Yaylacının yolunu, yaylanın suyunu, yaylanın elektriğini düşünmektir. Üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır. Gençlerimizin kendi memleketinde gelecek kurabilmelerinin önünü açmaktır.
Biz, Türkiye’nin neresinde olursa olsun eğer bir Yörük çadırı varsa oraya hizmet götürmeye, eğitim hizmeti, elektrik hizmeti, okul hizmeti götürmeye ant içtik, bunu yapacağız. Ama sizden tek destek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy istiyoruz.
Verin iktidarı, göreceksiniz hizmet nasıl olur.MUTLU BİR GELECEK İÇİN Bizim siyaset anlayışımız yalnız seçimden seçime insanların kapısını çalmak değil, insanlarımızın hayatına dokunarak sorunlarını çözmektir. Sorunları çözmeyen bir siyaset bizatihi kendisi sorun olur. Mutlu bir gelecek için söz veriyoruz.
Toroslar’ın sesini Ankara’ya, Türkiye’nin her yerine duyuracağız. Üretenin, çalışanın, alın teri dökenin yanında olacağız. Ve çocuklarımıza yalnızca geçmişte kalan bir kültür değil, gurur duyacakları bir gelecek bırakacağız.”Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından çadırları gezdi.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, diğer ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaşın da katıldığı etkinlikte Kılıçdaroğlu’na Yörük sopası hediye edildi.KÖKENİM YÖRÜK DİYEBİLİRİMProgram öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Yörüklerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek “Kökenim de zaten Yörük, öyle diyebilirim. Horasan’dan Türkiye’ye gelip Akşehir’e yerleşmişler. Akşehir’den de bugünkü adıyla Tunceli’ye yerleşmişler.
Dolayısıyla kökenimiz de aşağı yukarı aynı” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin birlik olması gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: BİRLİK OLMALIYIZ“Sadece CHP’lilerin değil, bütün Türkiye’nin dışarıdan gelen ve içerideki tehditlere karşı birlik olması lazım. Ülkemizi seviyoruz, ülkemizin insanlarını seviyoruz.
Hangi görüşten, kimlikten ve inançtan olursa olsun bütün insanlara, bütün doğaya saygı duyuyoruz. Bugün doğayla beraberiz. Dolayısıyla burada olmaktan da son derece mutluyum.”