Dünya genelinde ve Türkiye'de bazı kağıt ile madeni paralar, üzerlerinde taşıdıkları tarihsel nitelikler, kısıtlı üretim sayıları veya darphane basım hataları sebebiyle nominal değerlerinin binlerce kat üzerinde işlem görüyor. Nümismatik (para bilimi) piyasasında gerçekleşen açık artırmalar, koleksiyoncuların bu tür nadir parçalara yüksek meblağlar ödediğini ortaya koyuyor.
Uluslararası mezatlarda rekor kıran parçaların başında ABD yapımı 1933 "Double Eagle" (Çift Kartal) geliyor. ABD Altın Standart Yasası kapsamında basıldıktan sonra eritilme kararı alınan bu seriden yasal yollarla şahıs eline geçen tek örnek, yaklaşık 18,9 milyon dolar (912 milyon 389 bin lira) seviyesinde alıcı bularak tarihin en pahalı parası unvanını elinde bulunduruyor.
Listede öne çıkan bir diğer uluslararası parayı ise ABD Darphanesi'nin ilk gümüş doları kabul edilen 1794 "Flowing Hair" oluşturuyor. Bu para, yaklaşık 12 milyon dolarlık (yaklaşık 570 milyon 290 bin liralık) satış değeriyle koleksiyon dünyasının en değerli parçaları arasında yer alıyor.
TÜRKİYE'DE ZİRVE 1. EMİSYON 1000 LİRADA
Türkiye nümismatik tarihinde ise en yüksek maddi ve koleksiyonel değere sahip banknot olarak 1927 yılı 1. Emisyon 1000 Türk Lirası öne çıkıyor. Harf Devrimi öncesinde İngiltere'de bastırılan ve Atatürk portresi taşıyan bu banknot, günümüze çok az sayıda ulaştığı için açık artırmalarda yüksek meblağlarla el değiştiriyor.
Madeni paralar tarafında ise yüksek meblağlar sadece altından veya gümüşten mamul antik parçalarla sınırlı kalmıyor. Türkiye'de basılan 1948 yılına ait ortası delik 1 Kuruş'un bazı örneklerinde görülen yazı/punto kalınlığı hataları ve kalıp kaymaları, parayı koleksiyon nesnesi haline getiriyor.
Üretim aşamasındaki bu tarz teknik kusurlar, paraların koleksiyon piyasasındaki değerini yazılı nominal tutarlarının yüzlerce kat üzerine çıkarabiliyor.