Belkide Mansur YavaşileMelih Gökçek’in kaderleri birbirine bağlıdır.
Akın Gürlek, Adalet Bakanı olduktan sonra İstanbul’daki ekibinden Aykut Çelik’i Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirdi.
Çelik, İstanbul’da CHP’li belediye başkanlarına yönelik ilk soruşturmayı, Beşiktaş Operasyonu’nu yönetti. Beşiktaş, Avcılar, Gaziosmanpaşa, Adana, Ceyhan ve Seyhan belediye başkanlarını tutuklattı.
Çelik, Ankara’ya atanınca şu yorumlar yapıldı:
“Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon yolda!”
Bu beklenti ve endişenin sebebi, malum...
Seçimde Erdoğan’ınkarşısında muhalefetin iki güçlü aday var.
O önce diplomasını kaybetti, ardından tutuklandı.
En son eski Tuzla Belediye Başkanı’na hakaretten iki yıl bir ay hapse çarptırıldı. Cumhurbaşkanı adayı olabileceğine dair inanç azalıyor.
İmamoğlu’nun başından geçenlere bakıyor vemüesses nizamiçin risk oluşturmanın maliyetini görüyor, Yavaş.
Siyasetin Surborusu üflenene, seçim vakti gelip çatana kadarmüesses nizamile açıktan çatışmıyor.
Erdoğan’ın ya tek başına yarışacağı ya da kazanmasının garanti olacağı bir seçimin şartları şimdiden oluşturuluyor.
Beştepe’nin oyun planında, Yavaşbaşta olmak üzere hiçbir istisnaya yer yok.
Fakat Yavaş’a dokunmanın önünde ciddi bir engel var.
CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalardaki inandırıcılık sorunu ve Yavaş’ın çalıp çırpmayacağına dair kuvvetli kanaat. Toplumu Yavaş’a dokunmaya razı edebilmek için esaslı gerekçe lazım.
CHP’lilere yönelik her operasyondan sonra muhalefet ne söylüyor?
“Yolsuzlukları soruşturacaksanız Melik Gökçek’ten başlayın!”
Yavaş bile “Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan ve hapse girmeden adalet tesis edilemez”demedi mi?
Gerekirse Gökçek ve ailesini gözden çıkarabileceğini ispat etti.
Gökçek, kara para soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
Oğlu ve gelinine yurt dışına çıkış yasağı kondu.
Tutuklamadılarsa da rezil rüsva ettiler.
Gökçeklere soruşturma açılmasının Cumhurbaşkanı’nın bilgisi ve izniyle olabileceğini Türkiye’de herkes biliyor.
25 Ağustos: Yavaş, Erdoğan’dan randevu istedi.
29 Ağustos: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açtı.
7 Eylül:Ahmet ve Hülya Gökçek savcılıkta...
8 Eylül: Yavaş, Beştepe’den arandı ve Cumhurbaşkanı tarafından kabul edileceği kendisine bildirildi.
15 günde Yavaş ile Gökçek’in kaderleri nasıl da iç içe geçiyor değil mi?
Yavaş, açıklamasında, Cumhurbaşkanı ile metro yatırımları ve devam projeler hakkında konuştuklarını söyledi.
Kendisini karşılayıp“Hoşgeldiniz!”diyen Marmaris Belediye BaşkanıAcar Ünlü’yü ilk görüşte“Kapımız açık, gelmek istiyorsan gel”diye partisine davet eden Erdoğan’ın, en dişli rakibini metro sohbetiyle bırakacağına hiç ihtimal vermiyorum.
Erdoğan, CHP’nin 103. kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül günü Yavaş’ı kabul ederek, muhalefetin içine bombayı bıraktı.
“Bari Anıtkabir’e gelseydin” diye sitem ediyorlar.
Özgür Özel, Yavaş’ın Erdoğan’la görüşmesine dört ay önce onay verdiğini iddia ederek, vaziyeti toparlamaya çabalıyor.
Yavaş ise denge politikası yürüttüğünü, Yeni Parti-CHP geriliminden uzak durduğunu söylüyor. “Bu tutumum iki partinin genel merkezleri tarafından rahatsızlık sebebi olarak görülürse gereğini yapmaktan çekinmem”diyor.
Yavaş’ınyakın çevreside“Böyle giderse Mansur Bey belediye başkanlığını yapar ve siyaset defterini kapatır” diyerek, istifa tehdidini fısıldıyor.
Uzak olmayan bir gelecekte Yeni Parti ve CHP gerilimini gerekçe gösterip istifa edebilir.
Yakınındaki bir siyasetçinin“Bağımsız kalacağız”dediğini duydum. O ve kendisiyle birlikte hareket eden Polatlı ile Beypazarı belediye başkanları yola bağımsız devam eder.
Yavaş, seçimden önce cumhurbaşkanı adayı olmayacağını ve siyasetten çekildiğini açıklarsa şaşırmayacağım.
Erdoğan, geçen gün“Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum” dedi.
Ana muhalefet bölünmüş ve bir cumhurbaşkanı adayından yoksun.
“Mansur Yavaş var” dediğinizi duyar gibiyim.
9 Eylül’deki fotoğraftan sonra bu ihtimal azaldı.
Muhalefet seçime dair planlarını artık Mansur Yavaş’sız yapmalı. Çünkü Yavaş, gelecek planları arasından cumhurbaşkanı adaylığını çıkarmış görünüyor.