sondakika.com
Son Dakika

İsveç: Merkez sol ittifak 3 sandalyeyle önde, hükümet değişikliği kapıda

İsveç’te 13 Eylül'de yapılan genel seçimde sayım devam ederken, Seöim Kurlu'nun açıkladığı geçici sonuçlara göre Sosyal Demokrat Parti Başkanı Magdalena Andersson liderliğindeki merkez sol muhalefet 349 sandalyeli ulusal meclis Riksdag’da 176 milletvekilliğine ulaştı. Mevcut Başbakan Ulf Kristers…

Fotoğraf: Bianet

İsveç’te 13 Eylül'de yapılan genel seçimde sayım devam ederken, Seöim Kurlu'nun açıkladığı geçici sonuçlara göre Sosyal Demokrat Parti Başkanı Magdalena Andersson liderliğindeki merkez sol muhalefet 349 sandalyeli ulusal meclis Riksdag’da 176 milletvekilliğine ulaştı.

Mevcut Başbakan Ulf Kristersson’un sağ bloku ise 173 sandalyede kaldı. İsveç Demokratları 11 sandalye kaybederek 2010’da parlamentoya girdiklerinden bu yana ilk kez gerilerken, hükümet değişikliği olasılığı iyice güçlendi. Ancak Andersson’un dört partiden oluşacak çoğunluğu ortak hükümet formülünde bir araya getirmesi de güçlüklerle dolu.

Kamu yayıncısı SVT’nin 16 Eylül gecesi yayımladığı geçici sonuçlara göre Sosyal Demokratlar, Sol Parti, Yeşiller ve Merkez Parti’den oluşan muhalefet bloku 176 sandalye, Ilımlılar, İsveç Demokratları, Hristiyan Demokratlar ve Liberaller’den oluşan sağ blok ise 173 sandalye kazandı. Parlamento çoğunluğu için 175 sandalye gerekiyor.

Oy sayımı henüz hukuken tamamlanmış değil. Geç toplanan erken oylar ve yurt dışı oylarının sayımının ardından nihai dağılımın hafta sonuna doğru kesinleşmesi bekleniyor. Sayımın bugünkü aşamasında merkez sol blok çoğunluğunu koruyor ve hükümet değişikliği güçlü bir olasılık haline geliyor.

Sosyal Demokratlar birinci, İsveç Demokratları geriledi

Seçimin en büyük partisi yine Sosyal Demokratlar oldu. Parti, oyların yüzde 28’ini alarak 99 milletvekili çıkardı; ancak 2022’ye göre 2,3 puan ve 8 sandalye kaybetti.

Başbakan Ulf Kristersson’un Ilımlılar Partisi, yüzde 19,9 ile ikinci sıraya yükseldi ve 70 sandalye kazandı.

Seçimin en belirgin kaybedeni ise aşırı sağcı İsveç Demokratları oldu. Parti yüzde 17,5 oyda kaldı, 62 sandalye kazandı ve 2022’ye göre 11 sandalye kaybetti. Bu, partinin 2010’da parlamentoya girmesinden bu yana genel seçimlerde ilk kez gerilemesi oldu.

Muhalefet blokunun çoğunluğu elde etmesinde küçük ortakların yükselişi belirleyici oldu. Sol Parti yüzde 8,4 ile 30, Yeşiller yüzde 6,1 ile 22, Merkez Parti yüzde 7 ile 25 sandalye kazandı. Sağ blokta Hristiyan Demokratlar 22, Liberaller 19 sandalye aldı.

Aşırı sağın hükümet üzerindeki etkisi geriledi

Aşırı sağcı İsveç Demokratları son dört yılda hükümete doğrudan girmedi, ancak Tidö Anlaşması üzerinden göç, vatandaşlık, güvenlik ve suç politikalarında belirleyici bir etki kurdu. Kristersson 2022’de Ilımlılar, Hristiyan Demokratlar ve Liberallerden oluşan hükümeti kurarken İsveç Demokratları’yla anlaşma imzalamış; böylece uzun yıllar merkezi siyasetin dışında tutulan aşırı sağ, ilk kez hükümet politikalarının doğrudan ortağı haline gelmişti.

2026 seçiminde İsveç Demokratları ikinci partilik konumunu Ilımlılar'a kaptırdı. Reuters’a göre partinin kaybında seçmenlerin bir bölümünün küçük sağ partilere taktik oy vermesi ve dört yıl boyunca hükümeti dışarıdan desteklemenin yarattığı yıpranma etkili oldu.

Parti seçim kampanyasında daha çok göçmenin sınır dışı edilmesi, çok kültürlülüğün sona erdirilmesi ve kamusal alanda kimi İslami giysilerin yasaklanması gibi önerileri savundu. Göçmen nüfusun yoğun olduğu bazı bölgelerde bu söylemlere karşı katılımın yükseldiği görüldü. Stockholm’ün Rinkeby semtinde merkez sol blok oyların yüzde 94’ünü aldı.

Andersson’un çoğunluğu hükümet kurmaya yetmeyebilir

Merkez sol blokun 176 sandalyeye ulaşması, dört partinin ortak hükümet kuracağı anlamına gelmeyebilir.

Sorunun kaynağında Merkez Parti ve Sol Parti arasındaki ilişkilerin gerginliği yatıyor. Merkez Parti geçmişte Sol Parti’nin hükümete girmesine karşı çıkmıştı. Sol Parti ise seçimdeki beklenmedik yükselişinin ardından yalnızca dışarıdan destek veren ortak konumunda kalmak istemiyor.

Bu nedenle Andersson’un önünde dört partili koalisyon, Sosyal Demokrat ağırlıklı azınlık hükümeti ya da hükümet dışında kalan partilerle bütçe ve güven oylamalarına dayanan daha gevşek bir formülde anlaşma seçenekleri var. İsveç’te azınlık hükümetleri yaygın. Sistem “negatif parlamentarizm” esasına dayanıyor, yani başbakan adayının başbakan seçilmesi için çoğunluğun “evet” demesi değil, 175 milletvekilinin "hayır" dememesi yeterli.

Göç politikasından köklü dönüş beklenmiyor

Hükümet değişse de İsveç’in göç politikasının 2010’lardaki çizgiye dönmesi beklenmiyor. Sosyal Demokratlar da son yıllarda göç ve iltica konusunda belirgin biçimde daha sert bir tutum benimsiyor.

Kristersson hükümeti kalıcı oturum izinlerini sınırlandırdı, sosyal haklara erişimi zorlaştırdı ve sınır dışı uygulamalarını artırdı. Andersson yönetiminin bu politikaların bazı bölümlerini yumuşatması mümkün olsa da, daha kısıtlayıcı göç politikasının temel yönünün korunacağı değerlendiriliyor.

Dış politikada da büyük bir değişiklik beklenmiyor. İsveç’in NATO üyeliği, Batı ittifakıyla ilişkileri ve Ukrayna’ya desteği konusunda başlıca partiler arasında geniş bir mutabakat var.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü