sondakika.com
Son Dakika

Fransa'da akaryakıt krizi: Fiyat artışı ve seçmen öfkesi seçim kampanyasını şekillendiriyor

Son haftalarda balıkçılar Fransa'nın güneyinde akaryakıt depoları ve limanları bloke etti, çiftçiler artan yakıt fiyatlarını protesto etti. Seçime yedi ay kala yakıt, ülke siyasetinin ana tartışma başlığına dönüşüyor.

Fotoğraf: Euronews

Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine yedi ay kalmışken, akaryakıt siyasette önemli bir gerilim başlığına dönüşüyor. Ortadoğu'daki çatışma ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının tetiklediği küresel akaryakıt arz şoku ortamında, hızla tırmanan enerji fiyatları kamuoyundaki hoşnutsuzluğu körüklüyor.Son haftalarda Fransa'nın güneyinde balıkçılar akaryakıt depolarını ve liman girişlerini bloke ederken, çiftçiler ülke çapında yükselen akaryakıt fiyatlarını protesto gösterileri düzenledi.Fransa'da akaryakıt talebinin, birkaç aydır süren rekor düzeylerin ardından zayıflamaya başladığına dair işaretler de var. Fransa'daki motorin fiyatları Pazar günü litre başına 2,41 € ile yeni bir rekor kırdı.Benzin fiyatları da 2022'deki önceki zirveyi aştı.

Fransa'da en çok kullanılan kurşunsuz benzin türü olan SP95-E10'un litre fiyatı 2,17 €'nun üzerine çıkarken, SP98'in ortalama litre fiyatı 2,28 €'yi geçti.Bu tabloya karşılık olarak Fransa hükümeti, salı günü, sert yükselen fiyatlardan en fazla etkilenen hanelere yönelik hedefli akaryakıt yardımını genişletip uzattığını açıkladı.Yeni önlemlerin maliyeti 450 milyon € olacak; böylece akaryakıt desteklerine ayrılan toplam kaynak 1,4 milyar €'ya çıkacak. Bu adımlar, Fransa'nın bütçe açığının bu yıl GSYİH'nin yüzde 5,4'üne ulaşmasının beklendiği, kamu borcunun ise yüzde 120 sınırına dayandığı bir dönemde geliyor.Hükümet ayrıca 2027 bütçesi için, akaryakıt fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan ek vergi gelirlerinin nötralize edilip tüketiciyi destekleyen önlemlere aktarılmasını öngören, "akaryakıt için altın kural" adı verilen bir mekanizma önerdi. Amaç, devletin pompadaki yüksek fiyatlardan kazanç sağlamamasını güvence altına almak.Fransa'da akaryakıt neden bu kadar pahalı ve kârı kim alıyor?Paris Dauphine Üniversitesi'nden iktisat profesörü Anna Creti'nin Euronews'e anlattığına göre, Fransa'da akaryakıt üzerindeki vergiler birçok Avrupa ülkesine kıyasla daha yüksek."Bu, devlete önemli bir gelir sağlıyor; ancak akaryakıtın nihai fiyatı üzerinde de ağır bir yük oluşturuyor" dedi.Fransa, mart ayından bu yana enerji fiyatlarındaki artışa, genel vergi indirimleri yerine hedefli akaryakıt sübvansiyonlarıyla karşılık veriyor.

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, pazartesi günü gazetecilere, hanehalklarını ve yüksek akaryakıt fiyatlarından en fazla etkilenen sektörleri destekleme amacıyla izlenen bu yaklaşımın "değişmeden" süreceğini söyledi.Fransa'da başlıca iki akaryakıt vergisi bulunuyor: litre başına sabit tutarla alınan enerji ürünleri tüketim iç vergisi (TICPE) ve yaklaşık yüzde 20 oranındaki KDV. KDV, fiyatın üzerine TICPE eklendikten sonra uygulanıyor. Böylece sürücüler fiilen hem akaryakıtın çıplak maliyeti hem de TICPE'nin kendisi üzerinden KDV ödüyor.

TICPE, akaryakıt fiyatını doğrudan artırırken ödenen KDV tutarını da yukarı çekiyor.Fransa'da akaryakıt kârlarının büyük ölçüde denetimsiz kaldığı yönündeki yaygın algıya rağmen, piyasa ciddi bir kamu gözetimi ve denetimine tabi. Perakende fiyatlar, bazı düzenleyici istisnalar dışında, piyasa koşulları tarafından belirleniyor. Akaryakıt satıcıları, fiyatlarını hükümetin karşılaştırma platformu üzerinden bildirmek zorunda.Creti, "Dağıtıcılar, yani akaryakıt istasyonları, kendilerini tedarik eden şirketlerle promosyon kampanyaları, elde edebilecekleri kârlar, ürünlerle veya tedarik zincirindeki aksamalarla ilgili sorunların nasıl yönetileceği gibi hususları ayrıntılandıran sözleşmeler yapıyor.

Dolayısıyla sektör, zaman zaman çizildiği kadar kaotik değil" diye konuştu.Creti, "Asıl kâr marjı dağıtımdan çok rafinajda. Aşağı yönlü pazarda bağımsız istasyonlar, yabancı şirketler ve ayrıca fiyatları belirleyerek dolaylı biçimde pazarı etkileyebilen Total gibi oyuncular arasında yoğun rekabet var" dedi.Fransa'da TotalEnergies, özellikle akaryakıt fiyatlarının yükseldiği dönemlerde, müşterilerin litre başına ödediği tutarı sınırlamak için zaman zaman tavan fiyat uyguladı. Şirketin ülke çapındaki geniş istasyon ağı sayesinde bu adımlar, rakip satıcılar üzerinde de fiyatlarını aşağıda tutma baskısı yarattı.Creti, "Göreli olarak az sayıda büyük petrol ve enerji şirketi, müşteriler için rekabet eden binlerce istasyonu besliyor" yorumunu yaptı.Creti'ye göre, Fransa'nın "Avrupa'nın en büyük dizel araç filolarından birine sahip olması" da ülkeyi fiyat şoklarına açık hâle getiriyor."Binek araçların yanı sıra dizel kişisel ulaşıma hizmet ediyor; küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından da ticari taşımacılık için kullanılıyor.

Dizel motorlar sanayide de tercih ediliyor."Bu durum, Fransa'nın dizel piyasasının, benzin piyasasına kıyasla ithalata çok daha bağımlı olmasından kaynaklanıyor ve ülkeyi uluslararası arz sıkıntılarına, yüksek toptan fiyatlara ve taşıma maliyetlerine özellikle duyarlı kılıyor.Creti, "Enflasyonu hesaba kattığımızda, bugün geldiğimiz noktada fiyatlar zaten 'sarı yelekliler' (gilets jaunes) protestolarını tetikleyen seviyelerin üzerine çıktı. Bu eşiği birkaç kez aştık; özellikle COVID sonrası 2021 döneminde ve yeniden 2022–2023 krizinde" diye ekledi.2018'deki "sarı yelekliler" eylemleri, son yıllarda Fransa'da yaşanan en büyük toplumsal huzursuzluklardan biriydi. Hareket, yaşam maliyetindeki artışa, özellikle de akaryakıt üzerine yeni bir karbon vergisi getirilmesine duyulan öfkeyle şekillendi.Eylemciler ülke genelinde kavşakları işgal edip bloke etti; ayrıca sık sık polisle çatışmaların eşlik ettiği kitlesel protestolar düzenledi.Aradan neredeyse on yıl geçmesine rağmen Fransa, Avrupa'da akaryakıtın en pahalı olduğu ülkeler arasında yer almaya devam ediyor ve kamuoyundaki tepki giderek artıyor.Fransa'daki cumhurbaşkanı adaylarının politikalarıSciences Po Paris'te siyaset bilimi doçenti olan Diane Bollet'ye göre, sarı yelekliler hareketi siyasiler için bir dönüm noktası oldu ve onları akaryakıt politikası geliştirmeye zorladı."Bu süreç, siyasetçilerin yükselen akaryakıt fiyatlarının etkisini kabul edip etmediklerini ve bu yükle yaşamak zorunda kalanlara ne ölçüde destek verdiklerini açıkça söylemelerini gerektirdi."İktidara talip olan Marine Le Pen'in aşırı sağ Ulusal Birlik partisi, 2022 kampanyasında da yaptığı gibi, KDV'yi yüzde 20'den yüzde 5,5%'e indirme sözü vererek akaryakıt konusundaki hoşnutsuzluğu siyasi sermayeye dönüştürmeye çalışıyor.

Ancak böyle bir adım, AB'nin KDV kurallarını ihlal eder.Bollet, bunun Le Pen'in izlediği uzun vadeli stratejiyi ve hedeflediği seçmen kitlesinin demografik ve sosyoekonomik özellikleriyle kurduğu yakın bağı yansıttığını söylüyor."Le Pen, bu dosyayı 2018'den beri sahiplendi. Seçmeninin ağırlıklı olarak kırsalda ve banliyölerde yaşadığını, dolayısıyla akaryakıta bağımlı olduğunu biliyor; bu konunun onlar için ne kadar hayati olduğunun farkında."Bu arada radikal solcu aday Jean-Luc Mélenchon ve partisi Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), benzin için litre başına 1,70 €, dizel için ise 1,80 € tavan fiyat sözü veriyor.Mélenchon, akaryakıt KDV'sini düşürme planını, vergi indiriminin getireceği avantajın bütünüyle "tüketiciye yansıyacağını" garanti etmediğini savunarak eleştiriyor; Fransa'nın geçmişte restoran yemeklerinde KDV'yi düşürmesine rağmen fiyatların tüketiciler için kayda değer biçimde gerilememiş olmasını örnek gösteriyor.Bollet'ye göre, Mélenchon'un seçmen tabanının Le Pen'inkinden farklı olması da akaryakıt fiyatlarının kampanyasındaki ağırlığını etkiliyor."Mélenchon'un seçmeni banliyölerde ama aynı zamanda kentlerde, toplu taşımanın sık kullanıldığı yerlerde yoğunlaşıyor; zira kendisi kentsel alanlara odaklandı. Bu mesele onlar için elbette önemli, ancak Marine Le Pen'in seçmenine kıyasla aynı derecede öncelikli değil.

Aradaki fark, Le Pen'in neden bu konuyu bu kadar güçlü biçimde öne çıkardığını açıklıyor."Adaylar şimdiden bazı politika önerilerini ve temel vaatlerini duyurmaya başlamış olsa da, tam seçim bildirgeleri henüz yayımlanmadı; bu da akaryakıt politikalarının ayrıntılarını değerlendirmeyi zorlaştırıyor.Şimdilik, merkezci Gabriel Attal ile muhafazakâr Édouard Philippe — her ikisi de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un eski başbakanları — akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciler üzerindeki etkisini hafifletmeye yönelik ve genel hatlarıyla hükümetin mevcut çizgisiyle uyumlu tedbirleri destekliyor.Sol görüşlü aday Raphaël Glucksmann ise fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasına daha fazla vurgu yapıyor.Pompa başındaki rekor fiyatların körüklediği enerji enflasyonu, Fransa'daki seçim yarışının belirleyici cephelerinden biri hâline hızla gelebilir; akaryakıt fiyatları ve yaşam maliyeti krizinin, son dönemde ABD'deki kampanyalarda olduğu gibi, cumhurbaşkanlığı yarışının ayrılmaz bir unsuru olması bekleniyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Dünya haberleri

Tümü