Sosyal medyada ve kulaktan kulağa yayılan "her incirin içinde ölü bir yaban arısı bulunur" iddiası, doğadaki gerçek bir biyolojik süreçten besleniyor ancak uzmanların aktardığı bilimsel detaylar, tüketilen ticari incirler ile yabanıl türler arasındaki farkı ortaya koydu.
Doğal ortamında yetişen bazı incir türleri, üreyebilmek için Agaonidae familyasına mensup incir arılarına ihtiyaç duyuyor. İnsanları sokmayan ve boyutları bir santimetreden küçük olan bu özel arılar, meyvenin iç yapısına girerek tozlaşmayı sağlıyor. Arıların üreme alanına kavuştuğu, incir ağacının ise polenlerini yaydığı bu ilişki, biyolojide mutualizm (karşılıklı yarara dayalı yaşam) olarak adlandırılıyor.
Marketlerde ve pazarlarda satılan incirlerin büyük bir kısmı ise bu süreçten bağımsız olarak üretiliyor. Mission ve Brown Turkey gibi yaygın tüketilen kültür incirleri "partenokarpik" özelliğe sahip. Bu özellik sayesinde meyveler, arı tozlaşmasına gerek kalmadan olgunlaşabiliyor.
Tozlaşma için arıya ihtiyaç duyan incir türlerinde ise böcek vücudu meyvenin salgıladığı doğal enzimler sayesinde tamamen ayrışarak organik yapıya karışıyor. İncir tüketirken hissedilen çıtır dokunun arı kalıntısı değil, meyvenin kendi tohumları olduğu belirtildi.