Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemindeki makam aracı uygulamasına ilişkin davanın ilk duruşmasını Silivri’de yaptı.
Savcılık, İmamoğlu’nun ortağı olduğu İmamoğlu İnşaat’a ait aracın makam aracı olarak kullanıldığı dönemde yakıt, lastik, bakım ve onarım giderlerini belediyenin karşılaması nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçunun oluştuğunu öne sürüyor. İddianamede, bu harcamalar nedeniyle 122 bin 305 lira 70 kuruş kamu zararı oluştuğu öne sürülüyor. Savcılık, İmamoğlu için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istiyor.
12 sanıklı davada İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile YENİ Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş da yargılanıyor.
İmamoğlu, aynı gün İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin İBB davasındaki oturumuna katıldıktan sonra Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki 4 No’lu duruşma salonuna geçti.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve çok sayıda yurttaş duruşmayı izledi.
Salon dolunca jandarma girişleri kapattı. İmamoğlu’nun yanı sıra sekiz tutuksuz sanığın da bulunduğu duruşmada hakim, kimlik tespitinin ardından iddianamenin özetini okudu.
İmamoğlu, savunmasına 9 Mart 2026’dan bu yana 100’üncü kez duruşmaya çıktığını söyleyerek başladı.
ANKA Haber Ajansı’nın aktardığına göre, davayı kendisine yönelik yargı süreçlerinin siyasi bir parçası olarak nitelendiren İmamoğlu, “Bana yönelik yürütülen yargı saldırısının sebebi olarak doğmuş siyasi davalardan bir tanesindesiniz ne yazık ki” dedi.
İmamoğlu, yargının siyasetten bağımsız olması gerektiğini savundu ve sözlerinin yalnızca kendi tutukluluğuna ilişkin olmadığını söyledi.
⚖️ ‘Makam aracı’ davası başladı
🗣️ Ekrem İmamoğlu: “Absürt davalarla yargının yorulmasını istemiyorum”https://t.co/YAM6KwagKR pic.twitter.com/3O0sVzNokv — bianet (@bianet_org) September 22, 2026
“Aracı belediyeye bedelsiz tahsis ettim”
İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde belediyenin kiraladığı makam aracının maliyetini yüksek bulduğunu ve bunun yerine şirketine ait aracı belediyeye bedelsiz tahsis ettiğini anlattı.
Davanın bu işlemden kaynaklandığını belirten İmamoğlu, “Benim aracım varsa milletin parasını neden makam aracına harcayayım ya da makama hizmet aracına harcayayım?” dedi.
İmamoğlu, kendi aracını kullandığı için belediyenin araç kiralama giderinden kurtulduğunu savundu. Ortağı olduğu ve şu anda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yönettiğini söylediği şirketin de dava konusu yakıt ve diğer giderler için faiziyle birlikte yaklaşık 215 bin lirayı belediyeye ödediğini belirtti.
“Bir litre benzinin hesabını da veririm, bir lastiğin hesabını da veririm. Çünkü kamu görevlisine milletin tek kuruşunun dahi hesabı sorulmalıdır” diyen İmamoğlu, belediye başkanlığı görevini “zenginleşmenin, gösterişin veya ayrıcalığın adresi” olarak görmediğini söyledi.
Ekrem İmamoğlu’nun ortakları arasında yer aldığı şirkete el konuldu
İmamoğlu, İBB Başkanlığı döneminde de kendi aracını makam aracı olarak kullandığını ve yakıt giderlerini kendisinin karşıladığını söyledi.
İBB iştirakleri KİPTAŞ ve İGDAŞ’ın 2015 ve 2017’de birer zırhlı Mercedes S 600 aldığını anlatan İmamoğlu, bu araçları çok az kullandığını ve daha sonra satılmalarını istediğini belirtti.
İmamoğlu, Beylikdüzü dönemindeki tercihini de kamu harcamalarını azaltma amacıyla yaptığını savundu:
Bir zamanlar bu sorumluluk gereği belediyeye makam aracı kiralamamak için kendi aracımı kullanıyordum, bugün o makam aracının hesabını vermek için ne yazık ki sizin karşınızda sanık kürsüsünde, Silivri’deyim.
İmamoğlu, savunmasının ilerleyen bölümünde tutuklu yargılamalara da değinerek “Bütün siyasi tutsaklar serbest kalsın ve yargılanacak insanlar tutuksuz yargılansın bu cennet vatanda” dedi.
Kendisini ‘siyasi tutsak’ olarak tanımlamayanlara da yanıt veren İmamoğlu, “Gerçi bazıları beni siyasi tutsak olarak görmüyormuş ama bununla övünen zihniyet, ancak ve ancak özgürlüğü saraya yakınlıkla ölçen zihniyettir” dedi.
İstinaf kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Eylül’de Euronews’e verdiği röportajda İmamoğlu’na ilişkin “Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil” demişti.
İmamoğlu, dosyanın hazırlanma sürecini, müfettişi ve iddia makamını da eleştirdi; hakkında yürütülen inceleme ve davaların siyasi amaç taşıdığını savundu.
Davanın “hukuki bir hata diye adlandırılacak kadar basit olmadığını” savunan İmamoğlu, mahkemenin vereceği kararın “yargı düzenine vurulan yeni bir balyoz olmamasını” istedi.
Vereceğiniz kararın zaten ağır yaralar almış yargı düzenimize vurulan yeni bir balyoz olmamasını temenni ediyorum. Bu absürt davalarla yargının yorulmasını istemiyorum. Bunu yapanları tekrar kınıyorum. Millet şahidimdir. Geride bırakacağım hiçbir soru işareti yoktur. Dünya tarihinde ve Türkiye tarihinde bu kadar didik didik edilen, ailesiyle, kendisiyle bu kadar zalimlikle yüzleştirilen bir insan yoktur ama Yaradan’a şükür ki bunu yapandan bin kat daha dimdik ayaktayım. –Ekrem İmamoğlu