İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre konuyla ilgili dava Kudüs Sulh Mahkemesinde görüldü.
Sanık Yona Schreiber'in, kamu savunma bürosu tarafından görevlendirilen avukatı Idan Gamliel, uzman psikiyatristin olayın "sanığın ruhsal hastalığından kaynaklandığı" sonucuna vardığını ve müvekkilinin hastanede tedavi görmesi gerektiğini savundu.
Mahkeme de iddianamede yer alan eylemleri gerçekleştirdiği tespit edilmesine rağmen söz konusu kişinin olay sırasındaki "ruhsal durumu" nedeniyle bu eylemlerden cezai açıdan sorumlu tutulamayacağına hükmetti.
Sanığın olay sırasında "psikotik durumda olduğu" yönündeki uzman psikiyatrist raporunu kabul eden mahkeme, Schreiber'in psikiyatri hastanesinde tedavi edilmesine karar verdi.
İsrail Başsavcılığı, 36 yaşındaki Schreiber hakkında 7 Mayıs'ta, 28 Nisan'da Kudüs'te Fransız Hristiyan bir rahibeye saldırdığı gerekçesiyle iddianame hazırlamıştı.
İddianameye göre Schreiber, dini kıyafetler içindeki rahibeyi gördükten sonra takip ederek yere sert şekilde itti. Daha sonra yerde yatan rahibeye tekme attı. Saldırıyı engellemeye çalışan bir kişiye de yumruk ve tekmelerle saldırdı.
Schreiber hakkında, dini bir gruba karşı düşmanlık saikiyle bedensel yaralanmaya neden olacak şekilde saldırı ve genel saldırı suçlamaları yöneltilmişti.
Saldırı anları görüntülere yansırken olay, Fransa'da resmi tepkilere ve saldırganın cezalandırılması çağrılarına yol açmıştı.
Fransa'nın Kudüs Başkonsolosluğu saldırıyı "şiddetle" kınayarak saldırganın adalet önüne çıkarılmasını istemişti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barot da 2 Mayıs'ta rahibeyle iletişime geçtiğini ve kendisine desteğini ilettiğini belirterek saldırganın "caydırıcı bir ceza alması gerektiğini" söylemişti.
Barrot, bunun "Kutsal Topraklar'da giderek artan Hristiyan karşıtı eylemlerin sona ermesi" için gerekli olduğunu belirterek, Fransa'nın bu tür eylemlere "hiçbir şekilde müsamaha gösteremeyeceğini" vurgulamıştı.