Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ve mahkumiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına hükmetmesinin ardından Kavala’nın avukatları Başak Çalı ve Philip Leach yazılı açıklama yaptı.
Avukatlar, kararın Kavala’nın ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel haklarını kullanması nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasına ilişkin AİHM tarafından verilen üçüncü karar olduğuna dikkat çekti.
Çalı ve Leach kararın kesin ve nihai olduğunu belirtti. “Bu vahim adaletsizliğe son verilmesi için kararın artık gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir” dedi.
“Bu karar, Osman Kavala’nın ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel haklarını kullanması nedeniyle neredeyse dokuz yıldır alıkonuyor olmasına ilişkin olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş olan üçüncü karardır.
2019 yılında verilen ilk karar, Sayın Kavala’nın gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasına ilişkindi. Mahkeme, tutuklanması için makul bir şüphe bulunmadığı sonucuna varmış ve bunun Osman Kavala’nın bir insan hakları savunucusu olarak susturulması amacı taşıdığını tespit ederek kendisinin derhal serbest bırakılmasını talep etmişti.
AİHM'den İhlal Kararı: Osman Kavala Derhal Serbest Bırakılmalı
2022 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesi altındaki “ihlal prosedürü” sonucunda verilen ikinci karar, ilk kararın uygulanmaması ile ilgiliydi. Büyük Daire, Sayın Kavala’nın aynı olgulara dayanan farklı suçlamalar kapsamında tutukluluğunun devam ettirilmesinin ve tutukluluk için gereken makul şüphe standardını dahi karşılamayan suçlamalar neticesinde mahkûm edilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2019 tarihli kararının iyi niyetle uygulanması yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varmıştı.
Bugün verilen üçüncü karar Osman Kavala’nın 2019 yılında verilen ilk karardan bu yana devam eden tutukluluğu ve 2022 yılında mahkûm edilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ilişkindir.
AİHM Büyük Daire’den ikinci Kavala kararı: “Derhal serbest bırakılmalı”
Mahkeme, Sayın Kavala’nın hukuka aykırı bir şekilde alıkonmaya devam ettiğini ve hakkında yürütülen ceza yargılamasının adil yargılanma hakkının gereklerini yerine getirmediğini (Sözleşme’nin 5. ve 6. maddelerine yönelik ihlal) tespit etmiştir. Yargılama sürecindeki yetersizlikler ve ceza hukukunun öngörülemez bir şekilde uygulanmış olmasını birlikte değerlendirerek, Sayın Kavala’nın ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü (Sözleşme’nin 10. ve 11. maddeleri) de dahil olmak üzere temel haklarının ciddi şekilde ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
Mahkeme ayrıca, iç hukukta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının yeniden değerlendirilmesine imkân veren bir mekanizma bulunmadığı için Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Ayrıca, Sayın Kavala’nın özgürlüğünden mahrum edilmesinin, ceza yargılamasının ve hakkında verilen mahkûmiyet kararının bir insan hakları savunucusu olarak görüşlerini ifade ettiği için kendisini cezalandırıp susturma niyeti taşıdığını tespit ederek Sözleşmenin 5, 6, 10 ve 11. maddeleri ile beraber 18. maddesinin de ihlalini tespit etmiştir.
İhlallerin ağırlığını ve doğurduğu sonuçları göz önünde bulunduran Mahkeme, bu ihlallerin sona ermesi için alınması gereken tedbirin başvurucunun salıverilmesi ve mahkûmiyeti ile ilgili tüm sonuçların ortadan kaldırılması olduğuna hükmetmiştir. Bugün verilen karar, yetkililerin Osman Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede derhal serbest bırakılmasını sağlamak üzere gerekli tüm tedbirleri almasını şart koşmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi tarafından verilen bu karar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesi uyarınca kesin ve nihai nitelik taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararları ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi uyarınca bağlayıcı niteliktedir.
Bu vahim adaletsizliğe son verilmesi için kararın artık gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir.”