1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla HEVİ LGBTİ+ Derneği, Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) ve 10 Ekim Barış Derneği ardı ardına açıklamalarda bulundu.
Küresel çatışmaların, bölgesel savaşların ve hak ihlallerinin hedef alındığı metinlerde; barışın yalnızca silahların susması değil, adalet, eşitlik, demokrasi ve toplumsal hakların tanınmasıyla inşa edilebileceği vurgulandı.
HEVİ LGBTİ+: "LGBT+'lar olmadan kapsayıcı barış kurulamaz"
Kuruluşunun 13. yılını kutlayan HEVİ LGBTİ+ Derneği, barışı sadece askeri çatışmaların bitmesi olarak değil; tüm kimliklerin, dillerin ve cinsel yönelimlerin eşit yaşam hakkı olarak tanımladı.
Gazze, Ukrayna, Sudan ve Suriye’deki savaşların toplumun en kırılgan kesimlerini etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, LGBTİ+’ların çatışma ortamlarında katmerli şiddete maruz kaldığı ifade edildi. Kürt meselesinin çözüm sürecine de değinen dernek; kayyım politikalarının son bulması, anadilde yaşamın güvenceye alınması ve ayrımcılığın yasal olarak engellenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Ahmet Yıldız, Hande Kader ve Roşin Çiçek anılarak, "LGBTİ+’lar olmadan kapsayıcı bir barış kurulamaz" mesajı verildi.
EŞİK: "Savaş bahanesi ile haklar gasp edilemez"
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) yaptığı açıklamada, son bir yılda savaşların ve derinleşen eşitsizliklerin kadın ve çocukların hayatlarını yıkmaya devam ettiğini belirtti.
Afganistan’dan Gazze’ye, Suriye’den Ukrayna’ya kadar geniş bir coğrafyadaki çatışmalara işaret eden EŞİK, kadınların hem otoriter rejimlerin baskısı hem de emperyalist müdahalelerin kıskacında olduğunu vurguladı. Kadın haklarının savaş gerekçesi yapılmasına da, savaş bahanesiyle hakların gasp edilmesine de karşı çıktıklarını bildiren platform; militarizme, cinsiyetçiliğe ve ırkçılığa karşı mücadele kararlılığını yineledi.
10 Ekim Barış Derneği: "Gerçek barış adaletle gelir"
10 Ekim Barış Derneği ise 2. Dünya Savaşı'nın başlangıç tarihi olan 1 Eylül'ün tarihsel anlamına dikkat çekerek, savaşların temel sebebinin sermayenin kâr hırsı ve silah sanayisi olduğunu ifade etti. Türkiye’de Kürt sorununa ilişkin yürütülen sürece değinen dernek, silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını; demokratikleşme, kayyım uygulamalarının son bulması ve geçmişle yüzleşmenin şart olduğunu savundu.
10 Ekim 2015 Gar Katliamı’nda yitirilen 104 canı hatırlatan örgüt, katliamların arkasındaki tüm sorumlular açığa çıkarılmadan ve adalet tesis edilmeden kalıcı bir barışın mümkün olamayacağını vurguladı.