Haftanın en dikkat çekici açıklamalarından biri Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den geldi. Von der Leyen, Kanada’yı Avrupa Birliği’nin (AB) ilk “ortak üyesi” olmaya davet ederek yeni bir modelin önünü açtı.Von der Leyen, Birliğin Durumu konuşmasında, “Kanada ile ilişkilerimizi mümkün olan en üst seviyeye taşımak istiyoruz,” dedi.Ertesi gün Strasbourg’da aynı kürsüden konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney de ülkesinin teklifi “memnuniyetle karşıladığını” belirterek, bunu “gelecek için bir ittifakın” başlangıcı olarak nitelendirdi.“Avrupa ve Kanada birlikte daha güçlü,” dedi Carney.Arka arkaya gelen açıklamalar uluslararası basında geniş yer buldu, siyasi tartışmalara ve sosyal medyada çok sayıda paylaşıma yol açtı. Konu ABD Başkanı Donald Trump’ın da dikkatini çekti.
Ancak açıklamalar, yeni modelin nasıl işleyeceğine ilişkin birçok soruyu da yanıtsız bıraktı.Peki Kanada’nın AB’nin ilk “ortak üyesi” olması ne anlama geliyor? İşte şu ana kadar bilinenler ve hâlâ belirsizliğini koruyan noktalar.Daha önce uygulanmış bir örneği yok“Ortak üyelik” kavramı mevcut AB anlaşmalarında tanımlanmış bir statü değil. Dolayısıyla Brüksel’in bu modeli hayata geçirmek için izleyebileceği önceden belirlenmiş bir hukuki yol haritası bulunmuyor.Benzer bir tartışma bu yıl Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Ukrayna’nın AB’ye “ortak üye” yapılmasını önermesiyle yaşanmıştı.
Merz’e göre bu statü, Ukrayna’ya AB’nin karar alma organlarında gözlemci statüsü, bazı AB programlarına kademeli erişim ve gelecekte olası bir saldırı durumunda karşılıklı yardım hakkı sağlamalıydı.Ancak Merz’in önerisi AB başkentlerinde farklı tepkilerle karşılandı. Kiev de tam üyelik ile üyelik dışı statü arasında kalmanın Ukrayna’nın katılım sürecini belirsizliğe sürükleyebileceği endişesiyle öneriye karşı çıktı.Avrupa Komisyonu yetkililerine göre von der Leyen’in Kanada için gündeme getirdiği model, Merz’in Ukrayna önerisinden temelde farklı. Yeni model, Avrupa’nın coğrafi sınırları dışında bulunmasına rağmen AB ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini derinleştirmek isteyen ülkeler için tasarlanıyor.Brüksel, AB anlaşmalarının değiştirilmesine gerek kalmadan yeni statünün sıfırdan oluşturulabileceğini düşünüyor.Olası hukuki dayanaklardan biri olarak AB anlaşmalarının 217. maddesi gösteriliyor.
Söz konusu madde, Birliğin bir veya daha fazla üçüncü ülke ya da uluslararası kuruluşla “karşılıklı hak ve yükümlülükler, ortak eylemler ve özel usuller içeren bir ortaklık kuran anlaşmalar” yapmasına izin veriyor.Carney ise kurulacak yapının başka ülkelerin de katılabileceği kadar “açık” olması gerektiğini söyledi.Bu bir genişleme süreci değilCarney’nin özellikle vurguladığı noktalardan biri, Kanada’nın Ukrayna, Moldova ve diğer aday ülkelerin izlediği geleneksel tam üyelik sürecine girmeyeceği oldu.AB anlaşmalarına göre üyelik süreci “her Avrupa devletine” açık. Bu nedenle Atlantik’in diğer tarafında bulunan Kanada, mevcut kurallar kapsamında klasik tam üyelik için uygun görülmüyor.Carney, konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Kanada, Avrupa Birliği’nin tam üyesi olabilecek bir konumda değil ve tam üyelik arayışında da değil. Dolayısıyla bu farklı bir çerçeve.
Avrupa ile derin bağları bulunan bir ülkeye uygun bir yapıdan söz ediyoruz,” dedi.AB’ye katılım süreci aday ülkelerin binlerce AB yasasını benimsemesini ve Birliğin standartlarına uyum sağlamasını gerektiriyor. Sürecin her aşamasında üye ülkelerin oybirliği gerektiği için farklı aşamalarda veto ihtimali de bulunuyor.Ottawa ve Brüksel ise çok daha hızlı sonuçlandırılabilecek bir model üzerinde çalışmak istiyor.Bununla birlikte Kanada’da AB tam üyeliğine yönelik ilginin de arttığı görülüyor. Carney’nin Strasbourg ziyaretinden önce yapılan bir ankete göre Kanadalıların yüzde 49’u ülkenin AB’ye tam üye olmasını destekliyor.Adı henüz kesinleşmediStrasbourg’daki açıklamalardan sonra başlıklara “ortak üyelik” ifadesi taşınsa da Carney bu tanımı doğrudan benimsemedi.
Kanada Başbakanı bunun yerine siyasi açıdan daha az tartışmalı olan “gelecek için ittifak” ifadesini kullandı.Carney, “Başkan von der Leyen iki ifadeyi de kullandı: Gelecek için ittifak ve ortak üyelik. İsimlendirme, daha doğrusu kesin isimlendirme, Avrupa’nın karar vereceği bir konu. Önemli olan içerik,” dedi.Kanada Başbakanı açısından “ortak üyelik” ifadesi, egemenliğin bir bölümünün Brüksel’e devredileceği izlenimini yaratıyor.
Carney ise böyle bir durumun hiçbir koşulda söz konusu olmayacağını vurguladı.“Egemenliğimizi tamamlayan ve güçlendiren ortaklıklar arıyoruz. Burada bize sunulan da bu,” diyen Carney, “Kanadalılar, hangi dili konuşacağımızı kimsenin bize söylemeyeceği konusunda hemfikir. Kültürümüzü ya da hangi ülkelerle uluslararası anlaşmalar yapabileceğimizi kimse belirlemeyecek,” ifadelerini kullandı.AB yetkilileri ise isim konusundaki farklılığı fazla önemsemiyor.
Brüksel’e göre “gelecek için ittifak” kısa vadede hayata geçirilebilecek modeli, “ortak üyelik” ise uzun vadeli hedefi ifade ediyor.Kanada Parlamentosu’nda oylanacakVon der Leyen’in davetinin ardından Kanada’daki muhafazakâr muhalefet, Carney’yi seçmenlerden bu yönde bir yetki almadan AB ile daha yakın ilişkiler kurmaya çalışmakla eleştirdi.Carney ise görüşmelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirterek, üzerinde uzlaşılacak nihai modelin Kanada Parlamentosu’nda oylamaya sunulacağını açıkladı.“Parlamentoda ve ilgili komisyonlarda bir dizi tartışma yapılacağından eminim. Nihayetinde üzerinde çalıştığımız ittifakın son şekli Kanada Parlamentosu’nda oylanacak,” diyen Carney, sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini söyledi.AB tarafında ise von der Leyen’in ekibinin bu yeni modeli yasama sürecinden nasıl geçireceği henüz belli değil. Avrupa Komisyonu, çalışmaların hangi birim tarafından yürütüleceğini açıklamadı.
Genel Sekreterlik ile Ticaret Genel Müdürlüğü öne çıkan seçenekler arasında.Avrupa Komisyonu Baş Sözcü Yardımcısı Olof Gill, “Çok iddialı bir projeden söz ediyoruz. Dolayısıyla Komisyon içinde çok sayıda birimin çalışması gerekecek. İsterseniz buna bütün hükümeti kapsayan bir yaklaşım diyebilirsiniz,” dedi.Gill, görüşmelerin üye ülkelerle yakın koordinasyon içinde yürütüleceğini de belirtti.
Bazı üye ülkelerin von der Leyen’in konuşmasından hemen önce teklif konusunda bilgilendirildiği kaydedildi.Gill, “Avrupa Birliği’ndeki büyük değişiklikler ancak üye devletlerimizin onayıyla gerçekleşir. Bu her zaman böyle olacak,” dedi.İrlanda, İspanya ve Fransa, fikrin değerlendirilmesine destek veren ülkeler arasında yer alıyor. AB liderlerinin ekim ayında Brüksel’de yapacağı iki günlük zirvede konunun üst düzeyde ele alınması da ihtimaller arasında.Von der Leyen ile Carney’nin aynı ay Kanada’nın Montreal kentinde bir araya gelmesi bekleniyor.
Görüşmenin, iki tarafın yeni modelin ayrıntılarını somutlaştırması için fırsat yaratması bekleniyor.İlk sırada ekonomi varStrasbourg’daki açıklamalar, tarafların öncelik vereceği alanlar konusunda şimdiden önemli ipuçları verdi.Listenin başında ticaret geliyor. Yeni yapının, AB ile Kanada arasındaki Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) üzerine kurulması planlanıyor. Ancak CETA’nın hâlâ 10 AB üyesi tarafından onaylanması gerekiyor.Von der Leyen, hedefin akıllı üretim, enerji, bataryalar, yapay zekâ, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, savunma sanayisi ve Arktik’i kapsayan “ortak bir refah ve ekonomik güvenlik alanı” oluşturmak olduğunu söyledi.Carney de bu alanlara geniş bant bağlantıları, yarı iletkenler, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve hidrojeni ekledi.Kanada Başbakanı ayrıca ülkesinin kritik mineral tedarikçisi olarak konumuna dikkat çekti.
Avrupa, bu alandaki tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek Çin’e bağımlılığını azaltmak istiyor.Carney, “Kanada’da 34’ten fazla kritik mineralin yatağı bulunuyor ve küresel enerji dönüşümü için en önemli 10 mineralin önde gelen üreticileri arasındayız,” dedi.Carney, “İttifakımız, Avrupa’nın güvenilir tedarik ihtiyacını, Kanada’nın gelişmiş işleme kapasitesi ihtiyacını ve tam değer zincirleri oluşturma yönündeki ortak hedefimizi karşılamaya yardımcı olabilir,” ifadelerini kullandı.İlişkileri derinleştirmenin bir diğer yolu ise Kanada’nın AB programlarına daha fazla katılması.Kanada halihazırda Horizon araştırma programında ve SAFE savunma girişiminde yer alıyor. Ottawa ayrıca öğrencilere yönelik Erasmus+ programına ve Ukrayna için oluşturulan 90 milyar euroluk kredi mekanizmasına katılmak istiyor.Dört serbest dolaşım hakkı Kanada’yı da kapsayacak mı?Von der Leyen’in daveti, kıta Avrupası’ndan 6 bin kilometreden fazla uzakta bulunan Kanada’nın bir gün AB’nin dört temel serbest dolaşım hakkından yararlanıp yararlanamayacağı sorusunu da gündeme getirdi.Bu haklar malların, hizmetlerin, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşımını kapsıyor ve AB tek pazarının sınırlar olmadan işlemesini sağlıyor.Norveç, İzlanda, Lihtenştayn ve İsviçre, AB üyesi olmadan tek pazara bu ölçüde erişebilen ülkeler. Bunun karşılığında söz konusu ülkeler, kabul edilmesinde doğrudan söz sahibi olmadıkları binlerce AB kuralını uygulamak zorunda.Kanada da benzer bir noktaya gider mi?Carney, konuşmasında oluşturulacak ittifakın AB ile Kanada arasında gençlerin serbest dolaşımını kolaylaştırmayı hedeflemesi gerektiğini söyledi.“Gençlerimizin Atlantik’in iki yakasında istedikleri yerde yaşamasına, çalışmasına ve eğitim görmesine imkan tanıyarak toplumlarımız arasındaki bağları güçlendirmeliyiz,” dedi.Carney ayrıca vatandaşlara daha fazla seçenek sunmak ve maliyetleri düşürmek, şirketlerin sermayeye erişimini kolaylaştırmak ve aynı zamanda mali sistemin dayanıklılığını korumak amacıyla “bütünleşik bir finansal hizmetler piyasası” oluşturulmasından söz etti.Von der Leyen ise konuşmasında dört serbest dolaşım hakkından hiçbirine değinmedi.Avrupa Komisyonu uzun süredir dört özgürlük arasında seçim yapılamayacağını ve bunların birbirinden ayrı ele alınamayacağını savunuyor.
Brüksel’in bu yıl, Brexit sonrasında Birleşik Krallık’ın yalnızca malların serbest dolaşımını yeniden sağlamaya yönelik girişimini de bu nedenle reddettiği bildirilmişti.Komisyon Sözcü Yardımcısı Gill’e “ortak üyelik” kapsamında Kanada’ya bu haklardan herhangi birinin verilip verilmeyeceği sorulduğunda ise net bir yanıt vermedi.Gill, “Bu görüşmelerin nereye varacağını görelim. Şu anda Avrupa Birliği ile Kanada arasında, karşılıklı yarar ve kendi çıkarlarımız doğrultusunda ilişkilerimizi güçlendirmek istediğimize ilişkin ortak bir irade var,” dedi.