sondakika.com
Son Dakika

İHD: Darbelere karşı demokrasiyi savunuyoruz

İHD İstanbul Şubesi, 12 Eylül darbesinin 46. yılında yaptığı açıklamada, 1982 Anayasası’nın halen yürürlükte olduğuna dikkat çekerek demokratik ve çoğulcu bir anayasa, onarıcı adalet mekanizmaları ve hak ve özgürlükler alanında kapsamlı düzenlemeler çağrısı yaptı.

Fotoğraf: Bianet

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, darbe bildirisinin okunduğu İstanbul Beyoğlu’ndaki TRT Radyo binası önünde açıklama yaptı.

“12 Eylül darbesinin 46. yılında darbelere karşı demokrasiyi savunuyoruz” pankartının taşındığı açıklamada basın metnini İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy okudu.

Ersoy, 12 Eylül darbesinin ardından ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığını belirterek, darbe sonrasında hazırlanan 1982 Anayasası’nın halen yürürlükte olduğuna dikkat çekti.

“OHAL uygulamalarının birçoğu varlığını sürdürüyor”

Türkiye’de olağanüstü hal (OHAL) dönemlerinde hayata geçirilen birçok uygulamanın kalıcılaştığını söyleyen Ersoy, şöyle konuştu:

“OHAL uygulamalarının birçoğunun halen varlığını sürdürdüğü ve birçok insan hakları ihlalinin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’yi 2002 yılından bu yana kesintisiz olarak yöneten AKP hükümeti darbelere karşı olduğunu ve sivil bir anayasa yapılması gerektiğini sürekli olarak vurgulamasına rağmen bu yönlü bir tavır ortaya koymak bir yana, anayasa hükümlerine uymaktan imtina etmiş, çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle demokratik ortamın daha da daralmasına yol açan pratik içerisinde olmuştur.”

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) hatırlatan Ersoy, binlerce kamu görevlisinin ihraç edildiğini, belediyelere kayyım atandığını ve OHAL döneminde çıkarılan düzenlemelerin daha sonra yasalaştırıldığını söyledi.

“Geçici olağanüstü hal, kalıcı ve sürekli bir duruma dönüşmüştür. Darbe girişimi sırasında ve sonrasında yapılan yasal değişiklikler ile demokrasiyi tahkim etmek yerine otoriter rejim inşası tercih edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Ersoy, Türkiye’de otoriterleşmenin artmasıyla birlikte Kürt meselesinin de uzun yıllar “inkarcı ve güvenlikçi” bir yaklaşımla ele alındığını söyledi.

Geçmişte sorunun demokratik yollarla çözümüne yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirten Ersoy, Ekim 2024’te başladığını ifade ettiği yeni sürecin ise farklı gelişmelere sahne olduğunu kaydetti.

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrının ardından PKK’nin kendisini feshettiğini hatırlatan Ersoy, TBMM’de siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmasını, komisyon raporunun kamuoyuna açıklanmasını ve “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesini, eksikliklerine rağmen Kürt meselesinin çözümü açısından önemli gelişmeler olarak değerlendirdi.

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci” devam ederken muhalefet partilerine yönelik baskıların da arttığını söyleyen Ersoy, İHD’nin tüm antidemokratik uygulamalara karşı olduğunu belirtti.

Demokratik ve çoğulcu bir anayasa ihtiyacının sürdüğünü kaydederek, yeni bir anayasa yapılabilmesi için öncelikle temel hak ve özgürlükler alanında adımlar atılması gerektiğini ekledi.

“Cuntacılar tarafından hazırlanan bir anayasa ile yönetilen Türkiye’nin gerçek anlamda demokratik ve çoğulcu bir anayasaya olan ihtiyacı gün gibi ortadadır” diyen Ersoy, şöyle devam etti:

“Ancak devlet bu ülkede yaşayan halklar ve inançlar ile ‘barışmadan’, demokratik bir anayasa yapmak da pek olası görünmemektedir. Bu kapsamda ifade özgürlüğü, protesto hakkı, medya özgürlüğü, seçmen iradesine saygı, ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarına saygı, yargı bağımsızlığı konularında gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapıldıktan sonra sivil bir anayasa hazırlanmalıdır.”

Onarıcı adalet ve hafıza mekanları çağrısı

Ersoy, darbeciler ve darbe döneminde işlenen suçlarla ilgili etkin yargısal süreçlerin sürdürülmesi, mağdurların zararlarının giderilmesi ve onarıcı adalet mekanizmalarının kurulması çağrısı yaptı.

Diyarbakır Hapishanesi gibi darbe döneminin simge mekanlarının tarihsel gerçeklere uygun hafıza mekanlarına dönüştürülmesi gerektiğini de belirten Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalara son verilmesini, çatışma çözümü girişimlerinin yanında demokratikleşme adımlarının atılmasını ve pozitif barışın sağlanması gerektiğini vurguluyor, bunun mücadelesini vereceğimizi yineliyoruz.”

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü