Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş ve Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karulu kabul etti.Kültür ve Turizm Bakanlığında gerçekleştirilen toplantıya Kültür ve Turizm Bakanı Başdanışmanı Tayfun Topal da katıldı.Prof.
Dr. Karul, toplantıda Karahantepe ve Sayburçta yürütülen çalışmalar, elde edilen yeni bulgular ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin sunum yaptı. Geleceğe Miras ve Taş Tepeler projeleri kapsamında sürdürülen bilimsel çalışmalar ile Sayburç için hazırlanan müze planları bütüncül olarak ele alındı.Toplantının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Ersoy, İnsanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinin gerçekleştiği Şanlıurfada yeni bir döneme hazırlanıyoruz. ifadelerini kullandı.Buzul Çağının Ardından Yerleşik YaşamTaş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof.
Dr. Necmi Karul ile Karahantepe ve Sayburçtaki çalışmaları değerlendirdiklerini belirten Bakan Ersoy, bölgenin insanlığın yerleşik yaşama geçiş sürecine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu kaydetti.Buzul Çağının ardından ilk yerleşik yaşamın ve mega köylerin ortaya çıktığı coğrafyada, dönemin gelişkin av ve su mühendisliği uygulamalarının izleri de gün yüzüne çıkarılıyor.Mitlerin Kökenine Işık Tutan KarahantepeKarahantepe, mitlerin kökenine ışık tutan bulgularının yanı sıra merdiven ve pencere gibi mimari unsurların bilinen en erken örneklerini barındırıyor. Yerleşimde ulaşılan bulgular, mimarlık tarihinin başlangıç evreleri ile Neolitik toplulukların yaşam biçimine ilişkin yeni bilgiler sunuyor.Bakan Ersoy, paylaşımında Karahantepe ve Sayburçun önemini şu sözlerle anlattı:Buzul Çağının ardından ilk yerleşik yaşamın ve mega köylerin ortaya çıktığı bu eşsiz coğrafyada; mitlerin kökenine ışık tutan Karahantepe, merdiven, pencere ve mimarlık tarihi açısından devrim niteliğindeki köşenin keşfi gibi mimari unsurların bilinen en erken örneklerini barındırıyor.
Sayburç ise yerleşik yaşamın ve mimarinin dönüşümünü gözler önüne seriyor.2 BİN 700 METREKAREDE YAKLAŞIK 70 YAPIMÖ 9uncu binyılın ortalarına tarihlenen Sayburç, Neolitik Çağın ardından Roma Dönemine ve modern köy yaşantısına sahne olan çok katmanlı yapısıyla yaşayan bir höyük niteliği taşıyor.Kazıların 6ncı sezonunda 2 bin 700 metrekarelik alanda oldukça iyi korunmuş yaklaşık 70 konut ve özel yapı gün yüzüne çıkarıldı.Sayburçta bugüne kadar Neolitik Çağ sanatının anlaşılmasına katkı sağlayan kabartmalar, insan heykelleri, anıtsal T biçimli dikilitaşlar ve insan yüzlü kaideler tespit edildi.Kazısı yapılan yapılar, mimarinin yuvarlak plandan dörtgen plana geçişini yansıtmasının yanı sıra konut ve hane kavramının ortaya çıkışına ilişkin önemli bilgiler sunuyor.Açık Hava Müzesi Ve Öncü Köy MüzesiKazılarda gelinen aşama, Sayburçun kamusal yapıları, konutları ve dönemin sanat anlayışını yansıtan eserleriyle açık hava müzesi olarak düzenlenmesine imkân sağlıyor.Yerleşimin Şanlıurfa kent merkezine yakınlığı, Gaziantep yolu üzerinde bulunması ve Şanlıurfanın batısındaki kazı alanları arasındaki merkezi konumu, Sayburçu Taş Tepeler rotasının önemli duraklarından biri hâline getiriyor.Kamulaştırılan alandaki geleneksel köy yapılarının restore edilerek açık hava müzesiyle bütünleşen öncü bir köy müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor.Bakan Ersoy, Sayburç için planlanan çalışmalara ilişkin, Sayburçta 2 bin 700 metrekarelik alanda açığa çıkardığımız yaklaşık 70 yapının ardından yerleşimi açık hava müzesine, geleneksel köy yapılarını ise öncü bir köy müzesine dönüştürmeyi planlıyoruz. açıklamasında bulundu.Ersoy, Geleceğe Miras ve Taş Tepeler projeleriyle Şanlıurfanın benzersiz kültürel mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmayı, korumayı ve geleceğe taşımayı sürdüreceklerini bildirdi.