sondakika.com
Son Dakika

HAARETZ İSRAİL GERİLİMİNE NE DİYOR? "İsrail, Türkiye'nin bölgesel güç olmasından endişe duyuyor"

İsrail merkezli Haaretz gazetesi, son dönemde İsrail'in başlattığı Türkiye'ye yönelik gerilimin ardından, "Türkiye kolay bir hedef değil ve bu gerilimin nedeni aslında seçimler" demişti. CNN TÜRK ekibinden Rabia Asel Atmaca, Haaretz kıdemli analisti Esther Solomon ile konuştu. Haaretz analisti, "…

Fotoğraf: CNN Türk

İSRAİL TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL GÜÇ OLMASINDAN RAHATSIZHaaretz Gazetesi Kıdemli Analisti Esther Solomon, Rabia Asel Atmacanın sorularını yanıtladı;-Şu anda Tel Aviv ve Ankara hattında, İsrail makamlarının başlattığı bir gerilim yaşanıyor. Sizce bu gerilimin asıl nedeni ne? İsrailde seçimlerin yaklaştığını biliyoruz.

Hatta bazı uzmanlar, Başbakan Netanyahunun Gazze ve Lübnana daha fazla odaklanacağını öngörüyordu. Ancak Netanyahu, Suriye üzerinden Türkiyeye yöneldi. Siz bu gelişmeleri nasıl okuyorsunuz?Burada aslında iki ayrı hikâye olduğunu düşünüyorum.

İlki şu: Evet, İsrail, Türkiyenin bölgesel bir güç hâline gelmesi konusunda belirli bir endişe taşıyor. Türkiyenin Suriyedeki hükümetle yakın temasları var ve fiilen Kuzey Suriyenin bazı bölgelerinde bulunuyor. İsrail de burada olası bir askerî yığınak ihtimalinden endişe duyuyor.

Bu, anlaşılabilir bir tutum. Ancak belki de daha az anlaşılabilir olan, İsrailin bu jeopolitik sorunu çözmeye çalışma yöntemi. Yani bombalamak.

Peki neden bombardıman seçeneğini tercih etti? Asıl büyük hikâye de seçimlerle ilgili. Karşımızda, dünyanın dört bir yanındaki güçlü liderler gibi, seçimleri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olan Başbakan Binyamin Netanyahu var.

Ülkeyi savaş koşullarına sokabilir. Bunun anlamı da, halkın kendisini bir tür olağanüstü hâl içinde hissetmesini sağlayarak kamusal alanı daraltmak, boğmak olur. Ve onun bakış açısına göre bu, seçimleri kazanmak için ihtiyaç duyduğu kamuoyu yoklamalarındaki çoğunluğu elde edememesi sorununa bir çözüm olabilir.Netanyahu bunu bölgede daha önce de denedi.

Şu anda ise sanki kelimenin tam anlamıyla neyin işe yarayacağını görmek için her cephede birden ateş açıyor. Gazzede gerilim var. Orada ne olacağına dair net bir yol haritası bulunmuyor.

İsrail, artık Trumpın temsilcisi Jared Kushnera bile çok açık bir şekilde, Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar askerlerini geri çekmeyeceğini söyledi. Bu da bir tür son derece istikrarsız çıkmaz yaratacak gibi görünüyor.Bir de İran var. Biliyorsunuz, şu anda Başkan Trump askerî savaştan ekonomik savaşa geçme kararı aldı.

Dolayısıyla İsrailin İranla tek başına mücadele edecek kapasitesi yok. Başka cepheler de var. Batı Şeria, bir tür patlamanın eşiğinde.

Çünkü bu hükümet, sahada oldubittiler yaratmaya, yerleşimleri mümkün olduğunca kalıcı hâle getirmeye ve kontrol ettiği toprakları genişletmeye son derece istekli. Bu sırada şiddet yanlısı yerleşimciler de daha fazla Filistinliyi yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlamak için giderek daha fazla baskı ve yıldırma uyguluyor.Ancak Netanyahu açısından ilginç ya da belki de ironik olan şu: Anketlerde sıkışıp kalmış olmasına rağmen, bu tür askerî hamleler ona yardımcı olmuyor. Daha fazla oy kazanmasını sağlamıyor.

Ama yine de başvurduğu temel çözüm bu olmaya devam ediyor.İSRAİL'DE SEÇİMLERE SON 2 AY-İsrailde yayımlanan son anketlere göre Netanyahunun partisi önde gibi, ancak zaman zaman geriye de düşüyor. İsrailin müttefikleri, Netanyahunun harika bir savaş başbakanı olduğunu söylüyordu. Ancak görünüşe göre bu savaşlar tek tek sona eriyor.

İran konusundaki savaş ise ABDnin mücadele etmek zorunda kalacağı bir savaşa dönüşmüş gibi görünüyor. Peki, Netanyahunun seçimi kaybettiğini varsayalım. O zaman ne olacak?

Aynı zamanda Netanyahunun yolsuzluk davalarıyla karşı karşıya olduğunu da biliyoruz. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?Öncelikle, seçimlerde ne olacağına dair kehanette bulunmayı sevmiyorum. Önümüzde hâlâ iki ay var.

Açıkçası Netanyahu geçmişte pek çok kez geriden gelerek seçimi kazanmayı başardı. Bu nedenle, kamuoyu yoklamaları onun ve koalisyon bloğunun şu anda açık bir şekilde muhalefetin gerisinde olduğunu gösterse bile, onun için kesin olarak seçimi kaybedeceğini söylemek biraz tehlikeli. Onu tamamen gözden çıkarmanın mümkün olduğunu söyleyemem.Ancak teorik olarak gerçekten seçimleri kaybettiği bir senaryoyu ele alalım.

Bu da Netanyahu hikâyesinin sonu anlamına gelmez. Çünkü bu durumda muhalefetin bir hükümet kurması gerekir. Bu da farklı siyasi partilerle müzakerelere girilmesi anlamına gelir.

Netanyahu hâlâ sürece dahil olmaya, müdahale etmeye ve Cumhurbaşkanı'na koalisyon hükümeti açısından daha iyi bir seçenek sunmaya çalışabilir.Ancak evet, haklısınız. Hâlen yıllardır süren ve henüz sonuçlanmamış bir ceza davasında aktif olarak kendisini savunuyor. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında çıkarılmış bir tutuklama emri de bulunduğunu unutmamak gerekir.

Netanyahu ve Trump yönetimi bu mahkeme üzerinde baskı kurmak için ellerinden geleni yapıyor. Bunun nedenlerinden biri de belki şu anda yürürlükte olan bu tutuklama emri üzerinde bir tür etki yaratmaya çalışmaları. Ancak tutuklama emri hâlâ geçerliliğini koruyor.

Dolayısıyla seçimlerden sonra da bu tutuklama emrinin muhatabı olmaya devam edecek.Bildiğim kadarıyla, son birkaç gün içinde Türkiye de bu yılın başlarında düzenlenen son yardım filosuna katılanlara İsrailin yönelik muamelesi nedeniyle Netanyahunun tutuklanması için bir Interpol kırmızı bülteni yayımladı. Bunun ne kadar ileri gideceği ise henüz net değil. Ancak kesin olan şu ki, önünde hâlâ önemli hukuki engeller bulunuyor.HAARETZ KIDEMLİ ANALİSTİ: SAVAŞLAR ARTIK KAZANDIRMIYOR-İki devletli çözümü destekleyen partiler de var.

Ancak ben özellikle Arap partilerinden bahsediyorum. Çünkü onların Mecliste nasıl konumlanacağının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Siz, İsraili çok yakından tanıyan biri olarak neler söylersiniz?

İsrailde ne bekleniyor ya da insanlar ne istiyor?Arap çoğunluklu partiler arasında oldukça geniş bir siyasi yelpaze var. Bu arada, iki devletli çözümü destekleyen tek kesimin onlar olduğunu söylemek de tam olarak doğru değil. Sol görüşlü Demokratlar Partisi de var ve iki devletli çözüm, onların programının da çok açık bir şekilde parçası.

Kamuoyu yoklamalarına göre Demokratlar Partisinin Knessette yaklaşık 10 sandalye kazanması bekleniyor.Arap çoğunluklu partilerden biri olan Birleşik Arap Listesinin lideri Mansur Abbas ise bu hafta sonu ilk kez olmayacak şekilde, iki devletli çözümü desteklediklerini söyledi. Yani İsrail Devletinin yanı sıra bir Filistin Devletinin de olması gerektiğini belirtti. Ayrıca İsrail ve ABDnin Filistin Devletini tanımasının çoktan zamanı geldiğini ifade etti.Onun bu sözlerine verilen tepki, İsrail siyasetinin şu anda hangi noktada olduğunu anlamanız açısından bir fikir veriyor.

Çünkü sağcı blok ve Netanyahu hemen Mansur Abbasın üzerine gitti ve ona, Sadece İslamcı değilsin, aynı zamanda İsraili yok etmeye çalışan bir tür beşinci kol unsurun dedi.Ne yazık ki, muhalefetin önde gelen isimlerinden ve kamuoyu yoklamalarına göre şu anda en yüksek potansiyele sahip partilerden birinin lideri olan Gadi Eisenkot da benzer şekilde açıklama yaptı.Eisenkot da, Ben görevde olduğum sürece iki devletli çözüm olmayacak. Filistin Devleti olmayacak dedi.İKİ HALK ARASINDA VAROLUŞSAL BİR SAVAŞ YOKBenim mesajım şu: İsrailliler ve Türk halkı arasında varoluşsal bir savaş yok. Her iki taraf arasında böyle bir düşmanlık söz konusu değil.

İsrailde de, eminim Türkiyede de, çok değil yakın bir geçmişte iki halk arasında yalnızca ekonomik değil, kültürel ve sosyal açıdan da son derece güçlü ve derin bağların bulunduğunu hatırlayan pek çok insan var. Umarım bir gün bu bağlar yeniden kurulabilir. İLGİLİ HABER DÜNYA Yunanistan cephesinde askeri hareketlilik: Patriot hamlesinde 3 kritik mesaj!

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için CNN Türk sayfasına gidin.

www.cnnturk.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak
  • CNN Türk HAARETZ İSRAİL GERİLİMİNE NE DİYOR? "İsrail, Türkiye'nin bölgesel güç olmasından endişe duyuyor" bu haber
  • Cumhuriyet İsrail ne diyor? 04:00

Gündem haberleri

Tümü