sondakika.com
Son Dakika

Küçük modüler nükleer reaktör nedir, Türkiye neden istiyor?

Türkiye'nin küçük modüler reaktör (SMR) planları son yıllarda nükleer enerji stratejisinin önemli bir ayağı haline geldi. Peki küçük modüler reaktör nedir, Türkiye neden bunlara sahip olmak istiyor?

Fotoğraf: BBC Türkçe

Türkiye'nin küçük modüler reaktör (SMR) planları son yıllarda nükleer enerji stratejisinin önemli bir ayağı haline geldi.

Son olarak ABD'de temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında Küçük Modüler Reaktörler (SMR) ve 4. nesil reaktörlere yönelik hibe anlaşması imzalandığını duyurdu.

Bayraktar, 22 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmayla yeni nesil nükleer teknolojilerin teknik, ekonomik ve mevzuat boyutlarındaki uygulanabilirliğinin "kapsamlı bir şekilde" değerlendirileceğini belirtti.

Türkiye, 2050'de toplam enerji ihtiyacının %10-15'ini nükleerden karşılamak istiyor. Enerji Bakanlığı, bu kapasitenin beş gigavatının küçük nükleer reaktörlerden sağlanmasını hedefliyor.

Peki küçük modüler reaktör nedir, Türkiye neden bunlara sahip olmak istiyor?

Küçük modüler reaktör nedir?

Bazen "mini nükleer santraller" olarak da adlandırılan SMR'lerin çalışma prensibi, büyük reaktörlerle aynı; nükleer reaksiyon sonucu çıkan ısıdan elektrik üretiyor.

Bir veya birden fazla reaktör kabında bulunan nükleer yakıtın atomları parçalanırken büyük miktarda ısı açığa çıkar. Bu ısı, türbinleri döndüren buharı üretmek için suyu ısıtır. En basit haliyle nükleer reaktörler, devasa nükleer kazanlar gibidir.

Küçük modüler reaktörlerin (SMR) elektrik üretim kapasitesi geleneksel büyük reaktörlerin üçte birine kadar çıkabilir.

"Modüler" olmaları, reaktör bileşenlerinin fabrikalarda üretilip daha sonra kurulum sahasına taşınarak bir yapboz gibi birleştirilebilmesi anlamına geliyor.

Bu yaklaşımın amacı, inşaat süresini kısaltmak ve maliyetleri düşürmek.

Türkiye neden bu teknolojiyi istiyor?

Türkiye'de hükümet nükleer enerjinin güvenilir, uygun fiyatlı ve düşük karbonlu bir enerji türü olduğunu söylüyor.

Bakan Bayraktar, nükleer enerji olmadan iklim değişikliği hedeflerini gerçekleştirmenin mümkün olmadığını savunuyor.

Bunun yanında enerji bağımsızlığında da kilit rol oynayacağı düşünülüyor.

Fosil yakıtların ekonomideki payı azaldıkça elektrik enerjisi talebinin artması bekleniyor.

Bakan Bayraktar'ın açıklamalarına göre yapay zeka ve veri merkezleri gibi teknolojiler bu talebi daha da artırıyor.

Süregelen kuraklıkla birlikte deniz suyunun arıtılıp kullanılmasına yönelik talebin artması bekleniyor.

Bayraktar, 4 Eylül'de yaptığı açıklamada, "Bizim tahminimiz 2040 yeni enerji mimarisinde en az 3 ila 5 teravatsaatlik deniz suyunu arıtma ile ilgili elektriğe ihtiyacımız var" dedi.

"Şimdi bu ankonvansiyonel faktörleri işin içerisine koyduğunuzda ortada muazzam bir talep var. Bu yüzden kendi santralimizi üretmemiz çok büyük önem arz ediyor" diye ekledi.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ise 4 Eylül'de katıldığı Teknofest etkinliğinde, "Birkaç sene içinde SMR'leri yapabileceğimize inanıyorum" dedi.

TMRS Energy adlı şirketleriyle yaklaşık iki yıldır bu alanda çalışmalar yaptıklarını aktaran Bayraktar, mini reaktörlerin, "bir anlamda enerjideki bağımsızlığımızın önemli yapı taşlarından birisi" olacağını düşündüğünü belirtti.

Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, bugün birçok üye ülke, modül başına 300 MW'a kadar elektrik üretebilen küçük modüler reaktörlerin (SMR) geliştirilmesine odaklanmış durumda.

Dünya genelinde 80'den fazla SMR tasarımı ve konsepti bulunuyor.

Bunların büyük bölümü farklı geliştirme aşamalarında, bazıları ise yakın gelecekte ticari kullanıma hazır hale gelebilecek projeler olarak değerlendiriliyor.

Ajans, bugün Arjantin, Çin ve Rusya'da ileri aşamada dört SMR projesi bulunduğunu söylüyor.

Mini reaktörler elektrik faturalarını düşürebilir mi?

SMR'lerin daha hızlı, daha kolay ve daha ucuz bir şekilde üretilebileceği vadediliyor.

Ancak nihayetinde sipariş üzerine üretilecek olsalar da, maliyet tasarrufları ancak tasarımlar kesinleştiğinde ve modüller fabrikalardan sürdürülebilir bir şekilde çıkmaya başladığında devreye giriyor.

Dolayısıyla ilk SMR'lerin yapımı muhtemelen çok pahalı olacak.

Nükleer atıklarla başa çıkmanın maliyeti de hesaba katılmalı. Birçok tesis atıklarının büyük çoğunluğunu işlese de yer sıkıntıları baş gösterdikçe maliyetler hızla artıyor.

Bu maliyetler uzun yıllar boyunca vergi mükellefleri tarafından karşılanabiliyor.

Küçük modüler reaktörler ne kadar güvenli?

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, nükleer enerji santrallerinin "dünyanın en güvenli tesisleri" arasında olduğunu belirtiyor.

Ancak nükleer enerjinin itibarı, radyoaktif maddelerin doğaya salındığı bazı çevre felaketleriyle zedelenmiş durumda.

Bunlar arasında 1986'da Ukrayna'da yaşanan Çernobil ve 2011'de Japonya'da patlak veren Fukuşima felaketleri var.

Bazı uzmanlar nükleer atık konusunda endişeli. Radyoaktif atıklarla birlikte SMR'lerin sayısı ve konumu da bir güvenlik sorunu olarak görülebiliyor.

Bunların daha çok sayıda olması, daha geniş bir alana yayılması, potansiyel olarak endüstriyel alanlara ve insanlara daha yakın yerlere inşa edilmesi güvenlik yükünün artmasına neden olabiliyor.

Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti.Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için BBC Türkçe sayfasına gidin.

www.bbc.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

4 kaynak

Dünya haberleri

Tümü