İBB davasında 9 Mart’ta başlayan ve tutuklu isimlerin savunmalarını yaptığı ilk celse 8 Temmuz’da tamamlandı. Yargılama 107’si tutuklu 402 sanıkla başlarken Beyoğlu dosyasının ana davayla birleştirilmesiyle tutuklu sayısı 110’a, sanık ise 414’e yükseldi. İlk celsenin en dikkat çeken başlıklarından biri, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren dört sanığın mahkeme huzurunda bu beyanlarından geri dönmesi oldu.
Sanıkların savunmalarında anlattığı ve soruşturma aşamasındaki ifade alma işlemleri de tartışma konusu oldu. Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltında çıplak aramaya maruz bırakıldığını, savcılık sürecinde baskı gördüğünü öne sürdü. Türker’in iddialarının ardından İçişleri Bakanlığı konu hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.
SÜRE KISITLAMASI İlk celsenin son günlerinde ise savunma hakkına yönelik süre kısıtlaması tartışma yarattı. Mahkeme başkanı, Murat Ongun’un avukatlarının savunmalarını belirlenen takvim içinde tamamlamasını istedi. Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, müvekkilinin iddianamede 64 ayrı eylemden sorumlu tutulduğunu belirterek savunmasının kısa tutulmasının istenmesine itiraz etti.
Benzer şekilde Fatih Keleş’in avukatlarının savunmalarına da süre sınırı getirildi. İmamoğlu ise süre sınırlamasına tepki gösterdi. Tartışmanın büyümesi üzerine İmamoğlu, CMK’nin 203. maddesi uyarınca duruşma salonundan çıkarıldı.
Murat Ongun ve Fatih Keleş’in eksik kalan avukat savunmalarının tamamlanmasının ardından savunma sırası İmamoğlu’na geldi. Süre kısıtı tartışmaları sürerken hâkim, İmamoğlu’nu bir kez daha salondan çıkarma kararı verdi. Mahkeme tutanağına ise İmamoğlu’nun “susma hakkını kullandığı” yazıldı.
İmamoğlu ilk celseyi savunma yapamadan kapattı. İkinci celse öncesindeki son tutukluluk incelemesi ise 6 Ağustos’ta yapıldı. 53 tutuklu sanığın tamamının tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Hiçbir sanık hakkında tahliye kararı çıkmadı.