Bu diyalog kapsamında Hindistan-AB ilişkileri ve Serbest Ticaret Anlaşması dahil Kapsamlı Stratejik Gündem ve Antalya'da düzenlenecek olan COP31'e Hindistan'ın yaklaşımı üzerine iki panel yapıldı. Birinci panelde Hindistan-AB ilişkilerindeki son gelişmeleri, özellikle Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması'nı ele alındı. Kıdemli İPM akademisyeni Mustafa Kutlay, bu STA'nın küresel ticaretteki önemini ve Türkiye üzerindeki olası etkisini ortaya koyarken Hindistan-AB STA'sı şekillenirken hem Hindistan'ın hem de Türkiye'nin daha yakın ticaret ve iş dünyası etkileşiminden kazanım sağlayabileceğini savundu. Jawaharlal Nehru Üniversitesi Avrupa Araştırmaları Profesörü Prof.
Ummu Salma Bava, AB'nin Hindistan'ı güvenilir uzun vadeli bir ortak olarak görmeye başlamasıyla birlikte istikrarlı bir yeniden yapılanmanın yaşandığını belirterek Hindistan-AB ilişkilerinin kademeli olarak genişlemesini ayrıntılı biçimde ele aldı. Bu süreç, Ocak 2026'da Yeni Delhi'de düzenlenen 16. Hindistan-AB Zirvesi'nin STA'nın yanı sıra Güvenlik ve Savunma ile İş Gücü Hareketliliği alanlarındaki anlaşmaları da kapsayan çığır açıcı kazanımlarına zemin hazırladı.
İkinci panelde ise Hindistan'ın yaklaşımı ve beklentileri dahil olmak üzere yaklaşan COP31'in hedeflerini ve olası sonuçlarını ele alındı. TERI (Enerji ve Kaynaklar Enstitüsü) Genel Direktörü Dr. Vibha Dhawan, iklim finansmanının ele alınması gereken kritik bir etken olmaya devam ettiğini vurgulayarak gelişmekte olan ülkelere sunulan faiz oranlarının en azından diğer ülkelere teklif edilenlerle aynı düzeyde olması çağrısında bulundu.
Ayrıca iklim değişikliği taahhütleri doğrultusunda ülkeler arasında teknolojilerin ortak geliştirilmesi ile bilgi ve kaynakların paylaşılması gerektiğini de özellikle vurguladı. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Araştırma Başkanı Hasan Aksoy ise Türkiye'nin COP31'e yaklaşımını ve ülkenin iklim değişikliği çabalarında karşılaştığı güçlükleri ayrıntılı biçimde aktardı.