sondakika.com
Son Dakika

Fransa: Anayasa Konseyi Macron'un 15 yaş altına sosyal medya yasağını iptal etti

Fransa Anayasa Konseyi, çocukların çevrim içi risklerden korunmasını anayasal bir amaç olarak kabul etse de genel yasağın ve herkesi kapsayan yaş doğrulamasının kişisel verilerin korunması kapsamında gerekli güvenceleri sağlamadığına hükmetti.

Kapak görseli son-dakika.com tarafından üretildi

Fransa’da Anayasa Konseyi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un desteklediği ve parlamentonun temmuzda kabul ettiği 15 yaş altına sosyal medya yasağının temel hükümlerini Anayasa’ya aykırı buldu.

Konseyin 14 Ağustos’ta açıkladığı karar, çocukların sosyal medyanın sağlık ve güvenlik açısından yaratabileceği risklerden korunması gerektiğini reddetmiyor. Tersine, bu korumanın meşru bir anayasal amaç olduğunu kabul ediyor. Ancak devletin bu amaçla getirdiği sınırlamaların ifade ve iletişim özgürlüğüne uygun, gerekli ve orantılı olması gerektiğini vurguluyor.

Yasaya uyarınca, 15 yaşından küçük çocukların 1 Eylül’den itibaren sosyal medya hesabı açması yasaklanacak, platformlar da mevcut çocuk hesaplarını dört ay içinde kapatmış olacaklardı. Düzenleme aynı zamanda sosyal ağlara giren kullanıcıların yaşlarını doğrulamalarını zorunlu hale getiriyordu.

"Bütün çocuklara ve bütün ağlara aynı yasak uygulanamaz"

Anayasa Konseyi’nin temel itirazlarından biri düzenlemenin kapsamının genişliği oldu.

Yasak, sosyal medya platformlarının birbirinden farklı işlevleri ve taşıdıkları riskler ile çocukların yaşları, olgunluk düzeyleri ve aile koşulları arasında ayrım yapmadan, 15 yaşın altındaki tüm kullanıcıları kapsıyordu.

Konsey, çocukların korunması adına getirilecek sınırlamanın kullanılan platformun özellikleri ve yarattığı risklerle bağlantılı olması gerektiğini belirtti. Mevcut düzenlemenin bu ayrımı yapmadığı için ifade ve iletişim özgürlüğüne yönelik müdahaleyi gereğinden fazla genişlettiğine karar verdi.

Yaş doğrulaması herkesi kapsar hale getirilmişti

Konseyin ikinci önemli itirazı yaş doğrulama sistemiyle ilgili.

15 yaş altındakilerin sosyal ağlara girmesini önlemek için getirilen sistem, yalnızca çocukların değil, sosyal medyaya erişmek isteyen tüm kullanıcıların yaşlarını kanıtlamasını gerektiriyordu.

Konsey, yasanın bu doğrulamanın hangi yöntemlerle yapılacağını, hangi kişisel verilerin işleneceğini ve bu verilerin nasıl korunacağını yeterli açıklıkta düzenlemediğine hükmetti. Bu nedenle sistemin özel hayatın gizliliği bakımından yeterli hukuki güvence sağlamadığı sonucuna vardı.

Karar tartışmayı “çocukların özgürlüğü mü, güvenliği mi?” ikiliğinin ötesine taşıdı.

Çocukların ifade ve bilgiye erişim hakkının yanında devletin onları şiddet, cinsel içerik, siber zorbalık, bağımlılık yaratıcı tasarım ve diğer çevrim içi zararlardan koruma yükümlülüğü var.

Anne ve babalar da çocukların yaşlarına ve gelişimlerine uygun biçimde dijital yaşamlarına rehberlik etmekten sorumlu. Buna karşılık, sosyal medya platformlarının da çocukları hedef alan veya onların kırılganlıklarından yararlanan sistemleri güvenli kılma yükümlülüğü var.

Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) da sorumluluğu yalnızca çocuklara ve ailelere bırakmıyor. Çocukların erişebildiği platformların onların fiziksel ve ruhsal esenliğini, mahremiyetini ve güvenliğini yüksek düzeyde korumalarını şart koşuyor. Avrupa Komisyonu’nun çocukların korunmasına ilişkin kılavuzu da daha güvenli hesaplar, bağımlılık yaratıcı tasarımların azaltılması, istenmeyen temasların engellenmesi ve riskli içeriklerin sınırlandırılması gibi önlemleri platformlardan varsayılan olarak bekliyor.

Bu yaklaşım, sorunun “çocuğu sosyal medyadan çıkararak” çözülmesi yerine, çocuğun girdiği dijital ortamın da güvenli hale getirilmesini gerektiriyor.

Anayasa Konseyi’nin kararı yaş doğrulamasını da bütünüyle reddetmedi.

Avrupa Birliği de yaşla uyumlu olmayan içeriklere erişimi engellemek için yaş doğrulamasını kabul ediyor. Ancak yöntemlerin doğru, güvenilir, müdahalecilikten ve ayrımcılıktan uzak olması; kullanıcının gereğinden fazla kişisel veri paylaşmasına yol açmaması gerekiyor. Avrupa Komisyonu bu amaçla kişinin kesin yaşını veya kimliğini açıklamadan yalnızca gerekli yaş eşiğinin üzerinde olduğunu kanıtlayabileceği mahremiyet koruyucu sistemler geliştiriyor.

Konsey'in kararı bu nitelikleri dolayısıyla “çocuklara sosyal medyada sınırsız özgürlük tanınması" anlamına gelmiyor. Konsey, devletin çocukları koruyabileceğini, ancak bunu daha dar, riskle bağlantılı ve temel haklara daha az müdahale eden araçlarla yapması gerektiğini söylüyor.

Elysee, kararın ardından geri adım atmadı. Macron, Başbakan Sébastien Lecornu’dan anayasa ve Avrupa hukuku bakımından daha sağlam yeni bir düzenleme hazırlanmasını istedi.

Hükümet yeni yasanın 2027 baharına kadar yürürlüğe girmesini hedefliyor.

Fransa’daki tartışma Anayasa Konseyi'nin kararının ardından sosyal medyada yaş sınırı uygulanıp uygulanmamasının ötesine, çocukların korunması ve ifade özgürlüğü, mahremiyet ve aile sorumluluğu arasındaki anayasal dengenin nasıl kurulacağı noktasına taşındı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

6 kaynak

Gündem haberleri

Tümü