sondakika.com
Son Dakika

Gazeteci Nadiye Gürbüz’ün tutukluluğuna devam kararı

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, tanıkların henüz dinlenmemiş olmasını gerekçe göstererek 7 ayı aşkın süredir tutuklu olan ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ü tahliye etmedi.

Fotoğraf: Bianet

Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

3 Şubat’ta sosyalistlere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Gürbüz, yedi ayı aşkın süredir cezaevinde.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemindeki arıza nedeniyle yaklaşık bir saat gecikmeli başlayan duruşmaya Gürbüz ve avukatları katıldı. Duruşmayı basın meslek örgütlerinin temsilcileri ve gazeteciler de izledi.

MLSA’nın duruşmadan aktardığına göre Gürbüz savunmasında yaklaşık 30 yıldır çeşitli radyo, gazete ve haber ajanslarında gazetecilik yaptığını söyleyerek başladı.

Gazeteci Metin Göktepe’nin öldürüldüğü ve gazetelere yönelik saldırıların yaşandığı dönemde gazeteci olmaya karar verdiğini anlatan Gürbüz, mesleğe Atılım gazetesinde başladığını, halen burada çalıştığını ve ETHA için de haberler yaptığını söyledi.

“Ben sosyalist bir gazeteciyim ve bu yüzden tutuklandım” diyen Gürbüz, hakkındaki suçlamaların gazetecilik faaliyetlerine dayandığını kaydetti.

Atılım ve ETHA’nın toplumsal sorunlara, işçilerin, kadınların ve ezilen kesimlerin taleplerine yer verdiğini belirterek, “Bizi susturmak istediler ama başaramadılar” diye konuştu.

Gürbüz, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin yaptığı haberlerin de dosyada suçlama konusu edildiğini söyledi.

Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarını uzun süredir takip ettiklerini belirten Gürbüz, “Gülistan ve Rojin’in ailelerinin, kadın örgütlerinin, genç kadınların kurduğu adalet komisyonlarının mücadelesini halka taşıdık. ‘Rojin’e ne oldu’, ‘Gülistan Doku nerede’ diye sormaktan vazgeçmedik” dedi.

Tutukluluğun giderek cezalandırmaya dönüştüğünü de ekleyerek Bakırköy Kadın Cezaevi’ndeki koşulları anlattı:

“35 kişilik koğuşta 55 kişi kaldık, bir ranzayı iki kişi paylaştık.”

Dosyada dokuz itirafçının ifadelerinin bulunduğunu söyleyen Gürbüz, bu kişilerin kendisini gazeteci olarak tanıdıklarını ancak farklı örgütlerle ilişkilendiren çelişkili beyanlarda bulunduklarını söyledi.

Gürbüz, suçlamalar arasında katıldığı etkinlikler ve yaptığı söyleşilerin de bulunduğunu belirtti.

Suruç Katliamı anmalarına katılmasının dosyaya konulduğunu söyleyerek, bu etkinliklerin kamuya açık olduğunu hatırlattı:

“Ben gazeteciyim, etkinliklere katılabilirim. Söyleşi yaptığım kişi aranan bir kişi de olabilir. Gazeteciler aranan kişilerle de söyleşi yapar.”

Gazeteci Mehmet Ali Birand’ın da geçmişte örgüt liderleriyle röportajlar yaptığını hatırlatan Gürbüz, röportaj yapmanın gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.

Telefon görüşmeleri ve para transferleri

Gürbüz, dosyadaki HTS kayıtlarına ilişkin de konuştu. Görüştüğü kişilerle gazetecilik faaliyeti kapsamında iletişim kurduğunu söyledi. Savcılığın kızı ve avukatıyla yaptığı görüşmeleri dahi suçlama konusu haline getirdiğini savundu.

MASAK raporlarında yer alan para transferlerinin de suç delili olarak sunulduğunu belirten Gürbüz, bunların kira, ortak ev giderleri ve avukatlık ücretleri gibi ödemeler olduğunu söyledi.

“Sosyalistim diye banka hesabım olmayacak mı?” diye sordu.

Aynı soruşturma kapsamında tutuklanan ve dün tahliye edilen gazeteci Pınar Gayıp da duruşmada tanık olarak dinlendi.

Gayıp, Gürbüz’le ev arkadaşı olduğunu belirterek, “Geçen yıl tutuklandığımda Nadiye bana para yolladı veya ben tutukluyken benim adıma faturaları ödedi. Para transferleri bunlardır” dedi.

7,5 aydır tutuklu gazeteci Pınar Gayıp’a ilk duruşmada tahliye

Tanık Hüsnü Fuat Uyur da Gürbüz’le aynı evde yaşadıklarını, aralarındaki para transferlerinin kira ve ortak ev giderlerinden kaynaklandığını söyledi.

Gizli tanık: Şahsen tanımıyorum

Duruşmada SEGBİS aracılığıyla, sesi ve görüntüsü değiştirilerek gizli tanık da dinlendi.

Gizli tanık, Gürbüz’ü şahsen tanımadığını söyledi. Gürbüz’ün ETHA’da çalıştığını ve söyleşiler yaptığını bildiğini belirten tanık, ETHA için “örgüt yayın organı” dendiğini duyduğunu ifade etti.

Gizli tanık, “Ben Nadiye Gürbüz’ü şahsen tanımıyorum” dedi.

Avukatı: Aynı iddialarla yeniden soruşturma açıldı

Gürbüz’ün avukatı Meral Hanbayat, müvekkili hakkında daha önce de aynı iddialarla soruşturma ve dava açıldığını, söz konusu davanın beraatle sonuçlandığını ve kararın onandığını söyledi.

Hanbayat, “Müvekkilim, beraat kararı onandıktan bir yıl sonra yine aynı iddialarla gözaltına alınıp tutuklandı. İddialar aynı: Etkin Haber Ajansı’nda çalışmak” dedi.

Dosyadaki dokuz itirafçının da Gürbüz’ü ETHA’da çalışan bir gazeteci olarak tanıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Örgüt üyesi olmanın şartları yasada bellidir; hiyerarşi ve devamlılık gerekir. Burada böyle bir durum yok. Biz Nadiye Gürbüz’ün gazetecilik faaliyetlerini, ETHA’da ve Atılım gazetesinde çalışmasını konuşuyoruz.”

Duruşma savcısı, henüz ifadesi alınmayan kişiler bulunduğunu belirterek suçun vasfı ve mevcut delil durumunu gerekçe gösterip Gürbüz’ün tutukluluğunun devamını istedi.

Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, tanıkların henüz dinlenmemiş olmasını gerekçe göstererek Gürbüz’ün tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Bir sonraki duruşma 8 Aralık 2026 saat 11.20’ye bırakıldı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü