sondakika.com
Son Dakika

Kurtuluşa giden yolu Sivas Kongresi açtı

Fotoğraf: Sözcü

1914-1918 arasında BİRİNCi Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrılan Osmanlı Devleti, kelimenin tam anlamıyla çökmüş durumdaydı. Büyük toprak kaybı yaşanmış, Mondros Anlaşması ile ülkemizin güvenlik ve haberleşme hatları İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılmıştı. Silahlar teslim edildi, İstanbul başta olmak üzere ülkenin dört bir yanı işgal edilmeye başlandı.

Yorgun, yoksul ve umutsuz halkın tepesine bir de yabancı işgali binmişti. Halka zulmediyorlar, kadınlara tecavüz ediliyor, karşı koyanlar öldürüyor, malına mülküne çöküyorlardı.

İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlar ve Rus destekli Ermeniler ülkeyi parsel parsel bölüşmüştü. Her şeyin farkında olan, ölümü esarete tercih eden biri vardı. Kafasının içinde daha sonra söyleyeceği “Ya istiklal, ya ölüm” düsturu dönüp duran Mustafa Kemal Paşa… Anadolu’ya geçip işgale karşı savaşmayı planlıyordu.

Beklediği ilahi fırsat, Vahdettin’in onu işgalcilere direnen vatanseverleri bastırması için görevlendirmesiyle önüne geldi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında aslında Türkiye’nin

istiklali için ilk adım atılmıştı. Sadece 34 gün sonra 22 Haziran’da Amasya Genelgesi’yle işgalci düşmanlara ve işbirlikçilerine savaş ilan etti, meydan okudu:

VATANIN bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.

İSTANBUL hükûmeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.

MİLLETİN bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

MİLLETİN içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana uyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak millî bir heyetin varlığı zaruridir.

ANADOLU’NUN her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen millî bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.

BUNUN için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.

HER ihtimale karşı bu mesele millî bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.

2 Eylül 1919’da Sivas’a gelen Mustafa Kemal Paşa, 2 gün sonra 4 Eylül’de kongreyi topladı. Sivas Lisesi salonundaki toplantıda başkanlığa Mustafa Kemal Paşa seçildi. İlk günlerde hararetli tartışmalar yaşanmış, özellikle üyelerden bir kısmının manda fikrini benimsemesi sıkıntı yaratmıştı. Ancak Mustafa Kemal manda fikrini savunan kişileri ikna etmesi ile kongre başarıyla sonuçlanmış ve 11 Eylül tarihinde çalışmalarını bitirerek aşağıdaki kararlar alınmıştır:

MİLLÎ sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür.

MİLLÎ gücü etkin, millî egemenliği de hâkim kılmak şarttır.

TÜRK ülkesini parçalamaya yönelik her türlü girişim (Ermenilik ve Rumluk iddiaları) kabul edilemez.

HIRİSTİYAN azınlıklara ayrıcalık tanınamaz.

MEBUSAN Meclisi’nin hemen toplanması gerekir.

MİLLÎ direnişi gerçekleştirmek için kurulan tüm oluşumlar Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukûk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.

Sivas’ta sağlanan birlik, dev bir Anadolu gücünü doğurdu

MUSTAFAKemal Ankara’yı Milli Mücadele’nin merkezi haline getirdi. Tecrübeli komutan, ülkenin

ortasında yer alan Ankara’nın güvenlik, ulaşım, haberleşme avantajlarını çok iyi hesaplamıştı. Ayrıca Millî harekete destek veren Ali Fuat Paşa komutasındaki 20’nci Kolordu Ankara’da bulunuyordu. Bu askerî güç güvenlik için önemliydi. Daha sonra yaşananlar, Sivas Kongresi’nin Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu iyice ortaya koydu. Bölük pörçük, küçük gruplar halinde işgal kuvvetlerine çaresiz direniş, tüm Anadolu’nun güç birliği yapmasıyla yürekli bir İstiklal Savaşı’na dönüştü. Kadın erkek çoluk çocuk topyekün canlarını ortaya koyup savaştılar. Nice destansı hikayelerin kahramanları oldular. Mallarından mülklerinden, eşlerinden çocuklarından geçtiler. Kara toprağa düştüler, kollarını bacaklarını verdiler ama vatanlarını vermediler. (Mekanları cennet olsun, minnettarız) Padişah Vahdettin ve İstanbul Hükümeti’nin

tüm engellemelerine rağmen kurtuluş savaşçıları durmadı, cennet vatanı düşmandan temizledi. İstiklal kahramanları için idam fermanı veren Vahdettin ise işgalci İngilizlerin zırhlısıyla kaçtı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Sözcü sayfasına gidin.

www.sozcu.com.tr · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü