ABD ve Çin güdümünde ilerleyen yapay zekâ yarışında Avrupa bir hayli geride kalmış olsa da özellikle bir şirket bu yarışta kayda değer bir yere sahip olabileceğinin işaretlerini veriyor: Fransa merkezli Mistral AI. Avrupa'nın yapay zekâ konusunda açık ara en iddialı şirketi olan Mistral, son yatırım turu sırasında 21 milyar euro değerlemeye ulaştı. Bu da şirketin bir yılda değerini ikiye katladığı anlamına geliyor.
Samsung'un başını çektiği yatırımcılar, bu son yatırım turunda şirkete 3 milyar euro fon sağladı. Şirket bunu, Avrupa teknoloji sektöründeki şimdiye kadarki en büyük yatırım turu olarak tanımlıyor. Mistral, yeni yatırımla birlikte Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı, ürünlerini geliştirmeyi ve uluslararası faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor.
Mistral, Kendisine Farklı Bir Alan Açmaya Çalışıyor Mistral, OpenAI veya Anthropic gibi yapay zekâ devleriyle yarışa girmek yerine kendisine farklı bir alan oluşturmaya çalışıyor. Şirket, daha büyük modeller geliştirmeye odaklanmak yerine, şirketlerin yapay zekâyı kendi sistemlerine entegre edebilmesine ağırlık veriyor. Bu yaklaşım, özellikle hassas verilerini dışarıdaki büyük bulut sağlayıcılarına göndermek istemeyen Avrupalı şirketler açısından önemli bir alternatif oluşturuyor.
Bu yaklaşım, Avrupa'nın veri güvenliği politikasıyla da örtüşüyor. Bu yüzden Mistral'ın gelecekte özellikle Avrupa pazarında çok daha kritik bir rol üstlenebileceği düşünülüyor. Mistral CEO'su ve kurucu ortağı Arthur Mensch de yeni yatırım turunun ardından yaptığı açıklamada, şirketlerin yapay zekâyı kendi verileri ve tabi oldukları uyumluluk kurallarıyla birlikte mevcut sistemlerinin içerisinde kullanmak istediğine vurgu yaptı.
Avrupa'nın yapay zeka bağımsızlığı için önemli bir şirket Mistral'ın yükselişi yalnızca şirketin aldığı yatırım açısından değil, Avrupa'nın yapay zekâ alanındaki hedefleri açısından da önem taşıyor. Avrupa ülkeleri son dönemde yapay zekâ gibi stratejik teknolojilerde ABD merkezli şirketlere olan bağımlılığı azaltmaya ve kendi dijital altyapılarını geliştirmeye çalışıyor. Mistral da bu noktada "dijital egemenlik" yaklaşımının en önemli temsilcilerinden biri hâline gelmiş durumda.
Şirket bu doğrultuda altyapı yatırımlarını da artırıyor. Nitekim Fransa'da kendisine ait ilk veri merkezini kurmak için ilk adımları atmaya başladı. Mistral modelleri Fransız kamu kurumlarında da kullanılmaya başlanmış durumda.
Şirket ayrıca Avrupa dışındaki pazarlara açılmayı planlıyor. Mistral CFO'su, Avrupa'nın şirketin en güçlü olduğu bölge olmaya devam ettiğini ancak Orta Doğu, Asya ve Kuzey Amerika'dan da giderek daha fazla talep aldıklarını söyledi.