İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bursa ve Balıkesir programı kapsamında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çeltikçi Mahallesi’nde köylüler ve üreticilerle buluştu. Dervişoğlu’na milletvekilleri, Başkanlık Divanı üyeleri ve parti yöneticileri eşlik etti. Köy kahvesinde gerçekleştirilen buluşmaya üreticiler yoğun ilgi gösterdi.
Dervişoğlu, çiftçilerin artan üretim maliyetleri, ürünlerin değerinde satılamaması, fabrikaların ödemeleri geciktirmesi, banka borçları ve haciz tehdidine ilişkin anlattıklarını tek tek not aldı. ‘ÇİFTÇİNİN DERDİNİ TARLADA TESPİT EDİYORUZ’ Siyasetin yurttaşın yanında yapılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, sorunların Ankara’dan bakılarak anlaşılamayacağını söyledi. Dervişoğlu, “Esnafın derdini dükkânında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgâhında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ediyoruz. O dertlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmesini sağlamaya gayret ediyoruz” dedi.
Yurttaşın verdiği vekâleti doğru kullanmaya çalıştıklarını kaydeden Dervişoğlu, “Vatandaşımızla birlikte siyaset yapmakla, milletin içinde olmakla iftihar ediyoruz” ifadelerini kullandı. ‘DEVLET ÇİFTÇİYE BORÇLUDUR’ Çiftçinin üretimden uzaklaştırıldığını belirten Dervişoğlu, “Çiftçimiz toprağına küstürülmek, toprağından uzaklaştırılmak isteniyor. Toprağına düşürdüğü terin karşılığını alamadığı için geçimini başka yollarda arıyor” diye konuştu. Çiftçinin devlete değil, devletin çiftçiye borçlu olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, Tarım Yasası’nda tarımsal desteklere ayrılması öngörülen kaynağa işaret ederek şunları söyledi: “Borçlu olan çiftçi değildir, devlet çiftçiye borçludur.
Kanunun amir hükümleri uygulandığı zaman gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inin çiftçiye verilmesi lazım. Bu, bugünkü rakamlara göre yaklaşık 750 milyar liraya karşılık geliyor. Ancak hükümet bunun yüzde 20’sini bile çiftçiye vermiyor.
Devlet çiftçiye her yıl yaklaşık 500 milyar lira borçlanıyor. Çiftçimizin bankalara olan borcu da 1,5 trilyon lirayı aşmış durumda.” Bu koşullarda üreticinin borç ve faiz yükünün altından kalkmasının mümkün olmadığını söyleyen Dervişoğlu, “Ben kimseye bir şey vaat etmiyorum. Herkese hakkının teslim edilmesi gerektiğini anlatıyorum” dedi. ‘BEŞ YILDA BANKALARA BİR LİRA BORÇ KALMAYACAK’ İYİ Parti’nin iktidara gelmesi durumunda çiftçilerin borç yükünden kurtarılacağını savunan Dervişoğlu, “Gençlerimiz, ziraat mühendislerimiz ve veterinerlerimiz topraklarına geri dönecek” ifadelerini kullandı.
Pandemi döneminde gıdaya erişimin öneminin görüldüğünü anımsatan Dervişoğlu, “Bir millet kendisini besleyemezse başkalarına esir olur. Bizim için tarlalar vatandır, muhafızları da çiftçilerimizdir. Çiftçiler sonuna kadar korunmaya layık bir kesimdir” diye konuştu. ‘GENÇLER TOPRAKTAN UZAKLAŞIYOR’ Türkiye’de çiftçilik yapanların yaş ortalamasının 60’a yaklaştığına dikkat çeken Dervişoğlu, gençlerin geçimlerini sağlayamadıkları için tarımdan uzaklaştığını belirtti.
Sorunun yalnızca belirli ürünlerle sınırlı olmadığını kaydeden Dervişoğlu, “Sadece domates, biber ya da ayçiçeği üretenler dertli değil. Fındıkçı, fıstıkçı, incirci, pamukçu; meyve ve sebze üreten herkes dertli, herkes borçlu. Herkes başka bir çarenin peşine düşmüş durumda.
Aslında çare milletin kendisidir” dedi. Dervişoğlu, “Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmaz. Ancak devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçlu ve kendisini çaresiz hissediyor” değerlendirmesinde bulundu. ‘YENİ BİR TÜRK MUCİZESİ DOĞACAK’ Anadolu’yu adım adım dolaşacağını, sorunları yerinde dinleyeceğini ve çözümleri yurttaşlarla birlikte belirleyeceğini söyleyen Dervişoğlu, “Ben sizin kırılmış umutlarınızı yeniden yeşertmek için geldim.
Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir derdi yok. Türkiye büyük bir ülkedir. Türk milleti tarih boyunca büyük mucizeler gerçekleştirmiştir.
Yeni bir Türk mucizesi doğmalıdır, doğacaktır. Belki yarın, belki yarından da yakın” ifadelerini kullandı. DOMATESİN TOPLAMA GİDERİ SATIŞ FİYATINA ULAŞTI Dervişoğlu’nun konuşmasının ardından çiftçiler yaşadıkları sorunları anlattı.
Bir üretici, domatesleri fabrikalara teslim etmelerine karşın ödemelerin yıl sonuna bırakıldığını belirterek, bu sürede devlet kurumlarının alacaklarını tahsil etmeye devam ettiğini söyledi. Üretici, “Domatesimizi teslim ediyoruz ancak ödemenin bir kısmı yılbaşına bırakılıyor. Domates parası bize ulaşana kadar borçlarımız ne olacak?
Bütün devlet kurumları bizden alacağını tahsil ediyor ama biz fabrikalardan alacağımızı tahsil edemiyoruz. Fabrikalar taahhütlerini yerine getirmiyor” dedi. Domatesten para kazanabilmeleri için kilogram fiyatının en az 10 lira olması gerektiğini belirten üretici, ürünlerini 3,5 liraya dahi satamadıklarını söyledi.
Dervişoğlu da domatesin yalnızca toplama giderinin yaklaşık 3 liraya ulaştığına dikkat çekerek, “Toplamaya harcadığınız parayla bile ürününüzü satamıyorsunuz. Bir kısım çiftçimiz ürününü tarlada bırakmak zorunda kalıyor” dedi. ‘MALİYET 6 LİRA, SATIŞ FİYATI 3 LİRA’ Bir başka üretici, domatesin üretim maliyetinin kilogram başına 5-6 liraya ulaştığını ancak ürünün 3 lira ve daha düşük fiyatlara satıldığını anlattı. Mazot, gübre ve işçilik fiyatlarının da katlandığını söyleyen çiftçi, “Girdiler yükseliyor, satış fiyatı düşüyor.
Mazot ateş pahası, gübre alamıyoruz, işçilik ücretleri çok yüksek. Ürettiğimizi maliyetinin üzerinde bir fiyata satamıyoruz” diye konuştu. Üreticiler, fabrikaların ürünü teslim alırken ödeme tarihi vermediğini de belirterek, “Malı gönderin, parayı bize sormayın diyorlar.
Ne zaman ödeme yapacakları belli değil” sözleriyle yaşadıkları belirsizliğe tepki gösterdi. ‘SATACAK BİR ŞEYİMİZ KALMADI’ Bir köylü ise çiftçinin borcunu kapatabilmek için elindeki varlıkları satmak zorunda kaldığını söyledi. Geçen yıl üretim maliyetlerinin bugünün yarısı kadar olduğunu belirten üretici, şöyle konuştu: “Geçen yıl bir şekilde hayvanımızı, tarlamızı, traktörümüzü sattık ve borcumuzu ödedik. Bu yıla yine borçla girdik ama artık satacak bir şey de kalmadı.
Kendi tarlamızda çalışıyoruz, alın teri döküyoruz ancak karşılığını alamıyoruz. Ürünümüzü almıyorlar; alsalar bile ‘Parayı sormayın, üç ay sonra’ diyorlar. Üç ay nasıl dayanacağız?
Çoğumuz icralık olduk.” Dervişoğlu’nun “Bankaya borcu olmayan var mı?” sorusuna çiftçiler, köyde neredeyse herkesin Ziraat Bankası’na borçlu olduğunu söyleyerek yanıt verdi. ZİRAAT BANKASI TEPKİSİ Ziraat Bankası’nın kuruluş amacına döndürülmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, bankanın çiftçiye destek olmak yerine farklı alanları finanse ettiğini söyledi. “Ziraat Bankası çiftçiye destek olmak için kurulmuş bir bankadır ancak bugün başkalarına destek oluyor” diyen Dervişoğlu, “Geri ödenmeyen kredilerle medya kuruluşları inşa ediliyor, iktidarın yeni medyalar oluşturmasına katkı sağlanıyor.
Yapılması gereken, Ziraat Bankası’nı çiftçiye hizmet eden bir banka haline getirmektir” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, çiftçilerin bir yılda Ziraat Bankası’na ödediği toplam faizin 393 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Devlet çiftçiye borçlu derken boşuna söylemiyorum” dedi. ‘BU İKTİDAR SANDIKTA GÖNDERİLMELİ’ Çiftçinin sorunlarının köklü biçimde çözülmesinin yolunun iktidar değişikliğinden geçtiğini savunan Dervişoğlu, “Bugün işbaşında bulunan, çiftçi dostu ve toprak dostu olmayan iktidarın görevden uzaklaştırılması gerekiyor. O da sandıkta oluyor” diye konuştu.
Dervişoğlu, çiftçilere seslenerek şunları söyledi: “Herkesin derdi ortak ama çözümü tek. Bir şeyi değiştireceksiniz, göreceksiniz her şey değişecek. Sizin sesinize ses olmak için milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Meclis’te avukatlığınızı yapıyoruz.
Siz bizi avukat olmaktan çıkarıp ülkeyi yöneten hale getirdiğiniz zaman bu dertlerin hiçbiri çözümsüz değildir.” ‘HACİZLER MİLLETİN GELECEĞİNE VURULMUŞ DARBEDİR’ Traktörlere konulan hacizlerin ve tarlalara getirilen ipoteklerin yalnızca çiftçinin değil, ülkenin geleceğini tehdit ettiğini söyleyen Dervişoğlu, “Traktörlerin hacizli, tarlaların ipotekli olduğunu biliyorum. Bu hacizler ve ipotekler aslında milletin geleceğine vurulmuş darbelerdir” dedi. Toprakların korunması ve üretimin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Tarlalarımız vatandır, muhafızları da çiftçilerdir.
Direneceğiz, başaracağız ve çözümsüz gibi görünen sorunları çözeceğiz” ifadelerini kullandı. Kendisinin de çiftçi bir aileden geldiğini anlatan Dervişoğlu, “Benim dedem küçücük bir fındık bahçesinden dört çocuğunu okuttu ve evlendirdi. Şimdi bahçenin tamamını verseniz bir nişan bile yapılamıyor.
Ama toprağımıza sahip çıkmak ve üretmeye devam etmek zorundayız” dedi. ‘SIRA MİLLETİN CEZA VERMESİNE GELDİ’ Bir çiftçinin iktidar için “Yapıştılar, gitmiyorlar” demesi üzerine Dervişoğlu, iktidarın en fazla bir buçuk yıllık süresinin kaldığını söyledi. Dervişoğlu, “Seçim zamanında yapılırsa en fazla bir buçuk seneleri var. Bir buçuk sene sonra bunları göndereceğiz.
Dert sahibi milletle inatlaşılmaz. Yirmi beş yıldır millet oyuyla orada tutuyor. Şimdi sıra milletin ceza vermesine geldi.
Demokrasilerde ceza sandıkta verilir. Siz öfkenizi bileyin, sandıkta gücünüzü gösterin” diye konuştu. Köy kahvesindeki buluşmanın ardından domates tarlasına geçen Dervişoğlu, üreticilerle birlikte domates topladı.
Dervişoğlu’nun programı, Balıkesir’de düzenlenen Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Güreşleri’yle devam etti.