sondakika.com
Son Dakika

Karşı hegemonya dalgası-antikomünist histeri

ABD’de kasım seçimleri yaklaşırken siyasetin dili de sertleşiyor.

Fotoğraf: Cumhuriyet

ABD’de kasım seçimleri yaklaşırken siyasetin dili de sertleşiyor. Demokrat Parti içinde neoliberalizme karşı demokratik sosyalist bir dalga yükselirken Trump ve Cumhuriyetçi Parti, bu yükselişi, giderek daha açık biçimde “komünist” olarak nitelemeye başladı. Bu histerik suçlama salt bir seçim propagandası olmaktan öte, yeni krizler, yeni tehditler, yeni düşmanlar üreterek ilerleyen “süreç olarak faşizm” in doğasına ilişkin bir gelişme.

BİR KARŞIT-HEGEMONYA OLASILIĞI MI? ABD’de genç kuşaklar içinde konut, sağlık, eğitim, ücretler, sendikal haklar ve servet dağılımı, genel olarak gelecek kaygısı üzerinden düzene karşı yeni bir tepki dili oluşuyor. Bu ortamda Demokrat Parti içinde ve dışında yükselmeye başlayan ilerici, hatta sosyalist bir hareket büyük önem kazanıyor.

New York’ta Mamdani ’nin belediye başkanı seçilmesi, önseçimlerde onun ve “Demokratik Sosyalist” (DSA) bir koalisyonun desteklediği senato adaylarının, Philadelphia, Buffalo, Syracuse, Washington DC, Colorado’da, özellikle de Michigan’da kazandıkları zaferler neoliberalizme, plütokrasi hegemonyasına tepki, yükselen dalganın bir karşıt-hegemonya dalgasına dönüşebileceğini düşündürüyor. Michigan’da Demokrat Parti ön seçimlerini Filistin kökenli aday Abdul El-Sayed ’in DSA koalisyonunun ve onun taban örgütlenmesinin enerji kaynağı “Z kuşağı” gençlik hareketinin desteği ile İsrail lobisinin 30 milyon dolar harcayarak destekledikleri “ılımlı demokrat” Haley Stevens’ e karşı kazanması özellikle iki açıdan önemliydi. Mamdani ve diğer DSA koalisyonunun adayları New York’ta kazandıklarında, Demokrat Parti merkezi, “Orası New York o yüzden” diyerek önemsizleştiriyordu.

Michigan, yükselen dalganın New York’a has olmadığını gösteriyor. Michigan, bir sanayi bölgesi ve çok etnikli işçi sınıfının yaşadığı bir eyalet. El-Sayed, sosyalist değildi ama, geçim sıkıntısı krizi, zenginlerin vergilendirilmesi, bedava sağlık hizmeti, yapay zekânın kamulaştırılması gibi sol popülist, DSA koalisyonunun desteklediği bir platformla yarıştı.

İkincisi, El Sayed’in İsrail lobisiyle çatışması, Gazze soykırımı, İran savaşı üzerinden dış politikayı seçim platformunun içine soktu. Şimdi, sosyalist ya da sol popülist adayların seçim zaferleri neoliberal düzenin “Başka seçenek yok” söylemine tepki bir karşı-hegemonya dalgasının şekillenmeye başladığını düşündürüyor. ÇOK KRİTİK BİR EŞİK...

“Süreç olarak faşizm” de bu dalgada kendine yeni bir düşman buluyor. Trump rejimi, bu dalganın gündeme getirdiği sorunları tartışmak yerine, tarihsel antikomünizm repertuvarı canlandırarak ekonomik ve toplumsal muhalefeti bir iç güvenlik sorununa dönüştürmeye çalışıyor. Bu sırada devletin iç güvenlik aygıtının militarizasyonu da ilerliyor.

Göçmenler polisi (ICE) operasyonları, federal güvenlik güçlerinin kentlerdeki rolünün genişlemesi, Ulusal Muhafızlar’ın iç güvenlikte daha kalıcı bir unsur haline gelmesiyle siyasi uzlaşmazlıklar giderek “ya Amerikan yaşam tarzı ya da komünistler” ikilemi içinde ele alınıyor. Yaklaşmakta olan kasım ara seçimleri de çok kritik bir eşik oluşturacak gibi görünüyor. Kasım seçimlerinde Demokratların Kongre’de çoğunluğu elde etmesi yürütme üzerindeki denetimi, soruşturmaları ve faşist “Project 2025” çizgisindeki dönüşümlere karşı kurumsal direnç olanaklarını güçlendirebilir; Trump’ı hedef alan bir azil süreci başlayabilir.

Dolayısıyla, seçimler , demokratik kurumların hâlâ “süreci” geri çevirebilecek kapasiteye sahip olup olmadığı gösterecek. Ancak, seçim sonuçlarının önceden kuşku altına alınması, Trump’ın “Biz kaybedersek seçim çalınmıştır” mantığını yerleştirme çabaları, hatta seçimleri çalmaya ilişkin kimi hazırlıklar seçim sonrasında siyasal çatışmanın daha da sertleşeceği düşündürüyor. ABD’de, “süreç olarak faşizm” , parlamenter demokratik mekanizmaların içinde geri dönülmesi zor eşikleri birer birer aşarken Silikon Vadisi oligarşisine ek olarak büyük sermayenin, Wall Street’in de ilgisini çekiyor.

Yükselen ilerici-sosyalist dalga Kasım seçimlerinde temsilcilerini parlamentoya sokabilirse “süreç olarak faşizmi” geri çevirebilme, kapitalist demokrasiyi restore etme olasılığı güçlenir. Henüz zayıf da olsa demokratik sosyalist bir karşıt hegemonya inşa etme sürecinin güçlenme şansı da var.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü