Yüksek Mahkeme, çalışma hayatında sıkça uyuşmazlık konusu olan yıllık izinlerin parçalı kullanımıyla ilgili kritik bir içtihada imza attı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1495 sayılı kararıyla, işçinin onayı ve isteği doğrultusunda 10 günün altında kullanılan izinlerin, iş sözleşmesini tek taraflı ve haklı nedenle feshetme hakkı vermeyeceğine hükmetti.
Dava konusu olayda bir gümrük müşavir yardımcısı, iş yoğunluğu gerekçe gösterilerek yıllık izinlerinin tek seferde verilmediğini ve izinlerinin en fazla altı günlük dilimler halinde kullandırıldığını öne sürdü. Kullanmadığı 68 günlük izin hakkının ödenmediğini iddia eden çalışan, sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı ve biriken alacaklarının tahsili için yargıya başvurdu.
Yargılama sürecini yürüten İlk Derece Mahkemesi, sunulan belgelere dayanarak işçinin toplam 130 günlük izin hakkından 48 gününü kullandığını belirledi. İzinlerin mevzuata uygun biçimde kesintisiz kullandırılmadığı kanaatine varan mahkeme, feshin haklı olduğuna karar vererek kıdem tazminatı ile kalan 82 günlük izin ücretinin ödenmesine hükmetti.
ÇALIŞANIN RIZA VARSA FASİH GEÇERSİZ SAYILIR
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. İş Kanunu’nun 56. maddesindeki "bölünen izinlerden birinin en az 10 gün olması gerektiği" kuralına değinen yüksek mahkeme, somut olaydaki kısa süreli izinlerin çalışanın kendi talebi ve rızasıyla kullanıldığına dikkat çekti.
Çalışanın uzun süreli izin talebinin işveren tarafından reddedildiğini veya baskıyla kısaltıldığını ispatlayamadığını vurgulayan Yargıtay; kendi isteğiyle kısa süreli izin kullanan işçinin bu durumu gerekçe göstererek yaptığı feshin haksız olduğuna ve kıdem tazminatı ödenmeyeceğine karar verdi.