nin dijital materyallerinde 2020-2025 yıllarında oluşturulduğu belirtilen 36 Word dokümanı bulunduğu, bu dokümanlarda e-posta taslakları üzerinden iletişim kurulduğuna ilişkin tespitler yapıldığı belirtilerek sorular yöneltilen abla Karatepe, "E-posta göndermeden taslaklara kaydetme yöntemiyle haberleşmeyi basından 3 gün önce öğrendim. Bu yöntemle kardeşimle haberleşip haberleşmediğini hatırlamıyorum. Kardeşime e-posta adresi veya şifre ulaştırmadım." dedi.
Karatepe, soruşturma makamlarınca kendisine gösterilen çok sayıda Word dokümanındaki mesajlarla ilgili soruların önemli bölümüne ise "Bununla ilgili bilgim yoktur" yanıtını verdi, bazı sorulara ise cevap vermek istemediğini belirtti.
Kardeşini dağlık alanda bıraktığını anlattı
Burkay Karatepe'nin firari olduğu döneme ilişkin sorular üzerine Ayşe Alanur Karatepe, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kardeşini babasıyla birlikte Eskişehir'deki bir akrabasının evinden aldıklarını ve dağlık bir araziye bıraktıklarını anlattı.
Karatepe, kardeşinin teslim olması konusunda babasının konuştuğunu ancak ikna edemediklerini, daha sonra kendisinin Kıbrıs'taki işine döndüğünü ve bunun kardeşini yüz yüze son görüşü olduğunu söyledi.
Ayşe Alanur Karatepe, bu süreçten sonra kardeşiyle telefon veya başka bir yöntemle görüşmediğini, firari olduğu dönemde kimlerle irtibat kurduğunu bilmediğini öne sürdü.
Dosyadaki bir başka dijital dokümanda Hatay, Suriye, Beyrut ve İran üzerinden olası kaçış planlarına ilişkin ifadeler ile farklı ülkelerde bağlantı kurulabilecek kişilerden söz edildiği de ifade tutanağına yansıdı.
Hatay'a gidip bir hafta orada kalacaklarının belirtildiği, görüşme programının değiştirilmesinin istendiği, bölgede tanışılan kişilerin "güvenilir" ve "candan" olduğu yönündeki ifadelerin yer aldığı mesajın devamında "Suriye üzerinden Beyrut"a ve "Van üzerinden İran"a olası kaçış planlarından bahsedildi.
Mesajda ayrıca iletişimin farklı telefon hatları üzerinden sürdürülmesine ilişkin ifadeler de yer aldı.
Abla Karatepe, ifadesinde, "Söz konusu mesajda belirtilen şahısların kim olduğu, farklı ülkelere yönelik planların ne şekilde olduğu ve mesajda yer alan diğer hususlar hakkında bilgim yoktur." dedi.
Soruşturma dosyasında Burkay Karatepe'nin beyanlarına da yer verilerek, babası ve ablasının firar ettiği dönemde kaçmasına ve saklanmasına yardım ettikleri gerekçesiyle adli işlem gördükleri aktarıldı.
Burkay Karatepe'nin yakalandığı sırada ve ikametinde ele geçirilen para ile altınların kaynağının sorulması üzerine ise Ayşe Alanur Karatepe, şu yanıtı verdi:
"Söz konusu para ve altınların kaynağı hakkında bilgim yok. Babam kardeşimin yanına gidip geldiğini anlıyordum ancak bu konuda açık bir şey söylemedi. Burkay'ın firari olduğu dönemde örgütten yardım alıp almadığını bilmiyorum. Babam kardeşimin ihtiyaçları için kardeşime para vermiş olabilir."
Babasının daha sonraki yıllarda öldüğünü belirten Ayşe Alanur Karatepe, terör örgütüne kesinlikle karşı olduğunu ve örgüte yardım etme amacı taşımadığını savunarak, yaptığı her şeyin kardeşini korumaya yönelik olduğunu ifade etti.
Suikast timindeki Burkay Karatepe, 1 Ağustos'ta Afyonkarahisar'da yakalanmış, 5 Ağustos'ta Muğla'da tutuklanmıştı.