Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında çözmek zorundayız. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum. TÜRKİYE, BÖLGESİNDE BARIŞIN ÖNCÜSÜ OLABİLİR Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin yalnızca Türkiye için değil, Orta Doğu'nun barış ve istikrarı açısından da çok önemli bir güvence olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, yıllar önce bu anlayışla Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmasını önerdiğini hatırlattı.Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde kurulacak, zaman içerisinde bölgenin diğer ülkelerini de kapsayacak bir barış ve işbirliği yapılanmasının, Orta Doğu'nun geleceği açısından tarihi bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:Çünkü Orta Doğu'nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir.
Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran'a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, işbirliğinin ve ortak refahın coğrafyası haline gelmesi mümkündür. Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel işbirliğinden geçmektedir.
Vakit kaybetmemeliyiz. Türkiye, Orta Doğu'da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır.
Yaşasın halkların kardeşliği. Gözden Kaçmasın Terör örgütü YPG kendini feshetti Haberi görüntüle