İstanbul'un Tuzla ilçesindeki bir sitede yaşanan olayda apartman görevlisi, site alanındaki foseptik çukuruna temizlik amacıyla girmiş ve hayatını kaybetmişti.
Tesis Yöneticileri Konfederasyonu (TESKON) Genel Başkanı Yahya Sağır, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'deki bütün apartman ve site yönetimlerinin yaşanan olaydan ders çıkarması gerektiğini söyledi.
Kapıcı veya site görevlisinin binadaki her işi yapması gerektiği düşüncesinin yanlış olduğuna işaret eden Sağır, "Bir kişinin görevinin kapıcı, temizlik görevlisi veya teknik personel olması, ona her işin yaptırılabileceği anlamına gelmez. Elektrik işi elektrikçiye, asansör işi yetkili servise, yüksek riskli işler ise bu konuda eğitimli ve donanımlı kişilere yaptırılmalıdır." ifadelerini kullandı.
Sağır, foseptik, kuyu ve kanalizasyon gibi yerlerin sıradan temizlik alanları olmadığına, bu alanlarda zehirli gazlar, oksijen yetersizliği ve ani bayılma gibi ölümcül risklerin olabileceğine dikkati çekerek, "Vidanjör, uzman firma veya teknik ekipmanla yapılabilecek bir iş için çalışan hayatı riske atılmamalıdır." diye konuştu.
"Yönetici, çalışanların güvenliğini de düşünmek zorunda"
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun işverene, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, riskleri önleme, eğitim verme, gerekli araç ve ekipmanı temin etme ve risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü getirdiğini anımsatan Sağır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Site yönetimin görevi yalnızca bütçe hazırlamak ve aidat toplamak değildir. Yönetici, o binada çalışanların güvenliğini de düşünmek zorundadır. İş güvenliği için yapılacak harcama gereksiz gider değildir. Bir eğitimden, koruyucu ekipmandan veya uzman firmadan tasarruf edilirken bir insanın hayatı tehlikeye atılamaz."
Sağır, site yöneticisinin, çalışanların görevlerini belirlerken iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun hareket etmesi gerektiğini bildirdi.
Devam eden soruşturma tamamlanmadan herhangi bir kişinin suçlu ilan edilmesinin doğru olmayacağına işaret eden Sağır, "Çalışanın görevini kim belirledi? Talimatı kim verdi? İşin tehlikesi değerlendirildi mi? Uzman firma çağrılması gerekir miydi? Koruyucu ekipman ve eğitim sağlandı mı? Bunların tamamı soruşturulmalıdır. Yönetici olmak tek başına otomatik olarak suçlu olmak anlamına gelmez. Kimin hangi talimatı verdiği, hangi görevi ihmal ettiği ve bu ihmal ile ölüm arasında bağ bulunup bulunmadığı savcılık, bilirkişiler ve mahkeme tarafından ortaya konulacaktır." dedi.
Sağır, daire sahiplerinin, yalnızca o sitede evi bulunduğu için otomatik olarak ceza sorumlusu olmayacağını belirterek, "Ceza hukukunda kişinin kendi kusuru ve eylemi araştırılır. Ancak 'Biz yöneticiyi seçtik, bundan sonrası bizi ilgilendirmez' düşüncesi de doğru değildir. Çalışan kat malikleri adına istihdam ediliyorsa çalışma ilişkisinden doğabilecek hukuki ve mali sonuçlar kat malikleri topluluğunu da ilgilendirebilir. Özellikle kat malikleri kurullarının maliyet düşürme amacıyla tehlikeli işleri site çalışanlarına yüklememesi gerekiyor. Yönetici 'Bu iş için uzman firma çağırmamız gerekiyor' dediğinde, sırf daha az aidat ödemek için 'kapıcı yapsın' denilmemelidir. Profesyonel yönetim, hangi işi site personelinin yapabileceğini, hangi işin uzman kuruluşa verilmesi gerektiğini bilmektir." diye konuştu.
Hayatını kaybeden çalışanın yabancı uyruklu olmasının iş güvenliği açısından fark gözetmediğini bildiren Sağır, "Çalışan, kendisine verilen görevin tehlikelerini anlayabilmeli, gerekli eğitimi almalı ve güvenli çalışma ortamına sahip olmalıdır." ifadesini kullandı.