UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’de kazı çalışmaları bu yıl ilk kez höyüğün kuzey kesimine taşındı. Yaklaşık 80’e 70 metrelik yeni araştırma alanında yürütülen çalışmaların ilk aşamasında Göbeklitepe’nin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar gün yüzüne çıkarıldı. Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof.
Dr. Necmi Karul, yeni alanda kazılara başlandığını belirtti. Daha önce bölgede bulunan zeytin ağaçlarının başka bir alana taşınmasının ardından yaklaşık 1500 metrekarelik bölüm kazı çalışmalarına uygun hale getirildi.
Yeni yapılar yüzeyin hemen altında bulundu [twitter=https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2087796805354340769] Kazılar alanın bir kenarından başlayarak kuzeye doğru ilerletilecek. Ancak kazı çalışmalarının daha başlarında yüzeyin hemen altında dörtgen planlı yapılarla karşılaşıldı. Yapıların üst bölümlerinin uzun yıllar boyunca erozyona maruz kalması nedeniyle duvarların önemli bölümünün aşındığı, buna karşın bazı yapıların tabanlarına da kısa sürede ulaşılabildiği belirtildi.
Karul, bu sezonki planın yeni alanın tamamında yüzey seviyesini kaldırarak hemen altındaki yapı kalıntılarını ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Ortaya çıkarılan yapıların, daha önce GT1 olarak adlandırılan alanda bulunan benzer yapılarla ortak özellikler taşıdığı belirtildi. Ancak yeni buluntularda dikilitaş geleneğinin daha zayıf olduğu ve yapıların daha az sayıda dikilitaş barındırdığı görülüyor.
Konut olarak kullanılmış olabilirler Yapıların iç düzenlemeleri ise bunların konut amacıyla kullanılmış olabileceğine ortaya koyuyor. Ancak kazı ekibi, yapıların işlevinin kesin olarak belirlenmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyuyor. Bu kapsamda yapılardan alınan toprak örnekleri incelenecek.
Özellikle taban seviyesine ulaşıldığında alınacak örneklerin, mekanların hangi amaçla kullanıldığı konusunda daha güçlü kanıtlar sunması bekleniyor. Göbeklitepe’de daha önce de kamusal yapılarla aynı döneme ait konutların bulunduğuna dikkat çeken Karul, bu durumun alanın yalnızca törensel faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir merkez olmadığını, aynı zamanda insanların yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunu gösterdiğini belirtti. Benzer yerleşim düzenlerinin Taş Tepeler Projesi kapsamındaki diğer kazılarda da görüldüğü aktarıldı.
Daha büyük yapılar tespit edildi Kuzey kesimindeki yeni alanın kazı öncesi incelemelerinde yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümler de kullanıldı. Bu çalışmalar, bölgede büyük boyutlu kamusal yapıların yanı sıra dörtgen planlı yapılar ve kulübelerin bulunabileceğine işaret etti. Göbeklitepe’de bugüne kadar kazıların ağırlıklı olarak höyüğün güney ve batı kesimlerinde yoğunlaşmıştı.
Yeni kazı alanıyla birlikte GT1 ve GT2 bölgelerinde de çalışmalar eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Kazılarda Göbeklitepe’nin ikinci evresine, MÖ 8 binli yıllara tarihlenen dörtgen planlı yapıların ortaya çıkarıldığı bildirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise yaptığı açıklamada şimdiye kadar açığa çıkan yapıların, Göbeklitepe'nin bilinmeyenlerine ilişkin yeni veriler sunduğuna işaret ederek, "Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz.
C Yapısı'ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı'nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hale getiriyoruz." ifadelerine yer verdi. Ayrıca yeni kazı alanları dikkate alınarak yenilenen yürüyüş yollarının yakında ziyaretçilerin erişimine açılacağı aktarıldı.
Bununla birlikte arkeolojik araştırmaların yanı sıra restorasyon, koruma ve güçlendirme çalışmalarının da devam ettiği bildirildi.