Mamdani'nin, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle hakkında tutuklama emri çıkardığı Netanyahu için "Yeri Lahey" şeklindeki açıklamasının ardından tartışmalar sürüyor.
Başta Netanyahu olmak üzere İsrailli yetkililer New York Belediye Başkanı Mamdani’yi eleştirirken, son olarak İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, BM Genel Merkezi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, Mamdani’yi New York’ta "Yahudi karşıtı bir hava oluşturmakla" suçladı.
Danon, Netanyahu’ya karşı New York'ta yapılacak protestoları "kışkırtma" olarak niteleyerek, "Eğer biri tutuklanmalıysa, bu kışkırtma nedeniyle Mamdani olmalı." şeklinde konuştu.
AA muhabirinin, İsrailli yetkililerin Antisemitizmi İsrail’i eleştirilere karşı kalkan olarak kullanıp kullanmadıkları yönündeki sorusuna ise Danon, İsrail’de "demokrasi" olduğunu iddia ederek eleştirileri kaldırabileceklerini öne sürmekle yetindi.
Danon’un, Netanyahu’ya karşı, ABD’de ifade özgürlüğü bağlamında anayasal bir hak olan barışçıl protestolar yapılacak olmasını eleştirmesi ise dikkati çekti.
Netanyahu'nun uçağı bu yıl New York'a değil New Jersey'e inecek
BM 81. Genel Kurulu için New York’a gelecek Netanyahu’nun bu yıl uçağının, alışılmışın aksine New York JFK Havalimanı yerine New Jersey’deki Newark Havalimanı’na inecek olması, bazı kesimlerce Mamdani’nin Netanyahu’nun tutuklanması gerektiği yönündeki açıklamalarıyla bağlantılandırıldı.
İsrail medyasına konuşan İsrailli güvenlik yetkililerinin, Mamdani’nin Netanyahu’nun "Siyon Kanadı" adlı uçağının JFK’de kalmasını engelleyebileceğinden endişe ettiklerini dile getirdiği aktarıldı.
İsrail merkezli Walla haber sitesinin ABD’li bir siyasi kaynağa dayandırdığı haberinde, durumun mevcut ziyaret sırasında uçağın güvenliği ve nereye park edileceği konularında havalimanı yönetimiyle yürütülen müzakerelerden ibaret olduğu savunuldu.
Ancak aynı kaynak, İsrail Başbakanlık Ofisi ile Netanyahu’nun şahsi koruma ekibinden oluşan bir grubun, ön hazırlıkları yapmak ve ziyaretin detaylarını netleştirmek üzere bir hafta önceden ABD’ye geldiğini ve Netanyahu’nun ziyareti sırasında Amerikan Gizli Servisinin "olağanüstü seviyede" katılım göstereceğini aktardı.
Netanyahu konuşurken protestolar bekleniyor
Netanyahu’nun ziyareti sırasında New York sokaklarında büyük katılımlı kitlesel protestolar bekleniyor.
Filistin Gençlik Hareketi New York Şubesi, Netanyahu'yu protesto etmek için BM binasının kapısına doğru yürüyüşe hazırlanırken, Filistin yanlısı ve savaş karşıtı çeşitli koalisyonlar, Netanyahu'nun konaklaması beklenen otelin önünde ve BM Genel Merkezi yakınlarında gösteriler planlıyor.
New York Belediye Başkanı Mamdani, Netanyahu'ya karşı yapılacak barışçıl gösterilerin ifade özgürlüğü kapsamında bir hak olduğunu belirtmekle birlikte kendisinin gösterilere katılmayacağını, bu hafta şehrin güvenliğiyle meşgul olacağını söyledi.
Ayrıca Netanyahu’nun BM Genel Kurul salonundaki kürsüde konuşma yapacağı sırada, önceki yıllarda olduğu gibi, salondaki birçok ülke delegasyonu üyesinin diplomatik boykot uygulaması amacıyla salonu terk etmesi de beklentiler arasında.
Eylül 2025'teki BM Genel Kurulu toplantısında Netanyahu kürsüye çıkarken onlarca diplomat salonu terk etmiş, bu nedenle konuşma sırasında BM Genel Kurulu salonunun büyük kısmı boş kalmıştı.
Dışarıda da İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı çıkan eylemciler Times Meydanı'nda toplanarak Netanyahu'yu ve ülkesini protesto etmişti.
İsrail Başbakanı, BM Genel Kurulu’na katılmak üzere 23 Eylül Çarşamba günü New York'a gelecek.
Netanyahu’nun 24 Eylül Perşembe günü listedeki son isim olarak 20. sırada Genel Kurul salonunda konuşmasını yapması bekleniyor.
ABD'den bu yıl da Filistin heyetine vize engeli
UCM tarafından özellikle Gazze’deki savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle hakkında tutuklama emri bulunan Netanyahu, BM Genel Kurulu'nda konuşmaya hazırlanırken, halkı soykırımla karşı karşıya bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve heyeti Washington’un vize engeli nedeniyle bu yıl da New York’a gelemiyor.
1947 tarihli BM Merkez Anlaşması (UN Headquarters Agreement) uyarınca üye ve gözlemci ülke temsilcilerinin New York’a girişlerine ABD’nin müdahale etmemesi gerektiği belirtilirken, ABD’nin Abbas ve heyetine iki yıldır vize vermemesi, BM Merkez Anlaşması’ndan doğan yükümlülüklerin ihlal edildiği yönündeki eleştirilere neden oluyor.
Bunun üzerine BM Genel Kurulu, BM 81. Genel Kurul görüşmelerinde Abbas’ın Genel Kurul’a video yoluyla hitap etmesine izin veren özel karar çıkardı.
ABD, İsrail ve Paraguay’ın "hayır" oyuna rağmen BM üyesi 152 ülke, Abbas’ın Genel Kurul’a önceden kaydedilmiş video ile hitap etmesine izin veren karar için "evet" dedi.
Washington yönetimi, ev sahibi ülke statüsünü Filistin yönetimine karşı siyasi baskı aracına dönüştürmekle eleştiriliyor.
UCM’nin Netanyahu hakkında yönelttiği suçlamalar arasında sivilleri aç bırakmayı bir savaş yöntemi olarak kullanmak ve sivillere yönelik saldırıları kasten gerçekleştirmek de bulunurken, Netanyahu kendisine BM kürsüsünde yer buluyor. Ev sahibi ABD’nin, Filistin lideri Abbas’ın Genel Kurul’a katılımını engellemesi ise tepkilere neden oluyor.
UCM, Gazze Şeridi’nde işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında 21 Kasım 2024’te tutuklama emri çıkarmıştı.
UCM Başsavcılığının başvurusu üzerine çıkarılan tutuklama kararı, Roma Statüsü’ne taraf devletlerin yükümlülükleri bakımından bağlayıcı sonuçlar doğuruyor.
Batı ülkelerine "çifte standart" eleştirisi
Bu arada New York’taki uygulama farklılığı, Batı dünyasının sıkça dile getirdiği "kurallara dayalı uluslararası düzen" söylemine dair soru işaretleri oluşturuyor.
Ukrayna krizinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında çıkarılan UCM kararını desteklemek için istihbarat paylaşımından üçüncü ülkelere tutuklama baskısı yapmaya kadar çeşitli mekanizmaları işleten Batılı başkentler ve ABD, konu Netanyahu olduğunda UCM kararlarını tanımama yoluna gitmekle eleştiriliyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları, çeşitli açıklamalarında hakkında UCM tarafından tutuklanma emri çıkarılan Netanyahu’nun yakalanması çağrısında bulunuyor.
ABD’lilerin yüzde 49’una göre Netanyahu tutuklanmalı
ABD’de The Economist ve YouGov tarafından 25-27 Temmuz’da yapılan ankette katılımcıların yüzde 49’u, hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu’nun ABD’de tutuklanması gerektiği görüşünü belirtti.
Ankete katılan 18 yaş üzeri 1559 katılımcının yüzde 49’u, "UCM’nin Netanyahu hakkında tutuklama kararı bulunuyor. Netanyahu, ABD’de tutuklanmalı mı?" sorusuna "Evet" derken, yüzde 27’si "Hayır" cevabını verdi, yüzde 23’ü de kararsız kaldı.
Mamdani: "Netanyahu’nun yeri Lahey"
Mamdani, Netanyahu’nun BM Genel Kurulu toplantıları için New York’a gitmesi halinde UCM’nin tutuklama kararını uygulayıp uygulamayacaklarına ilişkin, "New York şehir yasalarının bize tanıdığı yetkiler çerçevesinde hareket edeceğiz ancak bu amaçla kendi yasalarımızı yazmayacağız." ifadesini kullanmıştı.
New York Belediye Başkanı, "Netanyahu’nun yerinin Lahey olduğunu düşünüyorum. O, UCM tarafından suçlanmış bir savaş suçlusu." değerlendirmesinde de bulunmuştu.
Daha sonra Mamdani, Netanyahu’nun New York’a gelmesi durumunda onu tutuklamaya yönelik bağımsız yasal yetkileri bulunmadığını ancak federal hükümetin bu adımı atması gerektiğini vurgulamış, Netanyahu ve diğer tüm savaş suçlularının New York’ta yerinin olmadığını kaydetmişti.
Netanyahu, bu sözleri üzerine Mamdani’yi "Orta Doğu’daki tek demokrasi olan Yahudi devletinin liderine saldırmakla" suçlamış, UCM’nin ABD ve İsrail vatandaşları üzerinde hiçbir yargı yetkisinin bulunmadığını savunmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump da bu tartışmalar üzerine, sosyal medya hesabından Mamdani’nin ismini vermeden Netanyahu’nun ABD’deyken "hiçbir şekilde tutuklanmayacağı" konusunda paylaşım yapmıştı.