Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, Türkiye’nin Avrupa otomotiv üretim ekosistemindeki konumunun korunması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin “Made in EU” tanımı içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Martinet, aksi durumda üretim maliyetlerinin ve buna bağlı olarak otomobil fiyatlarının artabileceği uyarısında bulundu. “Talebe göre üretim yapacağız” HaberTürk’ten Yiğitcan Yıldız’ın haberine göre Hyundai, 250 milyon Euro yatırımla tamamen elektrikli Ioniq 3’ün seri üretimine İzmit’te başladı.
Böylece Togg’un ardından Türkiye’de küresel bir otomotiv üreticisi tarafından yüzde 100 elektrikli bir binek otomobilin üretimi de başlamış oldu. İzmit fabrikasında ilk aşamada yılda 30 bin Ioniq 3 üretilecek. Türkiye’de üretilen model, 40’tan fazla ülkeye ihraç edilecek.
Fabrikada gelecek yıldan itibaren hibrit güç aktarma sistemlerinin de üretileceğini kaydeden Martinet, böylece tesisin farklı motor teknolojilerine aynı anda cevap verebilecek bir üretim merkezine dönüşeceğini ifade etti. Martinet’e göre otomotiv sektöründeki en büyük belirsizliklerden biri, elektrifikasyonun ne kadar hızlı ilerleyeceği. Martinet, bu nedenle İzmit fabrikasında esnek bir üretim stratejisi benimsendiğini söyledi.
Elektrikli araç talebinin yükselmesi halinde daha fazla Ioniq 3 üretilebileceğini belirten Martinet, “Talebin daha düşük kalması durumunda içten yanmalı ve hibrit modellere ağırlık verebiliriz. Bu yaklaşım bize hem üretim hem de maliyet yönetiminde önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. “Türkiye Avrupa’nın dışında düşünülmemeli” Martinet’in üzerinde durduğu konulardan biri de Avrupa’da gündemde olan “Made in Europe” yasa taslağı oldu.
Türkiye’nin Avrupa’nın önde gelen üretim ortaklarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Martinet, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki otomotiv ticaretinin dengeli yapısına ve 30 yılı aşkın süredir devam eden Gümrük Birliği’ne dikkat çekti. Martinet, Türkiye’nin “Made in Europe” yaklaşımının dışında bırakılmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, 'Made in EU' tanımı içinde kalmalı. Eğer dahil edilmezse, bunun herkes için kazan-kazan değil, kaybet-kaybet durumu yaratacağını düşünüyorum.
Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması halinde alternatif senaryolar gündeme gelebilir. Ancak böyle bir durumda yalnızca bir otomobilin üretim yerinin değiştirilmesinden söz edilemez. Fabrikanın çevresinde tedarikçileri ve onların tedarikçilerini de kapsayan büyük bir üretim ekosistemi bulunuyor.
Dolayısı ile, Türkiye’de üretilebilecek bazı modellerin Avrupa’da üretilmek zorunda kalması maliyetleri artırabilir, bu durum otomobil fiyatlarına da yansır” Avrupa’da üçüncü büyük pazar Türkiye Türkiye’nin Hyundai açısından öneminin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını belirten Martinet, ülkenin satış tarafında da Avrupa’nın en önemli pazarlarından biri haline geldiğini söyledi. Martinet’in verdiği bilgiye göre Türkiye, Almanya ve İngiltere’nin ardından Hyundai’nin Avrupa’daki en büyük üçüncü pazarı konumunda bulunuyor.