sondakika.com
Son Dakika

Hasan Alpargün Apartmanı davasında gerekçeli karar açıklandı: 'Mahkeme kendi raporu ile çelişiyor'

6 Şubat depremlerinde yıkılarak 96 kişiye mezar olan Hasan Alpargün Apartmanı Davasında gerekçeli karar açıklandı. Dava avukatı karara tepki gösterdi.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Adana’nın Çukurova ilçesinde bulumasına karşın Kahramanmaraş merkezli ilk depremde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’na ilişkin davada istinaf mahkemesinin gerekçeli kararı açıklandı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, Adana 12.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 96 kişinin ölümünden sorumlu tutulan müteahhit Hasan Alpargün hakkında verdiği “Olası Kast ile birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme” hükmünü bozdu. Mahkemenin, kararı bozmaya yönelik gerekçesinde “Yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngörmesi gereken sanığın meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasından dolayı olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı” ifadeleri yer aldı ‘AÇIK ÇELİŞKİLER VAR’ Gerekçeli kararın açıklanması sonrası kayıp yakını ve dava avukatı Beşir Ekinci gazetemize konuştu. Kararın dosyanın kapsamını, teknik delillerin ağırlığını ve 96 insanın yaşamını yitirdiği bu olayın vahametini karşılamaktan uzak olduğunu söyleyen Av.

Ekinci, “Kararın gerekçesi hukuki denetime elverişli olacak ölçüde yeterli olmadığı gibi, kendi içerisinde de açık çelişkiler barındırmaktadır” dedi. ‘ATIF YAPILAN RAPORLA ÇELİŞİYOR’ Kararı bozan dairenin, Konya Teknik Üniversitesi’ndeki akademisyenler tarafından hazırlanan bilirkişi heyetinin tespitlerini kabul ettiğini söyleyen Av. Ekinci, “Atıf yapılan o rapor; binanın taşıyıcı sistem tasarımının, imalatının ve denetiminin deprem davranışına cevap verecek şekilde yapılmadığını, mimari ve betonarme projeler ile fiilî imalatın birbiriyle uyuşmadığını, beton ve donatının gerekli özellikleri taşımadığını, sanığın asli kusurlu olduğunu ve sanığın eylemleriyle meydana gelen ölümler arasında illiyet bağı bulunduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın sanığın olası kast ile değil, bilinçli taksir ile hareket ettiği sonucuna varılıyor” ifadelerini kullandı. ‘HUKUK DIŞI VURGULAMA’ Verilen kararda olası kast bakımından kanunda aranmayan “arzulama” ölçütüne yer verilmesinin de hukuken kabul edilemez olduğunu vurgulayan Av.

Ekinci, “Olası kastta aranan, ölüm neticesinin özellikle arzulanması değil; öngörülen neticenin göze alınması ve kabullenilmesidir. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki bütün delilleri doğrudan değerlendirerek önce oy çokluğuyla, bozma sonrasında ise oy birliğiyle iki kez olası kast hükmü kurmuş ve bunun nedenlerini ayrıntılı biçimde açıklamıştır” dedi.

İstinaf dairesinin de maddi olayın gerçekleşme şekli konusunda ilk derece mahkemesiyle görüş ayrılığı bulunmadığını açıkça belirtmediğini anımsatan Av. Ekinci, sözlerine şöyle devam etti: ‘YARGITAY’A TAŞIYACAĞIZ’ “İstinaf dairesi buna karşın ilk derece mahkemesinin yerinde ve güçlü hukuki gerekçelerini karşılamadan suçun niteliğini değiştirmiştir. Ben bu dosyada yalnızca bir avukat değilim; 6 Şubat depremlerinde ailemden dört kişiyi kaybetmiş bir depremzedeyim.

Biz cezanın yalnızca miktarının değil, işlenen fiilin gerçek hukuki adının peşindeyiz. Bu kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıyacağız. Sürecin sonuna kadar takipçisi ve ısrarcısı olacağız.

Bu dosyada olası kast hükmü iki kez kuruldu. Bu kararı alabileceğimizi gösterdik; yeniden alacağız. Depremde kaybettiğimiz canlar için adalet sağlanıncaya kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü