sondakika.com
Son Dakika

İspanya’da orman yangınlarını önlemede yeni umut: Avrupa bizonları

İspanya tarihi bir yangın dalgasıyla boğuşurken, Rewilding Spain’in çalışması Avrupa bizonunun çalılıkları azaltarak ormanları yangına daha dirençli kılıp kılmayacağını inceliyor. Varsayım umut verici, ancak daha çok araştırma şart.

Fotoğraf: Euronews

İspanya tarihinin en kötü orman yangını krizlerinden birini yaşıyor ve iklim değişikliği giderek daha şiddetli ve kontrolü zor yangınları körüklerken, bilim insanları ve çevre yöneticileri riski azaltmanın yeni yollarını arıyor. Bu yollar arasında dikkat çekici bir öneri öne çıkıyor: Avrupa bizonu gibi büyük otoburları geri getirerek, alevleri besleyen çalılık ve yabani otları kontrol altında tutmalarını sağlamak.Fikir basit bir ilkeye dayanıyor: Ormanda yanıcı madde ne kadar az olursa, yangınların yayılması o kadar zorlaşır. Ancak araştırmacılar, bu türün bu rolü ne ölçüde üstlenebileceğini söylemek için henüz erken olduğu uyarısında bulunuyor ve hiçbir koşulda geleneksel orman yönetimi çalışmalarının yerini alamayacağının altını çiziyor.Bu hipotezi destekleyen argümanlardan biri, hayvanın beslenme şekli.

2008 yılında Avrupa Bizonu Rezervi ve Yorumlama Merkezi’ni kuran veteriner Fernando Morán, birkaç yıl önce Euronews’e şunu anlatmıştı: “Hayvanın özelliklerinden biri, odun, çalılık, çalılar, ağaçsı bitkiler, yapraklar ve dallar gibi yanıcı malzemeleri yemesi (...). Kimse bunları yemediği ya da ortadan kaldırmadığı takdirde yanmaya müsaitler.”Morán sözlerine şöyle devam ediyordu: “Yemediğini de ya ezerek ya da başıyla vurarak parçalıyor.” Bu nedenle, onun “doğanın görevlendirdiği doğal bir itfaiyeci, ya da vahşi bir itfaiyeci” olduğunu savunuyor.İspanya’da öncü bir proje, Avrupa’da büyüyen bir ağBu amaçla Rewilding Spain, bu yıl ocak ayında Guadalajara’daki El Recuenco’da, Bask Üniversitesi, Manchester Üniversitesi ve Danimarkalı araştırma merkezi Econovo ile işbirliği içinde öncü bir araştırma projesi başlattı. Dokuz Avrupa bizonu, Akdeniz ormanından oluşan 400 hektarlık bir alanda burada yaşıyor; bilim insanları hayvanların İber ekosistemine nasıl uyum sağladığını ve odunsu bitki örtüsü üzerindeki etkilerini inceliyor.Kuruluşun açıklamasına göre çalışma, bu türün ekosistemlerin restorasyonunda ve “yangınlara ve iklim değişikliğinin diğer etkilerine karşı daha dirençli ormanlar” oluşturulmasında üstlenebileceği role dair yeni veriler üretmeyi amaçlıyor, diye belirtmişti (kaynak İspanyolca) kuruluş, projeyi duyururken.Bu amaçla hayvanlar GPS cihazlarıyla izleniyor; araştırmacılar ise beslenme düzenlerini, stres seviyelerini ve bitki örtüsünün yapısında meydana getirdikleri değişiklikleri analiz ediyor.Her durumda, Avrupa bizonunun yeniden doğaya kazandırılması, Avrupa kıtasının farklı bölgelerine yayılan bir yeniden doğallaştırma stratejisinin parçası; bu stratejinin iki hedefi var: bozunmuş ekosistemleri onarmak ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılıklarını güçlendirmek, aynı zamanda kırsal topluluklar için yeni kalkınma fırsatları aramak.Projelerin yaklaşımı farklı olsa da hepsi aynı temel varsayımdan yola çıkıyor: büyük otoburların peyzajın şekillenmesinde geçmişte üstlendiği ekolojik rolü geri kazandırmak.Rewilding Spain’in aktardığına göre, “rewilding”, “yeniden doğallaştırma” veya “yeniden yabanlaştırma” olarak da bilinen yaklaşımın en ileri örneklerinden biri Birleşik Krallıkta.

Wilder Blean projesi, eski bir ormanın doğal işleyişini yeniden kurmak için Avrupa bizonlarını, midilli atları, sığır ve domuz gibi diğer türlerle birlikte alana dahil ediyor. Girişim, ekolojik yönetimi ekoturizm, çevre eğitimi ve istihdam yaratma faaliyetleriyle birleştirerek, doğanın geri kazanılmasının bölgeye ekonomik açıdan da olumlu yansımasını hedefliyor.Diğer ülkelerde ise öncelikler farklı. Almanya, Batı Avrupa’daki az sayıdaki özgürce yaşayan bizon popülasyonlarından birine ev sahipliği yaparken, türün 20. yüzyılda vahşi doğada yok olmasının ardından yeniden toparlanmasının beşiği olan Polonya, sürülerinin genetik çeşitliliğini artırmak, yayılış alanlarını genişletmek ve tarım ile ormancılık faaliyetleriyle daha iyi bir birlikte yaşamı geliştirmek için çalışıyor.Bizonlardan çok daha fazlasıBitkisel yakıtı azaltmak için hayvanlardan yararlanma fikri yalnızca İspanya’ya özgü değil.

Dünya Ekonomik Forumu’nun internet portalında yayınlanan (kaynak İspanyolca) ve Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacıların çalışmasına dayanan bir makale, memelilerin, kuşların ve hatta böceklerin yangınlarla mücadelede müttefik olabileceğini, ağaç ve çalıların yanmaya en yatkın kısımlarını tüketerek yangınları önlemeye katkı sağlayabileceğini vurguluyor.Metin ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nde, çevresini saran yanıcı bitki örtüsünü tüketerek kompleksi korumaya yardımcı olan 500 keçilik bir sürünün Ronald Reagan Başkanlık Kütüphanesi’ni nasıl koruduğunu da hatırlatıyor.Yangınların önlenmesinin ötesinde, bu proje daha kapsamlı bir ekolojik iyileştirme stratejisinin parçası. Rewilding Spain’in İletişim Sorumlusu Lidia Valverde, bu yaklaşımı El Salto’ya verdiği demeçte şöyle özetlemişti: “Rewilding, klasik koruma anlayışını tamamlayan yenilikçi bir perspektif. Temelinde, yalnızca sahip olduğumuz doğayı korumanın yetmediği; ekosistemlerde kaybolmuş parçaları geri koymamız gerektiği fikri yatıyor ki doğa yeniden dengesine kavuşabilsin.”Kıtanın en büyük vahşi kara memelisi olan Avrupa bizonu, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından ortadan kaybolana kadar Avrupa’nın büyük bölümünde otlaklarda dolaşıyordu.

Kantabria’daki Cabárceno Doğa Parkı’nın açıklamasına (kaynak İspanyolca) göre, bugün mevcut yabani popülasyon, “hayvanat bahçelerinde korunan birkaç safkan örnekten” türemiş durumda.Ziyarete açık olan ve İber Yarımadası’ndaki bu hayvanın az sayıdaki örneklerinden bazılarını barındıran park, türün genetik çeşitliliğini korumayı hedefleyen Avrupa çapındaki üreme programlarına yıllardır katkı sağlıyor.Genetik: türün başının üzerindeki olası Demokles’in kılıcıAncak tam da yeniden doğaya kazandırılma sürecinin tarihi, türün herhangi bir genişleme girişiminin karşılaştığı başlıca zorluklardan birini de açıklıyor. Avrupa Bizonu Rezervi ve Yorumlama Merkezi’nin hatırlattığı (kaynak İspanyolca) üzere, bugün yaşayan tüm bireyler yalnızca “12 kurucu bireyden” geliyor; bu dar genetik temel, türün uzun vadede yaşayabilirliğini güvence altına almak için üreme programlarının son derece dikkatli yönetilmesini zorunlu kılıyor.Buna başka soru işaretleri de ekleniyor. Rewilding Spain’in çalışması, nihai sonuçlara varmadan önce hem olumlu etkileri hem de bölge üzerindeki olası etkileri değerlendirmeyi hedefliyor.

Ayrıca bizonların varlığının, odun üretimi, avcılık veya mantar toplama gibi geleneksel orman kullanımlarıyla bir arada sürdürülebilip sürdürülemeyeceğini de ortaya koymaya çalışıyor.Şimdilik araştırmacılar kesin yanıtlar olmadığını vurguluyor. Hipotez umut verici, ancak daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var. Giderek daha aşırı orman yangınlarına maruz kalan bir İspanya’da, Avrupa bizonu manzarayı korumaya yönelik araçlardan birine dönüşebilir; ancak bilim, yangınların önlenmesine ne ölçüde katkı sağlayabileceğini tam olarak belirlemek için hâlâ çalışıyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Dünya haberleri

Tümü