Şüphesiz ayrıntılar önemlidir. Kimlerin bu çöküşten önce mallarını sattığı da önemlidir ama zaten bu fonlar üzerine konuşulup durulmuyor muydu? Batık fonlardan daha önce çıkarlar arasında riski görenler olduğu gibi, bu inanılmaz değer yükselişlerinde parmağı olanlar çöküşe doğru satıp milyarları kırdılar ve toz oldular.
Bu sonuncular kim, bilinir de açıklanmaz. Bunlar önemlidir ama büyük fotoğraf açısından önemsiz ayrıntılardır. Büyük fotoğrafta iktidar var, Mehmet Şimşek öncelikle var.
Mesela 11 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi’nde konuşuyor: “Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz. Manipülasyonla mücadele kapsamında cezaları artırma yönünde ve düzenleyici çerçeveyi güçlendirme noktasında bir ilave çabamız olacak. Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların da yapıldığını biliyoruz, o alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu da biliyoruz, bu eksiklikleri gidereceğiz” diyordu.
Ta geçen ay bir şeyler yaptılar. 10 ay sonra. *** Bu 10 ay içinde zaten olan oldu. 3.5 milyarlık fon 1 yılda 130 milyarı aşıyor (Jale Özgentürk ’ün dünkü yazısı).
Bu kadar değil: 8.9 milyar lira varlıklı holdingin borsa değeri 1.1 trilyon liraya çıkarak, THY, TÜPRAŞ’ı Koç Holding’i geçiyor. Bir yatırım fonunun yıllık getirisi yüzde 3 bin. Toplam ortalama 20 milyar dolar.
Parrraya bak!!! *** Bu konuyu güvenilir uzman dostlarla konuştum. Yüksek faiz ve sıkılaşma dönemlerinde bankalardan kredi bulamayan riskli şirketler, alternatif finansman arayışıyla varlık değerlemelerini yüksek göstererek borçlanma araçları veya özel fonlar üzerinden kaynak sağlamaktadır. Bu aşırı ve gerçek dışı varlık değerlendirmelerinin sadece şirketlerce değil, fon yöneticileri ve portföy yönetim şirketleriyle işbirliği içinde yapıldığı ayan beyan ortadadır. *** Fon yöneticileri, aslında düşük değerli varlık teminatlarını yüksekten piyasaya sürüyor.
Yüksek getiri vaatleriyle fon hacmini büyütüp komisyon elde etmeyi hedefleyen bu yapı, denetim eksikliğini de fırsat bilerek piyasada suni balonlar yaratıyor. Piyasada likidite kesilip yatırımcılar panikle fonlarını nakde çevirmek istediğinde ise bu şişirilmiş varlıkların satışı imkânsız hale gelmekte, varlık fiyatları hızla çökmekte ve faturayı yine küçük yatırımcı ödemektedir. *** Portföy yönetim şirketleri ve fon yöneticileri gelirlerini genellikle yönetim ücreti (komisyon) ve fonun toplam büyüklüğü üzerinden kazanır. Şirketlerle anlaşıp suni getiri vaatleriyle fonun büyüklüğünü 3.5 milyardan 130 milyar liraya fırlatmak, fon yöneticisine muazzam bir komisyon geliri sağlar.
Yöneticiler manipülatif varlıkları satışa sunarak “kâğıt üzerinde yüksek getiri” yaratıyorlar. *** Sermaye piyasalarındaki manipülasyonlarda sıklıkla görülen bir diğer yöntem, fon yöneticilerinin ellerindeki fon imkanlarını belirli bir hisseyi veya şirketi “desteklemek/ yukarı taşımak” için kullanmasıdır. Şirket patronları ile fon yöneticilerinin eşgüdümlü hareket ederek fona yüksek fiyattan mal devretmesi veya fon parasını teminat olarak kullanarak fiyatı şişirmesi tam olarak bu işbirliğinin ürünüdür. *** Tam bir sahtekârlık, dolandırıcılık sistemi Başka bir Ponzi sistemi... Yani kopmaya mahkûm saadet zinciri... *** Şimdi bu sistemi iktidardakiler biliyor, sistemdeki bürokratlar biliyor, gözlerinin önünde bir soygun mekanizması işliyor ama müdahale yapmıyorlar.
Peki neden??? İşin içinde siyasi müdahale mi var? Şimşek’in kolunu birileri mi tuttu?
Neden bazıları gözaltına alındı ve tüm kendi ve aile mal varlıklarına el konulmadı, ne kadar para kaçırdılar, araştırılmıyor? *** Millet soyula soyula don gömlek bırakılıncaya kadar, devam mı... Bence devam. Yarın mülksüzleşme politikalarına bakacağız.
Ana fotoğrafa...