sondakika.com
Son Dakika

Kadınlardan Cem Tekinoğlu'na tepki: “İddiaları araştırmak yerine gazeteciler hedef alınıyor”

Soruşturma kapsamında ifade veren Azad’ın ardından kadınlar, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik soruşturmayı protesto etmek amacıyla Kadıköy Rıhtım Karakolu önünde basın açıklaması yaptı.

Kapak görseli son-dakika.com tarafından üretildi

İlke TV muhabiri Zilan Azad, “Takım elbiseli adamlar kendi satrançlarını oynarken kadınlar hayatta kalmaya çalışıyor”başlıklı röportaj nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyesi Selin Top ile birlikte ifade verdi.

Azad’ın Top ile yaptığı röportajda, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma, Dersim’de yaşayan kadınların aktarımları ve kamu görevlilerinin de içinde olduğu öne sürülen erkek suç ağlarına ilişkin iddialar yer alıyordu.

Röportajda adı geçen Cem Tekinoğlu, Azad ve Top hakkında “hakaret”, “iftira” ve “kişilik haklarına saldırı” iddialarıyla suç duyurusunda bulundu.

CHP’den Yeni Yol Partisi’ne geçen İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı olduğu belirtilen Cem Tekinoğlu, röportajda kendisine yöneltilen ifadelerin kişilik haklarını ihlal ettiğini savundu.

İfade işlemi öncesinde kadınlar, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik soruşturmayı protesto etmek amacıyla Kadıköy Rıhtım Karakolu önünde basın açıklaması yaptı.

Burada konuşan Feride Eralp, soruşturmanın kadınların yaşadığı hak ihlallerini görünür kılmaya yönelik gazetecilik ve kadın örgütlenmesi faaliyetlerini hedef aldığını savundu.

Eralp, 7 Haziran’da Dersim’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından Gülistan Doku, Rojvelat Kızmaz ve Rojin Kabaiş için adalet talebini gündeme getirdiklerini belirterek, kentteki kadınlardan ve öğrencilerden aldıkları aktarımlar doğrultusunda Munzur Üniversitesi’ndeki kadın öğrencilerin yaşadığı sorunlara dikkat çektiklerini ifade etti.

Röportajda adı geçen Cem Tekinoğlu hakkında geçmiş yıllarda kadın öğrenciler tarafından çeşitli iddialar dile getirildiği, bu iddialar nedeniyle daha önce basın açıklamaları ve soru önergeleri verildiği kaydetti. Tekinoğlu’nun kendileri ve gazeteciler hakkında yaptığı suç duyurularının, bu iddiaların kamuoyunda tartışılmasını engellemeye yönelik olduğunu savundu:

"Cem Tekinoğlu hakkındaki iddialar yeni değil, 2019’adayanıyor. 2018’de AKP’den milletvekili aday adayı da olan Tekinoğlu, aynı zamanda Munzur Üniversitesi’nin eski Bilgi İşlem Dairesi Başkanı. Bugün inisiyatif üyemizi ve bir gazeteciyi rahatça şikayet eden Tekinoğlu 2019’da bir basın açıklamasına konu oluyor. Munzur Üniversitesi’ndeki öğrenciler 4 Kasım 2019’da bir basın açıklaması yaparak, o dönem ‘Munzur Üniversitesi, Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu hakkında, kadın öğrencileri tehdit yoluyla para karşılığı cinsel ilişkiye zorladığı, taciz ettiği, şiddete maruz bıraktığı yönünde yapılan beyanlara rağmen halen bünyesinde barındırmaktadır.’ ifadesini kullanıyorlar.

Aynı dönemde görevden alınması için bir imza kampanyası da açılıyor, ancak kampanya daha sonra yayından kaldırılıyor. Bu süreçte şu anda Gülistan Doku dosyası kapsamında tutuklu bulunan Vali Tuncay Sonel, Cem Tekinoğlu hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığını belirtiyor, Cem Tekinoğlu ise sosyal medya hesaplarını kapatıyor. Ancak bu soruşturmalar sonucunda ne olduğu kamuoyuna açıklanmıyor. Bunun yerine bu tarihten günümüze Cem Tekinoğlu’nun adının geçtiği haberlerin yayından kaldırılmaya, haberini yapan gazeteciler hakkında ise Cem Tekinoğlu tarafından davalar açılmaya başladığını görüyoruz.

Yani bugün yaşananlar yeni değil. Ama bugün bir barış sürecinden bahsediyorsak, savaşın son bulmasından bahsediyorsak, bir savaş silahı olarak da kullanılan örgütlü cinsel şiddet ile yüzleşilmeden, kadınlar gerçekten güvende olmadan, failleri kim koruyor diye sormadan olmaz.

Bizim de geçtiğimiz ay Dersim’e yaptığımız ziyarette genç kadınlardan duyduğumuz, Cem Tekinoğlu’nun cezasızlık zırhı ortadan kalkmadığı sürece üniversitede hiçbir şeyin değişmeyeceğiydi. Bu şahıs arkadaşımız hakkında suç duyurusunda bulundu ama, kendisinin genç kadınların iletişimlerini üst düzey kamu görevlilerine vererek bir cinsel suç şebekesinin parçası olduğu iddiasını yalnızca öğrenciler veya biz gündeme getirmedik. AKP İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu da '4 yıl önce Tunceli'de bir kafede Munzur Üniversitesi'nin daire başkanı, buradaki kızların telefonlarını asker, polise veriyorsun diye kafede dövülüyor' demişti.

Ziyaretimiz sonrasında, Candan Yıldız T24’te yaptığı haberde bu kişinin Bilgi İşlem Dairesi başkanı olduğunu öğrenmiş, o dönem stratejik plana bakarak da Bilgi İşlem Dairesi başkanının C.T. olduğunu tespit etmişti. Haberde baş harfleriyle bahsi geçen C.T., Cem Tekinoğlu. Ama her ne hikmetse o değil, bu iddialar soruşturulsun diyenler bugün karakol kapılarında. Soruyoruz: Gülistan Doku cinayetini aydınlatacağız, benzerleri olmayacak diyenler Cem Tekinoğlu’nu neden kolluyor?

Hakkındaki taciz iddiaları bunlarla da sınırlı değil. Örneğin, gazeteci Rojda Altıntaş, 1 Aralık 2025 tarihli haberinde, “genç bir kadının, barınma ve iş vaadi üzerinden bir fuhuş şebekesine zorlandığını iddia ederek 20 Kasım 2025 tarihinde savcılığa başvurduğunu” söylüyor. Altıntaş’ın haberine göre, 'Genç kadın, aralarında kamu görevlilerinin, üniversite yöneticilerinin ve işyeri sahiplerinin de bulunduğu sekiz kişiyi şikayet etti. Şikayetçi olduğu kişiler arasında Cemal Enginyurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu da var.' Bu olay kendisinin CHP’de danışman görevine getirilmesinden yalnızca bir ay sonrasına tekabül ediyor. Sonuç ise Cem Tekinoğlu’nun soruşturulması değil, gazeteci Rojda Altıntaş hakkında da 'hakaret' suçlamasıyla suç duyurusunda bulunması oluyor!

Munzur Üniversitesi’ndeki öğrenciler, aynı zamanda kendisinin Gülistan Doku kaybolduğu sırada Bilgi İşlem Dairesi başkanı olduğunu söyleyerek Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltık Viyadüğü’ne (yani Dinar köprüsüne) bakan Munzur Üniversitesi kameralarının görüntülerinin silinmesinde payı olduğunu iddia ediyorlar. Bunun üzerine kendisine ilişkin yaptığımız basit internet taramasında Gülistan Doku ailesinin ve ablası Aygül Doku’nun da benzer bir iddiası olduğunu görüyoruz. Bu iddia da elbette soruşturulmaya muhtaç. Aygül Doku,'Munzur Üniversitesi’nde 60 tane kamera var o gün köprüyü görebilecek, o kameraların kayıtlarını bizzat silen ya da sildiren kendisi, Cem Tekinoğlu mudur?' diye soruyor. Aygül Doku’ya göre, Cem Tekinoğlu aynı zamanda gazeteci Emrullah Erdinç’i bu konuda haber yaptığı için tehdit etmiş. 12 Mayıs 2026 tarihinde ailenin avukatı Ali Çimen de, Gülistan Doku dosyasına şüpheli olarak eklenmesini talep ettikleri Cem Tekinoğlu’nun, gazeteci Emrullah Erdinç’i tehdidine ilişkin başsavcılığa bildirim yaptıklarını belirtiyor.

Hakkında tüm bu iddialar bulunan Cem Tekinoğlu sistematik olarak gazetecileri ve hakkında açıkça konuşanları hedef alıyor. Emrullah Erdinç ve Rojda Altıntaş buna birer örnek. Aynı zamanda Yeni Demokrasi Gazetesi’ndeki 7 Kasım 2022 tarihli,'Cem Tekinoğlu’na tacizci diyen öğrenciye dava açıldı' başlıklı haberi nedeniyle Cem Tekinoğlu’nun, Yeni Demokrasi Gazetesini de Basın Konseyi’ne şikayet ettiğini görüyoruz. Bu da söz konusu yargı tacizinin, kendisine yönelik suçlamaların üzerini örtmek için kullandığı bir yöntem haline mi geldiğini sormamıza sebep oluyor.

Tüm bu iddialar ve fazlası son derece alenidir. Cem Tekinoğlu bizleri soruşturmalarla sessizliğe itmeye çalışıyor olabilir. Ama biz tam tersine bu karakol ifadesi çıkışında da en yüksek sesle ve Dersimli kadınlardan, oradaki öğrencilerden duyduklarımızın sorumluluğuyla taleplerimizi, sözümüzü bir kez daha ifade ediyoruz.

YENİ Parti disiplin mekanizmalarını işletmeli, Tunceli Başsavcılığı Tekinoğlu Gülistan Doku dosyasına şüpheli sıfatıyla eklenmeli, gerekli adli süreci yürütmelidir."

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü