Küresel ısınmanın etkilerini deniz seviyelerinin yükselmesinde veya okyanusların daha fazla ısınmasında görebiliyoruz. Ancak etkiler sadece bunlarla sınırlı olmayabilir. Yeni bir araştırmaya göre Pasifik ve Hint Okyanusu arasında yüzyıllardır devam eden önemli bir iklim bağlantısı son birkaç on yılda belirgin biçimde değişti.
Bu bağlantının zayıflaması, yağış düzenlerinden uzun vadeli iklim tahminlerine kadar geniş bir alanda sonuçlar doğurabilir. Değişimler birbirini eskisi gibi etkilemiyor Tropikal Pasifik'te meydana gelen sıcaklık değişimleri, atmosfer üzerinden binlerce kilometre uzaklıktaki Hint Okyanusu'nun sıcaklığını etkileyebiliyor. Bu bağlantı, iki okyanus arasında adeta uzun mesafeli bir iklim iletişimi oluşturuyor.
Ancak Nature Communications'ta yayımlanan yeni çalışma, bu sistemin önemli bir parçasının son dönemlerde alışılmışın dışında davrandığını ortaya koydu. Araştırmacılara göre Pasifik atmosferik dolaşımı ile tropikal Hint Okyanusu sıcaklıkları arasındaki uzun süreli ilişki, son birkaç on yılda dramatik biçimde zayıfladı ve yön değiştirdi. Bu bağlantının merkezinde ise tropikal Pasifik üzerinde hareket eden geniş hava akımı sistemi Walker döngüsü bulunuyor.
Sıcak okyanus suları üzerinde yükselen hava atmosferde ilerliyor, başka bölgelerde alçalıyor ve yüzeye yakın rüzgarların oluşmasına katkı sağlıyor. El Nino gibi olaylarda zayıflayabilen Walker döngüsündeki değişimler, atmosferik bir köprü üzerinden Hint Okyanusu'nun sıcaklığını da etkileyebiliyor. Geçmişte Pasifik'teki bu değişimler, Hint Okyanusu'nun havza genelindeki sıcaklık değişimini ifade eden Indian Ocean Basin Mode ile büyük ölçüde aynı yönde ilerliyordu.
Ancak son dönemde bu ilişki bozuldu. Araştırmaya göre tropikal Hint Okyanusu 1950'lerden bu yana her on yılda yaklaşık 0,1 derece ısınırken Pasifik Walker döngüsü 1980'lerden itibaren güçlendi. Bunun sonucunda iki sistem arasındaki ilişkinin yönü son yıllarda tersine döndü.
İklim bilimci Caroline Ummenhofer, küresel ısınma ve insan kaynaklı emisyonların artık Pasifik'in Hint Okyanusu üzerindeki doğal etkisini bastırdığını belirtti. Geçmişte de benzer bir kopuş yaşandı Araştırmacılar, modern gözlemlerin yalnızca bir asırlık geçmişe sahip olması nedeniyle bu değişimin doğal bir dalgalanma olup olmadığını da inceledi. Shawn Wang liderliğindeki ekip, modern gözlemleri iklim modelleriyle birlikte geçmişten kalan doğal kayıtlarla karşılaştırdı.
Çalışmada 35 mercan kaydı, üç ağaç halkası kaydı ve bir sarkıt kaydı kullanıldı. Bu doğal iklim arşivleri kullanılarak 1631-1990 arasındaki Indo-Pasifik iklimi yeniden oluşturuldu. Sonuçlara göre yaklaşık dört yüzyıl boyunca iki okyanus büyük ölçüde birlikte hareket etti.
Ancak 1810-1850 döneminde bağlantı belirgin şekilde zayıfladı. Bu istisna, aralarında 1815'teki Tambora Dağı patlamasının da bulunduğu güçlü tropikal volkanik faaliyetlerle aynı döneme denk geliyor. Büyük patlamalar oluşturduğu kükürt aerosoller Güneş ışığını azaltarak Dünya'yı geçici olarak soğutuyor.
Eşit olmayan soğuma ise okyanus sıcaklıklarını ve rüzgarları değiştirerek iki sistem arasındaki bağlantıyı bozabiliyor. Dolayısıyla bu ilişki daha önce de kopmuştu. Ancak 19. yüzyıldaki değişimin temel nedeni volkanik patlamalarken günümüzdeki kırılma uzun süreli insan kaynaklı ısınmayla birlikte ortaya çıkıyor.
Modern değişim olağan dışı Araştırmacılar son olarak 1945-2025 dönemindeki ilişkiyi, geçmiş bin yılı kapsayan simülasyon ve iklim rekonstrüksiyonlarındaki benzer 80 yıllık dönemlerle karşılaştırdı. Günümüzdeki değişimin, geçmişte doğal olarak görülen dalgalanmaların ötesine geçtiği belirlendi. Bu durum, Pasifik ve Hint Okyanusu arasındaki tüm iklim bağlantılarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Örneğin Hint Okyanusu Walker döngüsüyle ilişkili başka bir bağlantıda benzer ölçekte önemli bir değişim görülmedi. Bununla birlikte, söz konusu değişim iklim tahminleri açısından önem taşıyor. Tropikal okyanuslar arasındaki istikrarlı ilişkiler, mevsimsel ve uzun vadeli iklim tahminlerinde öngörü sağlayan önemli mekanizmalardan biri.
Bu bağlantıların değişmesi, özellikle Afrika, Asya ve Avustralya'daki yağış düzenleri ile bölgesel su kaynaklarının yönetiminde yeni belirsizlikler yaratabilir. Araştırmacılar, modellerin 19. yüzyıldaki volkanik değişimin tüm ayrıntılarını açıklayamadığını ve küresel ısınma devam ederken Pasifik Walker döngüsünün nasıl değişeceğinin henüz kesin olmadığını belirtiyor.