Uluslararası Kooperatifler Birliği’nin (ICA) geleneksel konferansları ve buluşmaları kapsamında düzenlenen uluslararası toplantı, 16-17 Eylül tarihlerinde Panama’da yapıldı. Amerika kıtası kooperatifçilik kuruluşları ile birlikte düzenlenen etkinlik, kıtadaki kooperatif birlikleri arasında görüş ve deneyim alışverişini de hedefliyordu. Panama’daki toplantı, aynı zamanda, kooperatifçiliğin evrensel gücünü ve dayanışmasını artırmak hedefiyle, dünyanın dört bir yanından kooperatif önderlerinin, uygulamacılarının buluşmasına da sahne oldu.
Ülkemizden ORKOOP temsilcisi Ünal Örnek, ICA’nın MYK’sine seçildi. Dünya kooperatifçilerinin evrensel barış talebi Panama’dan yükseldi. ICA’NIN TARİHÇESİ VE ÖNEMİ Dünyada kooperatifçilik, ilk olarak, İngiltere’nin Manchester kentinin Rochdale semtinde, 28 dokuma işçisi tarafından 21 Aralık 1845 tarihinde kurulan tüketim kooperatifi ile başladı.
Bu öncü kooperatifçiler, “Rochdale Haksever Öncüleri” olarak anılırlar. 1895 yılında da bütün dünyada kooperatifçileri bir araya getiren ICA kuruldu. Dünya Kooperatifçiliğinin 100’üncü Yıl Kongresi, 1995 yılında, kooperatifçiliğin ilk başladığı yer olan İngiltere’de, Manchester kentinde toplandı.
Dünya kooperatifçilerinin bu tarihi ve anlamlı buluşmasına, o dönemde Tariş’i temsilen biz de katılmıştık. 1995’in 21 Aralık’ında, kooperatifçiliğin doğduğu yerde, ‘Rochdale Haksever Öncüleri’ni saygıyla anmış ve tüm dünya kooperatifçilerini selamlamıştık. ICA ANILARIMIZ Tariş’teki görev yıllarımızda; ülkemizin en eski kooperatifçilik kuruluşlarından olan Tariş’i, uluslararası kooperatif hareketinin önemli ve etkili bir parçası yapmak için gayret göstermiştik.
Egeli üreticilerin bu öncü ve köklü örgütlenmesi, kooperatifçiliğin evrensel ilkelerinin, yeni politikalarının, ülkemizde ve özellikle de kırsal kesimde uygulanmasında bir kaldıraç işlevi görmeliydi. Bu bağlamda, 1990’lı yıllarda, Tariş ICA’ya üye oldu. Dünyada kooperatifçilikle ilgili gelişen yeni yaklaşımlar, yeni politikalar ve yeni örgütlenme biçimleri, ülkemize ve kırsal kesime taşınmaya çalışıldı.
O dönemde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da yapılan ICA Avrupa kıtası buluşmasında da bir kooperatif aksiyoneri olarak yer almıştık. PANAMA’DAN SESLENİŞ Bu yıl, Panama’daki evrensel buluşmanın ana teması “Köprüler kurmak: Barışçıl Bir Dünya İçin Kooperatiflerin Katkıları” olarak belirlenmişti. Bu ana temaya koşut paneller, oturumlar ve atölye çalışmaları yapıldı.
Çalışmalarda kooperatiflerin barışa nasıl katkıda bulunabileceği ele alındı. Yol ve yöntemler tartışıldı. Kooperatifçiliğin evrensel barışa yapabilecekleri konuşuldu.
Çok farklı ülkelerden ve alanlardan 1.500 delegenin bir araya geldiği konferans; Panama’yı bir “barış kanalı” ve “barış köprüsü” olarak değerlendirdi. Konferans sonuçlarının yaygınlaştırılmasıyla, bütün dünyada yeni barış köprüleri oluşturulması ve barış kanalları açılması çağrısı yapıldı. Biz de yaşamımızın önemli bir bölümünü kooperatifçilik ve barış mücadelesi içinde geçirmiş bir aksiyoner olarak, uluslararası kooperatifçilik hareketinin Panama buluşmasını selamlıyor ve oradan yükselen evrensel barış seslenişine sesimizi katıyoruz. *** Kültürpark 90 yaşında Günümüzde İzmir’in en önemli yeşil alanları arasında Kültürpark başta gelir.
Kültürpark, İzmirlilerin tanımıyla Fuar, şehrin kalbindedir. Aynı zamanda bu alan, Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetinin yeni kuşaklara çok değerli bir emanetidir. İzmir’in akciğeri olan bu alan, kurtuluşun ve kuruluşun izlerini de günümüze taşır.
1922 yılındaki yangın alanının temizlenmesiyle kazanılan alandan, bir Kültürpark ve Fuar alanı ortaya çıkarılmıştır. Daha önce de yazdığımız gibi, Kültürpark’ın oluşumunda Moskova’daki Maksim Gorki Parkı’ndan esinlenilmiştir. UZ VE YURTKORU İçinde bulunduğumuz yıl, 1936’da açılışı yapılan Kültürpark’ın 90. yılı.
Bu önemli yıldönümü Pakistan Pavyonu’nda açılan bir sergi ile kutlanıyor. Biz de bu anlamlı sergiyi ziyaret ettik. Sergide, dönemin belediye başkanı Behçet Uz ile belediye meclis üyesi Suat Yurtkoru’nun, Kültürpark’ın kuruluşundaki rolleri öne çıkarılıyor.
Serginin küratörü Aybala Yentürk; “Kültürpark’ta hiçbir şey tesadüfi olarak inşa edilmemiştir. Hepsi ortak düşüncenin, fikrin eseridir” diyor. Aybala hanım geçmişte, İEF’nin 75. yılında da bir sergi hazırlamıştı.
Onun Fuar ve Kültürpark konularındaki duyarlılığını, çabalarını yakından biliyor ve takdir ediyoruz. Yentürk: “Kültürpark, adeta bir Kurtuluş Savaşı anıtıdır, Milli mücadelenin ruhunu taşır. Mustafa Kemal Paşa’nın ilkelerinden halkçılık ilkesinin bir uzantısıdır.
Kültürpark sınıfsız bir alandır. 90 yıldır İzmirlilerin ortak hafızasındaki yerini koruyor” diyerek sergiyi anlatıyor. 90.
YIL SERGİSİ Sergide, Kültürpark’ın kuruluşundan günümüze uzanan öyküsüne yer veriliyor. Kurulduğu günden bu yana kuşaklar boyunca İzmirlilerin buluştuğu, eğlendiği, öğrendiği, spor yaptığı ve gündelik yaşamını paylaştığı Kültürpark; bugün kentin merkezindeki büyük yeşil alan olma özelliğinin yanı sıra, İzmir’in kolektif hafızasının en güçlü mekânlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. 31 Aralık tarihine kadar açık kalacak “Kültürpark 90 Yaşında” sergisi, Kültürpark’ın doğuş öyküsünü ve kuruluş felsefesini yeniden ele alırken, İzmir’in dönüşümündeki belirleyici rolünü, kent yaşamında bıraktığı izleri ziyaretçilerle buluşturmayı amaçlıyor.
İzmir Fuarı’nın genel müdürlüğünü yaptığımız dönemde; bu alanda bir “Fuarcılık Müzesi ve Belleği” kurulmasını düşünmüş ve düşlemiştik. Sergiyi gezerken ister istemez bu gözle ve yaklaşımla da baktık. İzmir’in yakın geleceğinde, örneğin 100.
İEF’te, bu düşümüzün gerçekleşmesini diliyoruz. *** Edebiyata adanmış bir yaşam Ayvalıklı yazar, edebiyatçı, dilbilimci ve eğitimci Feyza Hepçilingirler, memleketi Ayvalık’ta düzenlenen “Ustamıza Saygı” etkinliğinde duygu yüklü anlar yaşadı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin tarafından Hepçilingir’e “Ustaya Saygı” plaketi sunuldu. Cumhuriyet Kitap dergimizin geçmişteki yazarlarından Feyza Hepçilingirler’i, biz de selamlıyor ve yürekten kutluyoruz.
Bu vesileyle, Ayvalık’tan yetişen, geçmişte Türkiye-Yunanistan Barış Dostluk Derneği’nde birlikte olduğumuz ada kökenli rahmetli dostumuz Ahmet Yorulmaz’ı da saygıyla anıyoruz. O da kitaplarıyla, kültürel çalışmalarıyla ve uzun yıllar açık tuttuğu kitabeviyle, Ayvalık’ın önemli bir değeriydi. DİL VE ÖYKÜ USTASI Biz Feyza Hepçilingirler’i İzmir’de öğretmenlik yaptığı yıllardan anımsıyoruz.
Omu Ayvalıklı oluğu kadar aynı zamanda bir İzmirli, daha doğru bir tanımla Egeli olarak görüyoruz. Gerçekten de Feyza hanım yetiştiği coğrafyayı hiç unutmamış ve her fırsatta da sahiplenmiştir. Geçmişte yıllarca Cumhuriyet Kitap dergisinde dilimiz üstüne yazılar yazan Hepçilingirler, bu yönü ve çabasıyla bilinir.
Bizim önemsediğimiz bir başka yönü, öykü yazarlığıdır. Edebiyatın birçok alanında üretimde bulunan yazarın en çok sevdiğimiz, okuduğumuz ve önemsediğimiz verimleri öyküleridir. O Türkçenin ustası olduğu kadar öykünün de ustasıdır.
AYVALIK’IN DEĞERLERİ Etkinlikte konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Hepçilingirler’in yalnızca Ayvalıklı bir yazar olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Usta yazarın yıllardır Türk edebiyatına verdiği emeğe ve Türkçenin doğru, güzel kullanılması için yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti. Edebiyatı ve vefayı önemseyenler olarak, başta Mesut başkan olmak üzere bu güzel etkinliği düşünen, düzenleyen ve emeği geçen herkesi içtenlikle kutluyoruz.
Böylesi güzelliklerin yaygınlaşmasını ve diğer kentlere de örnek olmasını diliyoruz.